Bu şehirde yıllardır sağlık sorunlarından bahsederiz ama bu sorunların çözümü noktasında ortak noktada buluşma şansımız var mı?
Ufak tefek dokunuşların haricinde çözüm odaklı bir proje ya da bir çalışma maalesef yok..!
Geçtiğimiz aylarda Sağlık Bakanının Karabük ziyaretinde de sağlık sektöründeki sorunları dile getirecek ne soru sorabildik ne çözüm odaklı çalışmalara şahitlik ettik.
Sadece Sayın Bakan bazı şeylerin altını çizdi ve gitti…
DOKTORUNDAN İŞÇİSİNE SORUN BİTMİYOR!
Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi…
Mimari projesiyle ödüller almış, bu şehir için önemli bir yatırım olarak hayata geçirilmiş bir hastaneden bahsediyoruz. Ancak hastanenin açıldığı günkü şartlarla bugünkü şartları aynı değil.
300 yatak kapasitesiyle hizmete açılan hastanenin bugün yaklaşık 550 yatak kapasitesine ulaştığı ifade ediliyor. Sağlık hizmeti büyümüş, hasta yükü artmış, çalışan sayısı çoğalmış. Fakat binanın ve fiziki imkânların bu büyümeye ne kadar ayak uydurabildiği ciddi biçimde sorgulanıyor.
Doktorundan hemşiresine, memurundan işçisine kadar binlerce kişinin görev yaptığı bir kurumdan söz ediyoruz. Profesörler, doçentler, uzman hekimler, pratisyenler, asistanlar, hemşireler, hasta bakıcılar, idari personel ve diğer çalışanlarla birlikte hastane, Karabük’ün en önemli sağlık merkezlerinden biri.
Böylesine büyük bir yükü taşıyan hastanede fiziki imkânlar yetersiz kalıyorsa, otopark sorunu yaşanıyorsa, altyapıda aksaklıklar ortaya çıkıyorsa bunun nedenlerini yalnızca bir kişinin üzerinden açıklayamayız.
Mesele sadece hastane yönetimi değil. Mesele, büyüyen bir sağlık hizmetinin ihtiyaçlarına uygun yatırım yapılıp yapılmadığıdır.
BU BİNANIN ÜZERİNE YÜKLENEN YÜK ÇEKİLEBİLECEK GİBİ DEĞİL
Bir hastaneyi düşünün…
Hasta sayısı artıyor, yatak kapasitesi yükseliyor, çalışan sayısı çoğalıyor. Buna karşılık fiziki alanlar aynı hızla büyümüyor.
Sonra ne oluyor?
Otopark yetersiz kalıyor. Hasta ve hasta yakınları yer arıyor. Çalışanlar yoğunlukla uğraşıyor. Altyapıda yaşanan her aksaklık, zaten iş yükü ağır olan sağlık personelinin ve hizmet bekleyen vatandaşın hayatını daha da zorlaştırıyor.
Su borusu patlasa, kanalizasyon hattı çöküp etrafa yayılsa, (bunların hepsi yaşandı) çatıda akıntı meydana gelse ya da hasta için uygun alan bulunamasa, ilk tepki hastaneye ve yönetime yöneliyor.
Elbette hastane yönetiminin sorumlulukları var. Elbette mevcut imkânlar en iyi şekilde kullanılmalı ve mevcut yönetim daha önceki dönemde bu imkanları sonuna kadar kullandı. Ancak bir binanın kapasitesinin üzerinde yük taşıdığı iddia ediliyorsa, burada yalnızca yöneticinin değil, yatırım planlamasını yapan il müdürü, siyasi irade ve mülki amirinde sorumluluğu olmalı…
Bir hastaneden kapasitesinin üzerinde hizmet bekleyip sonra ortaya çıkan her sorunun faturasını tek bir isme kesmek ne kadar doğru?
Fatura kesilecekse toptan kesilmeli..!
İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ BU İŞİN NERESİNDE?
Sosyal medyada hastanedeki sorunlar konuşuluyor. Vatandaş tepkisini dile getiriyor. Başhekim üzerinden tartışmalar yapılıyor.
İyi de…
İl Sağlık Müdürlüğü bu tablonun neresinde?
Hastanenin fiziki şartları, personel ihtiyacı, hizmet yoğunluğu ve yatırım beklentileri konusunda hangi çalışmalar yürütülüyor? Sağlık hizmetlerinin aksamaması için hangi önlemler alınıyor? Karabük’ün sağlık alanındaki ihtiyaçları Bakanlığa hangi somut verilerle aktarılıyor?
Aynı şekilde, şehrin siyasi iradesi de bu konunun dışında kalamaz. Karabük’ün milletvekilleri, yerel yöneticileri ve ilgili kurumları sağlık yatırımları için nasıl bir takip yürütüyor? Bakanlık nezdinde hangi girişimler yapılıyor? Vatandaşın beklediği projeler hangi aşamada?
Sağlık meselesi, bir kişinin ya da bir kurumun meselesi değil. Doğrudan Karabük’te yaşayan herkesin meselesi.
SAYIN VALİ, BU ŞEHRİN GÜNDEMİNE NE KADAR YAKIN..?
Karabük’ün mülki amiri de şehrin önemli meselelerinin takip edilmesi noktasında koordinasyon rolüne sahip.
Elbette her sağlık yatırımına karar veren makam Valilik değil. Ancak kurumlar arasında koordinasyon kurulması, sorunların ilgili mercilere iletilmesi ve çözüm süreçlerinin takip edilmesi açısından Valiliğin rolü önemli.
Karabük’ün sağlık sorunlarını bütün yönleriyle ele alan, ilgili kurumları aynı masa etrafında buluşturan bir çalışma neden kamuoyunun gündemine daha güçlü biçimde gelmiyor?
İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yönetimi, yerel yönetimler, siyasi irade ve ilgili kamu kurumları bir araya gelse…
Bundan kim zarar görür?


