Sabancı

VERGİLİ BİLİM KURULUNU ELEŞTİRDİ…

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
02 Nisan, 2020 10:03 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 33
Okuma Süresi: 5dk
Cengiz Ünal

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili kendi sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayınlara devam ediyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüsün ülkemizde kriz boyutunu aştığını ve felaket aşamasına geldiğini söyleyen Belediye Başkanı Rafet Vergili, Bilim Kurulunu eleştirdi.

Vergili;”Bilim Kurulumuz hala el yıkamak ve hijyen kurallarına uymak gibi bilgileri bize empoze ederek, bizlere krizin boyutu hakkında Türkiye’nin önümüzdeki günlerde nelerle karşılaşacak olduğundan bahsetmemekte, gecikmeli önlemlerle de bu programı yürütmeye devam etmekte.”dedi.

Sosyal medya üzerinden yaptığı canlı yayında yine Valilik makamını eleştiren başkan Vergili, Belediye olarak bütün önlemleri aldıklarını ve bu önlemleri alırken de merkezi idareyle hiçbir koordinasyonun olmadığını söyledi.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili kendi sosyal medyasından yaptığı canlı yayında şu ifadelere yer verdi;

“Karabük için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz.

Şubat ayından bu tarafa Karabük Belediyesi olarak dezenfekte çalışmalarını başlattık. Bu dezenfekte çalışmalarının neticesinde de, sona doğru daha sıkı önlemlerin alınmasıyla ilgili Sağlık Müdürlüğü ile temaslara geçmeye başladık ve önlemlerin arttırılmasını istedik.
Öncelikle bu önlemlerin attırılması noktasında; terminal ve şehir girişleri ile ilgili 11 Mart’ta Sağlık İl Müdürü ile bir görüşme yapıldı. Bize; panik yaratacağı için böyle bir uygulamanın yapılamayacağı ile ilgili bize cevap verildi. Ben bu arada ciddi bir ameliyat geçirdim. Ameliyat sonrası tekrar bu konularla tekrar ilgilenmeye başladım…

19 Mart’ta; bu kontrol noktalarının kurulması ve Karabük’e girecek kişilerin karantina altına alınması ile ilgili ısrarlarımızı sürdürdük. Bu ısrarlarımızın neticesinde ancak 23 Mart’ta alınan kararla kontrol noktalarında bu uygulamalar başladı, ama çok sağlıklı bir uygulama olmadı.

Bizim elemanlarımızdan da Ankara’ya gidenler oldu. Onlara da hiç bir şey sorulmadı. Hatta İstanbul’dan gelen bir sağlık personelinin pozitif vaka olduğunu biliyoruz. Yine uygulamalar ile ilgili valilik makamına dosya hazırladık. Neticede bu uygulamalarımızın çoğu dikkate alınmadı. Yalnız merkezi hükümetin yaptırımları ile ilgili hızlı bir şekilde kararlar alınıp, gecikmeli bir şekilde uygulamalar devam ediyor. Biz bu durumdan son derece üzgünüz.

Bizim birinci derecedeki vazifemiz Karabüklülerin geleceğini düşünmek. 19 Mart’ta Sayın Sağlık Bakanına; Karabük’ün nüfusunun çok yaşlı olduğunu ve hızlı bir şekilde Karabük’ün karantina altına alınması gerektiğini bildiren bir faks mesajı yolladım. Bu faks bakanlık tarafından dikkate alınmadı ve yavaş yavaş böyle bir ortama sürüklenmeye başladık. Biz bu çabalar içerisindeyken buraya, 1704 tane Cezayir vatandaşı yollandı. Hiç bir sağlık taramasından geçirilmeden, bunlara nasıl hizmet edileceği düşünülmeden bunlar buraya gönderildi. Tamam, biz bu arkadaşlara misafir olarak bakalım, ama bu arkadaşların kontrollerinin ve sağlık taramasının çok ciddi bir şekilde yapılması gerekmez miydi? Neticede dünyaya bu hastalık havaalanlarından yayıldı. Kaldı ki bu arkadaşlar da havaalanından 500 kilometre uzaklıktaki Karabük’e getirildi. Bu insanlar bu yolda mola verdi ve insanlarla temaslarda bulunuldu. Zaten bu arkadaşların içerisinde de hastalık zaten çıkmış vaziyette. Yine aynı şekilde, Cezayirlilerin kalmış olduğu ikametgâhta temizlik, yemek servisi ve bakımları ile ilgili tüm sağlık kuralları çok sıkı bir şekilde uygulanmadan bu arkadaşlara hizmet veriliyor. Şuanda da bildiğim kadarıyla daha önce hizmet eden kişilerin hepsi işi bıraktı ve üniversitemizde talebe olarak bulunan kişiler bu misafirlerimize hizmet veriyor.

Bana birileri ‘felaket tellallığı yapıyor, siyaset yapıyor’ diyebilir. Bu memleketin milletvekilleri, 1704 tane Cezayir vatandaşı Karabük’e gelirken engelleyemiyor ama, bir gazete ilanın üzerine de şov yapıyor; “Cumaya kadar gerekli anlaşmalar yapıldı” diyor. Madem bu kadar gücünüz vardı, daha önceden neden bunu yaptırmadınız? Cezayir vatandaşları hangi şartlarda ülkelerine dönecek, hangi şartlarda dönmeyecekler bunu bilemiyoruz.
Biz Korona Virüs ile ilgili valiliğe; 18 maddelik uzman görüşlerini içeren bir metni ve yapmış olduğum çalışmaları takdim ettik. Bunlarla ilgili bize ” Siz ne yapıyorsunuz?” diye soran olmadı..! Bugün Sağlık İl Müdürlüğü kendisine göre bir çalışma içerisinde ki, sizlere ileride çok vahim bir konudan bahsedeceğim! Ama sağ olsunlar; biz burada iş yerleri ile ilgili, çalışma yerleri ile ilgili tavsiyelerimizi belediye olarak hızlı bir şekilde devreye sokmaya çalışıyoruz. Yaklaşma mesafelerinin çizimleri, diğer hijyen çalışmalarımız ile ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz.

Şunu özellikle belirteyim; şuanda 100 bin maske imalatına başladık. Yarından itibaren belediye personeli sokaklarda maskesiz olarak gezen vatandaşlarımıza maske dağıtmaya devam edecek. Vatandaşlarımızın maske olayına dikkat etmesini özellikle tavsiye ediyorum.

Değerli Dostlarım;
Şuanda Karabük’te Korona Virüs ile ilgili 10 adet pozitif vaka bulunmakta. Bu benim resmi makamlardan almış olduğum bir bilgi değil. Bu bilgilerin hepsine biz resmi makamların dışından ulaşıyoruz. Bizim gayri resmi yollardan adlığımız bilgilere göre bunlardan 2 tanesi Cezayir vatandaşı. Bir tanesi de yabancı uyruklu vatandaş ve diğerleri de, tahmin ediyorum Karabük’e şehir dışından gelen vatandaşlarımız ve onların enfekte ettiği kişiler.

Yine bugün iyi bildiğimiz, Karabük’ün sevilen kişilerinden bir arkadaşımız bu hastalıktan vefat etti. Kendisine Allah rahmet diyorum. Önümüzdeki günlerde bu vakalarla daha fazla karşılaşacağımız malumunuzdur. Bu durumlara hep beraber hazırlıklı olmamız lazım. Yine bu durumun en aza inmesi ile ilgili de çok iyi tedbirler almamız gerekiyor. Bu tedbirleri biz ne kadar sık uygularsak, o kadar hızlı bir neticeye ulaşmış oluruz. Eğer bizim daha evvelki tavsiyelerimizi dinlemiş olsalardı, birileri” Siz ne yapıyorsunuz, ne düşünüyorsunuz gelin bu işleri konuşup tartışalım” demiş olsaydı, belki de biz bu hastalıktan en önce kurtulan şehirler arasında olacaktık.!

Bizim Sayın Bakana; “Karabük’ü karantinaya alın” çağrısını yaptığımız 19 Mart itibariyle kapılarımız kapanmış olsaydı, toplamda 10 vakayla bu olayı kapatabilirdik. Benim gördüğüm kadarıyla biz bu işin sınırını geçmiş bulunmaktayız. Nisan sonuna kadar bu vakaların çok fazla artacağını ben öngörü olarak söyleyebilirim. Bununla ilgili bizim kendimizi korumamız gerekiyor.

Sevgili çalışan arkadaşlarım;
Evdeki yaşam tarzımızı çok iyi ayarlamamız lazım. Sadece 65 yaşındaki vatandaşlarımızın değil, emekli tüm vatandaşlarımızın sokağa çıkmaması lazım.

Yine çocuklarımızı sokağa çıkarmamamız lazım! Biz bu kuralı ne kadar sıkı uygularsak, Karabük olarak bu hastalıktan en hızlı şekilde kurtulabiliriz.

Hiç bir belirti göstermeden bu hastalığı yayabilecek arkadaşlarımız olabilir. Bu virüsü en fazla taşıyan çocuklar olabilir. Karabük’ün yüzde 50’den fazlası yaşlı, eğer biz çok dikkatli olmazsak bu hastalık tüm vilayetler içerisinde en fazla bize zarar verebilir.
Banka ve market önündeki yaklaşım kurallarına mutlaka uyalım. Ne kadar yakınımız olursa olsun mutlak suretle mesafelerimizi ölçülü tutalım.

Yine çalışan arkadaşlarıma tavsiyemdir; servis otobüslerini, halk otobüslerini ve dolmuşları mümkün olduğu kadar kullanmasınlar. Bir saatlik yürüyüş mesafesi de olsa bu yolları yürüyerek, otobüse binmeden gitmeye çalışsınlar.

Biz Karabük’te hemen hemen her caddedeki direklere, reklam panolarına hijyen kutuları koymaya başlıyoruz. Yine yarından itibaren bütün vatandaşlarımıza maske dağıtmaya başlıyoruz. Ayrıca mümkün olduğu kadar dışarıdan gelen akrabalarınızı izole edin. Çünkü İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerden kaçışlar çok ve bu şehirlerde bu salgın çok üst seviyelere çıkmış durumda. İleride de bu seviyeler bir hayli fazla olacak. Biz kendimizi korumakla en büyük iyiliği ailelerimize, sevdiklerimize yaparız.

Şuana kadar Karabük’te karantinada test sonucu bekleyen vatandaşlar var. 10 tane pozitif vaka var. 1 kişinin virüsü yayma rakamı 40 ile 160 kişi arasında. Buna göre hesap yapın; şuanda Karabük’te bakanlığın açıkladığı 10 vaka var. Ama çok garip bir şey var; bugün bir vatandaşımız öldü. Salgın hastalık mı değil mi karar verilemedi? Yarın defnedilecek. Araştırıyorum, bu arkadaşımız kesinlikle virüsten vefat etmiş. Bütün bulgular, her şey bunu gösteriyor!

Onu geçelim; 3 gün önce Karabük’te bir vefat olayı gerçekleşti ve bize doğru düzgün bilgi verilmiyor. Karabük’te salgın hastalıktan vefat sayısı 1 olarak gösteriliyor. Allah rahmet eylesin; bir hanım vatandaşımızın ölüm sebebi olarak salgın hastalık yazıyor. İşin tehlikeli boyutunu düşünebiliyor musunuz? Biz bu kardeşimizi alıyoruz ve Karabük dışında bir ilçeye defin için hazırlıyoruz ve yolluyoruz. Bu kardeşimizin o ilçede cenaze namazını da tereddütsüz kılmışlardır, tabutunu da açıp defnetmişler.

Sağlık İl Müdürü size sesleniyorum; Bu kardeşimizi ve o köyü bulun, karantina altına alın. Bugüne kadar, 50 tane köy, kasaba karantina altına alınmış, herhalde Sayın Valimizin de bu hadiseden haberi vardır. Ama bize haber verilmiyor. Ölüm gerekçesini bu akşam çıkarttırdım ve salgın hastalık yazıyor. Evet, Karabük’te biz bu şartlar altında çalışıyoruz. Önümüzde sıkıntılı süreç devam ediyor. Biz devletin sokağa çıkma yasağını beklemeyelim. Karabük olarak kendimizi koruyalım.

Biliyorum ki iş yerlerini kapatan esnaf vatandaşlarım çok zor durumda, iş yerlerinden çıkışı verilmiş vatandaşlarım çok zor durumda. Bu vatandaşlarımızın belki 10-15 günlük yiyecek yemekleri var. Karabük kurulduğu günden bu tarafa yemeğini, ekmeğini bölüşen bir şehir. Yine şunu da söyleyeyim; bu badireyi en sıkıntısız şekilde atlatacak yer yine Karabük’tür. Ben Karabük Belediyesi olarak hazırlıklar yaptırıyorum. Bu konu kesinlikle istismar edilmemesi lazım. Evinde bir günlük yemeği kalan insanlara mutlak suretle Karabük Belediyesi ulaşacaktır. Bu süre içerisinde Karabük Belediyesi kimseyi aç bırakmayacaktır. Bu süre o kadar kısa bir süre değil. Bu gerçekleri bize anlatan doğru dürüst hiç kimse yok.

Ben Karabük’ün Belediye Başkanı olarak şunu söylüyorum;” Benim çocuğum aç kalacak korkusunu hiç kimse yaşamasın. Değerli dostlarım; gün dayanışma zamanı,

Değerli dostlarım;
Gün birlik zamanı! Biz sizi yalnız bırakmayacağız, siz de zaten bizi hiç bir zaman bizi yalnız bırakmadınız.
Hiç kimse evimde yemek yok diye, hiç kimse suyum kesilecek diye düşünmesin. Biz sizler için ne gerekiyorsa yapacağız. İnşallah yapacağımız bu çalışmalarla bir nebzede olsa sizlere faydalı oluruz..”

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Komandolar mest etti

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
30 Ekim, 2026 17:05 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 73
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde Jandarma Komando Eğitim Merkezi’nde eğitimlerini tamamlayan 2 bin 155 jandarma komando mezun oldu.
Safranbolu Jandarma Komando Eğitim Merkezi’nde düzenlenen 39. Dönem Uzman Erbaş Komando Temel Kursu mezuniyet törene; Karabük Valisi Oktay Çağatay, Jandarma Genel Komutanı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, Bilecik Jandarma Eğitim Komutanı Tümgeneral Nail İlbey, Sahil Güvenlik Personel Personel Başkanı Tuğamiral Mehmet Yakın, Karabük Belediye Başkan vekili Kazım Çamlı, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve askerlerin aileleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Uzman Onbaşı Mehmet Avşar, uzman erbaş yaş kütüğüne plaket çaktı. Ardından konuşan Vali Çağatay, Jandarma Genel Komutanlığı’nın terörle mücadeleden asayişe, sınır güvenliğinden siber suçlara kadar her alanda destanlar yazdığını belirtti. Bu destanın en vurucu, en cesur ve en fedakar kahramanlarının ise şüphesiz jandarma komandolar olduğunu ifade eden Çağatay, “Giydiğiniz bu üniforma, taktığınız o mavi bere sıradan birer kıyafet değil, şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusu ve devletimizin yenilmez kudretidir. Gideceğiniz görev yerlerinde devletimizin şefkatli yüzü, hainlerin ve zalimlerin ise korkulu rüyası olacaksınız. Ay yıldızlı al bayrağımızın dalgalandığı her karış toprakta, sizin ayak iziniz sizin, sizin nefesiniz, sizin cesaretiniz yankılanacak. Unutmayın ki, sizlerin arkasında dualarıyla, sizleri zırh gibi saran yüce Türk milleti ve binlerce yıllık şanlı bir devlet geleneği vardır” dedi.
Jandarma Genel Komutanı Korgeneral Tanrıverdi de bu törenin sadece bir eğitim döneminin sona ermesini değil, aynı zamanda bir ömrün adanacağı, kutsal bir görevin büyük sorumluluğunu ve millete hizmet yolculuğunun başlangıcını ifade edeceğini belirtti.
Korgeneral Tanrıverdi, “Unutmayınız ki, iyi bir jandarma personeli olmak yalnızca güçlü cesur ve disiplinli olmakla değil, aynı zamanda adil, vicdanlı, ölçülü ve sorumluluk sahibi olmakla mümkündür. Bu topraklar, bugün de önemli sorumlulukları beraberinde sizlere getirmektedir. Böylesine hassas bir coğrafyada vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin huzurunu ve devletimizin güvenliğini korumak, yüksek bir görev bilinci, sağlam bir karakter ve kesintisiz bir hazırlık gerektirir. Jandarma teşkilatımız köklü geçmişinden aldığı güçle, ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamakta, suçla mücadele etmekte, kamu düzenini korumakta ve hukukun tesisine katkı sunmaktadır. Jandarmanın asıl gücü, milletimizin gönlünde kazandığı güven ve itibardadır. Bir köyde kapısını çaldığınız yaşlının duasında, yardıma ihtiyaç duyan bir vatandaşın yanında, zor durumda kalan bir çocuğun umuduna ve huzur içinde yaşayan ailelerin geleceğinde jandarmanın gerçek değeri saklıdır” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından Vali Çağatay, Korgeneral Tanrıverdi, Milletvekili Şahin, Tümgeneral Nail İlbey ve Tuğamiral Mehmet Yakın tarafından eğitimde başarılı olan askerlere plaket ve hediyeleri verildi.
Program, jandarma müdahale köpeklerinin gösterisiyle devam etti. Senaryo gereği suçluya başarıyla müdahale eden köpekler, izleyicilerden büyük alkış aldı.
Ardından jandarma komandolar tarafından silahlı gösteri ve yakın muharebe gösterisi gerçekleştirildi. Komandoların kulelerden halatlarla iniş gösterileri de ilgiyle izlendi.
Tören, Safranbolu İlçe Müftüsü Aydın Bostancı’nın yaptığı duanın ardından ailelerin askerlerle bir araya gelmesiyle sona erdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.