Sabancı

TÜRKİYE VE DÜNYADA BAKIR MADENCİLİĞİ

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
14 Mart, 2017 10:20 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 46
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Bakır, endüstride geniş bir kullanım alanı olan ve dünya piyasalarında önemli yer tutan madenlerden biridir. İnsanlık tarihinde kullanılması çok eski çağlardan beri süregelmiştir. İnsanlar, bakırı günlük yaşamlarında süs eşyası, silah ve el sanatlarında kullanmış, medeniyet geliştikçe kullanımı daha da yaygınlaşmıştır. Maden-mermer portalında yer alan açıklamalara göre; Bakır tüketimi günümüzde 13 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Bu haliyle en çok kullanılan ikinci metal durumuna gelmiştir. Bakıra olan devamlı talep artışı endüstrileşmedeki gelişmelerle orantılıdır. Bakırın endüstrileşme ve makineleşmedeki yeri artık tartışmasız kabul edilmiş olup, geçen on yılda Tayland’ın ihtiyacı dört kat, Güney Kore in üç kat artmış, Çin’deki talep patlama noktasına gelmiştir. Gelecekte de Güney Amerika ve Doğu Avrupa ülkelerinin bakıra olan taleplerinde önemli artışlar olacağı tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına yıllık bakır tüketimi 10 kg’dır. Bu rakam az gelişmiş ülkelerde 1-2 kg arasında değişmektedir. Yüksek elektrik ve ısı iletkenliği özellikleri bakırı, elektrik santralleri ve iletken malzemenin vazgeçilmez girdisi haline getirmektedir. Soğuk hava makine ve teçhizatında, paslanmaz özelliğinden ötürü nakliye vasıtalarında ve dış kaplamalarda bakırın büyük kullanım alanları bulunmaktadır. Bunlara ilaveten bakırın kaynak işlerinde, metalürjide ve bronz üretiminde önemli yeri olup, daha birçok kullanım alanlarını saymak mümkündür. Jeolojik yapısı Türkiye’nin aynı veya benzeri olan ülkelerde büyük miktarlarda bakır rezervleri tespit edildiği halde, ülkemizde halen çok küçük ölçüdeki rezervlerle yetinmekteyiz. Türkiye’de büyük bakır yataklarının bulunması olasılığı çok yüksektir. Ancak bu amaçla arama yapmak isteyen madencilik kuruluşlarına kolaylıkların gösterilmesi gereklidir. Dünya görünür bakır rezervleri, metal içeriği olarak 321 milyon ton civarındadır. Bu rezervin % 22sine sanayileşmiş ülkeler, % 18ine BDT ve Doğu Avrupa ülkeleri, %2sine OECD ve % 58ine gelişmekte olan ülkeler sahip bulunmaktadır. Türkiye in dünya bakır rezervindeki payı ise % 0,5 ir. Dünya bakır cevheri ve konsantresi ticaretinde, Şili 2,319.6 bin ton bakıra eşdeğer bakır cevheri veya konsantresi ile en fazla ihracatı yapan ülke olup, bu ülkeyi Rusya, Kanada ve Peru izlemektedir. En büyük ithalatı ise 1,267.1 bin ton bakıra eşdeğer bakır cevheri veya konsantresi ile Japonya yapmıştır. Japonya’yı ABD ve Güney Kore izlemektedir. Türkiye ve komşularının bu pazarda önemli yerlerinin olmadığı görülmektedir. Kimyasal, fiziksel ve estetik özellikleri, bakıra, endüstride ve yüksek teknoloji uygulamaları alanında çok geniş bir kullanım sahası oluşturmaktadır. Bakırın, çinko, alüminyum, kalay, nikel gibi metallerle çok çeşitli alaşımları bulunmaktadır. Bu alaşımlar ile bakıra, değişik özellikteki uygulamalarda kullanımı için yeni karakteristikler kazandırılmaktadır. Bugün, Türkiye’de faaliyette olan dört ana bakır madeni kalmıştır. Bunlar; Murgul, Küre, Çayeli ve Ergani bakır madenleridir. Yine, 2003 yılında Siirt-Madenköy bakır ocağı özel sektör tarafından işletmeye açılmıştır. Söz konusu işletmelerden Murgul ve Ergani’de bakır rezervleri tükenmek üzeredir. Bu nedenle, yakın bir gelecekte ülkemiz bakır üretiminde önemli düşüşler olması kaçınılmaz görünüyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Safran bitkisi Keşkek ile birleştirildi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
04 Kasım, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 264
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde 10. Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliğinde, geleneksel keşkek yemeği safranla buluşturularak “safranlı çıtır keşkek” hazırlandı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ‘Cittaslow’ ünvanına sahip Safranbolu’daki Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte Şef Osman Mahir Balıkçı, Mehmet Can Çakıroğlu’nun katkılarıyla geleneksel keşkek yemeğini Safranbolu’nun “kırmızı altın” olarak bilinen safranıyla buluşturarak “safranlı çıtır keşkek” hazırladı. Yöresel lezzetlere yenilikçi bir yorum kazandırmak amacıyla hazırlanan yemek, etkinliğe katılanların beğenisine sunuldu.
Festival kapsamında düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle Safranbolu safranının farklı yemeklerde kullanımı yaygınlaştırılarak kent tanıtılıyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.