Sabancı

YORGUNLUK

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
30 Ocak, 2017 17:21 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 20
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Gün içinde en çok duyduğumuz kelimelerden birinin yorgunluk kelimesi olduğunu fark ediyor musunuz?  Bu yazımın ilk bölümünde yorgunluğa neden olabilecek hastalıkları, devamında ise en azından bugünkü bilgilerle sebebi bulunamayan bir yorgunluk türünü özetlemek istiyorum sizlere. Uyku bozuklukları uykudan yorgun kalkılmasına neden olabilir. Örneğin uyku apnesi ve huzursuz bacak sendromu en tanınmış örneklerdendir. Demir eksikliği, B 12 vitamini eksikliği, folik asit eksikliği, Talasemi taşıyıcılığı en başta gelen yorgunluk nedenlerindendir. Tiroid tembelliğine yol açmış olsun olmasın Hashimoto hastalığı, kontrolsüz şeker hastalığı, böbrek üstü bezi yetmezliği gibi sinsi hastalıklar yorgunluğa neden olabilir. D vitamini eksikliği pek akla gelmeyen yorgunluk nedenlerindendir. Kalp yetmezliği, kalp damar hastalıkları, kalp kapak hastalıkları önemli yorgunluk nedenleri arasındadır. Kronik böbrek yetmezliğinde yorgunluk çok belirgin bir yakınmadır. Solunum yetersizliğine yol açan KOAH, astım, akciğer kanseri gibi hastalıklar yorgunluk nedeni olabilir. Depresyon, şizofreni, duygu durum bozuklukları, kaynağı belli olmayan endişe ve sıkıntı durumları gibi psikiyatrik hastalıklarda da yorgunluk hissedilebilir. Sebebi bilinen yorgunluklarda tedavi de sebebe yönelik olmalıdır. Kronik yorgunluk sendromu adı verilen hastalığa gelince… Sebebi en azından bugün için tam anlaşılmış olmayan bu duruma her yaşta rastlanabilirse de hastaların çoğu 40 – 50 yaşlarındadır. Kadınlarda daha sık rastlanır. Bu sendrom yalnızlaşmaya, yaşama dair kısıtlamalara, depresyona ve hatta işsizliğe neden olabildiği için çok önemlidir. Toplumdaki yaygınlık oranı rakamsal olarak bilinmiyor ama gözlemlere bakılırsa çok da seyrek olmadığı söylenebilir. Tanı koydurucu laboratuvar testleri olmadığı için çoğu zaman gözden kaçar. Bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı bir tür kronik virüs enfeksiyonu olması kuvvetle muhtemel görünüyor. En az 6 aydan beri sürüp giden, bedensel bir aktiviteyle ilgisi olmayan, dinlenmekle uyumakla geçmeyen bir yorgunluktan yakınır bu hastalar. Tetkik sonuçları normal çıkar, sorun psikolojik bir nedene de bağlanamaz. Bu hastalarda unutkanlık dikkat çekici boyutlara ulaşır. Bir konuya dikkatlerini toplayamazlar. Baş ağrıları, eklemlerde gezici ağrılar, ve kas ağrıları başta gelen yakınmalar arasındadır. Uyku bozuklukları, gece terlemeleri, ateş ve üşüme de görülebilir. Hastaların bazıları koltuk altı şişliklerinden yakınabilir. Görüldüğü gibi bu hastalığın yol açtığı yakınmalar birbirleriyle o kadar ilgisiz yakınmalardır ki, hastalar nereye başvuracakları konusunda kararsız kalıp  başta Enfeksiyon hastalıkları, Fizik tedavi, Nöroloji, Psikiyatri ve Dahiliye poliklinikleri olmak üzere pek çok poliklinikte sorunlarına çare ararlar. Bahsetmiş olduğum belirtilerden en az dördü varsa kronik yorgunluk sendromu akla getirilmelidir. Fakat öncelikle yorgunluk yapabilecek diğer durumlar araştırılmalıdır.  Tedavide egzersiz önemli bir yer tutar. Hemen aşırı egzersizler yapmak yerine kademeli artışlar yapılması daha yararlıdır. Başlangıçta günde bir kaç dakika ve kolay olan bu egzersizler gitgide daha zorlaştırılarak haftalar hatta aylar sonra güç gerektiren egzersizlere başlanabilir. Bu konuda fizyoterapi desteği alınabilir. Yaşama daha olumlu bakmak da tedavinin önemli bir parçası olup bu konuda yakın çevrenin desteği yetersiz kalırsa Psikiyatri uzmanından da yardım alınabilir. Kronik yorgunluk sendromunun tedavisinde bazı alternatif tıp yöntemlerinden de bahsedilmekte ise de yararı konusunda görüş birliği yoktur. Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Safran bitkisi Keşkek ile birleştirildi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
04 Kasım, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 219
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde 10. Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliğinde, geleneksel keşkek yemeği safranla buluşturularak “safranlı çıtır keşkek” hazırlandı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ‘Cittaslow’ ünvanına sahip Safranbolu’daki Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte Şef Osman Mahir Balıkçı, Mehmet Can Çakıroğlu’nun katkılarıyla geleneksel keşkek yemeğini Safranbolu’nun “kırmızı altın” olarak bilinen safranıyla buluşturarak “safranlı çıtır keşkek” hazırladı. Yöresel lezzetlere yenilikçi bir yorum kazandırmak amacıyla hazırlanan yemek, etkinliğe katılanların beğenisine sunuldu.
Festival kapsamında düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle Safranbolu safranının farklı yemeklerde kullanımı yaygınlaştırılarak kent tanıtılıyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.