Sabancı

ZEYTİNDE GIDA TERÖRÜ

Karabük Haber tarafından
04 Şubat, 2017 15:33 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 05.02.2017 01:35
0
0
Tıklanma: 27
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Tüm uyarılara ve cezalandırmalara rağmen ülkemizde maalesef gıda terörü esmeye devam ediyor. Hileli gıdalar bazen bakkal veya market raflarında, bazen internet ortamından yapılan satışlarda, bazen de çarşı pazarda boy gösteriyor. Oysa vatandaş haklı olarak aldığı gıdayı güven içinde tüketmek istiyor. Fakat sahtecilik ve para kazanma hırsından başka özelliği olmayan gıda teröristleri bildiğini okumaya devam ediyor. Gıda terörünün boy gösterdiği önemli sektörlerden biri de zeytincilik. Türk toplumunun özellikle sabah kahvaltısındaki vazgeçilmezleri arasındadır zeytin. Ne yazık ki terör zeytine de bulaştı. Fakat özellikle şu noktaya dikkat etmeliyiz; her şeyi devletten bekleme yanlışına düşmemeliyiz. Çünkü bazı tüketicilerin bilinçsiz davranışları gıda teröristlerinin işini kolaylaştırıyor. Gıda raporu’ nda yer alan açıklamalara göre; geçmiş yıllarda açıkta küfede, plastik leğende satılan zeytinleri satın alma alışkanlığı edinen tüketici, bu alışkanlığını günümüzde de sürdürüyor. Kapalı ambalajdaki zeytini tadamayan bilinçsiz tüketicinin, açık zeytini tercih ettiğini bilen satış noktaları, çok daha ucuza aldıkları açık zeytini, ambalajlı zeytin fiyatına satarak iyi bir kazanç elde ediyorlar.  Zeytin piyasasında yapılan hilelerin en belirgini cins ve varyete karışıklığı. Piyasada çok tutulan Gemlik ya da Akhisar zeytinlerinin içine daha düşük fiyatlı yörelerin zeytini karıştırılıyor. Tam boylama yapılmayarak iri zeytinin içine küçük taneli zeytin de katılıyor. Böylece kâr oranı yükseltiliyor. Aradaki fiyat farkının çok az olmasına rağmen, bazı üreticiler zeytin salamurasında biraz daha pahalı olan gıda tuzu yerine daha ucuz olan sanayi tuzu, içme suyu yerine sanayi suyu kullanarak sağlık açısından tehlikeye yol açıyorlar.  Yeşil zeytin olarak satılmak üzere dalından yeşil olarak toplanan acı zeytinler ise yalnızca tuz ile muamele görerek doğal yeşil renklerini koruyorlar. Bu yöntemle tatlanma süresi 4 ayı buluyor. Bu süreyi kısaltmak için bazı zeytin firmaları tarafından kullanılan yöntemde, zeytin alkali ile 6 – 24 saat muamele edilerek tatlandırılıyor. Bu şekilde işlenen zeytinin renk ve aroma maddeleri kayboluyor. Doğal yeşil rengini kaybeden yeşil zeytin sarı bir renk alıyor. Tat özellikleri de kaybolduğu için, işleme sırasında dışarıdan sitrik asit (ekşilik katma amacı ile) eklenen bu zeytinlere aslında turşu zeytin demek daha doğru olur. Çoğu tüketici her nedense kapkara zeytin istiyor. Dalından toplandığı zaman bazıları kahverengi veya kızıl kahverengi olan zeytini karartmak amacıyla izin verilen madde olan ferroglukonatın dışında tekstil boyaları bile kullanan üreticiler oluyor. Hatta tekstil boyası pahalı olduğu için zeytin havuzlarına paslı demir bile atılıyor. Tıp uzmanlarına göre; tekstil boyası ya da paslı demir ile karartılan zeytinler ise insan vücudunda kanserojen etki meydana getiriyor ve Alzheimer hastalığını tetikleyebiliyor. Zeytini, raf ömrü süresince sağlıklı ve hijyenik bir şekilde korumanın en doğru yollarından biri pastörizasyon. Ancak zeytini pastörize edebilmek için ciddi bir makine yatırımı ve bilgi birikimi gerekli. Bu yatırıma girmek istemeyen bazı üreticiler zeytinin raf ömrünü uzatmak için antibiyotik kullanmaktan çekinmiyorlar.  Bundan sonra siz siz olun, ister yeşil isterse siyah zeytin alırken bu uyarılarımızı dikkate alarak soruşturmadan ve ambalajsız ürünler almayınız. Ambalajlı ve markalı ürünlerde de kimyasal katkı maddesi kullanılmamış olanını tercih ediniz. Hileli üretim yapan firmalar para cezasını ödedikten sonra tekrar üretimine devam ediyor. Çünkü bu firmaların günlük kârı ödedikleri para cezasının çok çok üzerinde… Dolayısı ile cezaların öncelikle caydırıcı olması gerekiyor.  Firmaların teşhiri doğru bir uygulama olmakla birlikte, denetim elemanı sayısının yetersiz oluşu nedeniyle etkisi sınırlı kalıyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Safran bitkisi Keşkek ile birleştirildi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
04 Kasım, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 224
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde 10. Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliğinde, geleneksel keşkek yemeği safranla buluşturularak “safranlı çıtır keşkek” hazırlandı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ‘Cittaslow’ ünvanına sahip Safranbolu’daki Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte Şef Osman Mahir Balıkçı, Mehmet Can Çakıroğlu’nun katkılarıyla geleneksel keşkek yemeğini Safranbolu’nun “kırmızı altın” olarak bilinen safranıyla buluşturarak “safranlı çıtır keşkek” hazırladı. Yöresel lezzetlere yenilikçi bir yorum kazandırmak amacıyla hazırlanan yemek, etkinliğe katılanların beğenisine sunuldu.
Festival kapsamında düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle Safranbolu safranının farklı yemeklerde kullanımı yaygınlaştırılarak kent tanıtılıyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.