Sabancı

SAĞLIK KALİTEMİZ VE FLORÜR

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
21 Şubat, 2017 10:44 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 26
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

İnsanın hayatta en fazla önem verdiği şey nedir diye sorulsa hemen herkesin vereceği cevap bellidir: Sağlık. Şüphesiz sağlık tüm canlıların en değerli varlığı ve hazinesidir. Bir başka deyişle sağlığı korumak, mutluluğu korumaktır. Teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte birçok zararlı madde yaşam tarzımızın adeta bir parçası oldu. Toksik madde içeren gıdalar, kanserojen kimyasallar maalesef güvendiğimiz gıda markalarının ürünlerinde dahi yer alabiliyor. Bu zararlı maddelerden bir tanesi de diş macunları dahil birçok noktada karşımıza çıkan “Florür” maddesi. Florür acaba ne kadar zararlı? Florür diş macunlarının dışında satın aldığımız birçok hazır gıdanın içinde bulunmaktadır. Florürü koruyucu özelliğinden dolayı bu maddelere ekliyorlar. Soda, şarap, işlenmiş gıdalar, hazır çorba ve soslar ve bebek mamaları bunlardan sadece bir kaçı… Birçok şehir su şebekesinde de florür kullanılıyor. Damacana suların içine yine aynı sebepten dolayı florür takviyesi yapılıyor. Bakın, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, aileleri florürlü diş macunları konusunda nasıl uyarıyor: “6 yaşın altında olan çocukların erişemeyecekleri yerde saklayınız. Eğer kazara bir fırçalama için kullanılan miktardan fazlasını yutarsanız profesyonel yardım arayanız veya acilen zehir kontrol merkezleri ile irtibata geçiniz“. FDA’ nın böyle bir uyarı konmasını şart koşmasının sebebi diş macunları yüzünden çok fazla florür alan çocuklarda akut zehirlenme ve hatta ölüm görülme riskidir. (Prof. A. Rasim KÜÇÜKUSTA) Bazı uzmanların görüşüne göre; Florür beyin ve böbrek hasarına, I.Q. düşüşüne yol açabilir. Hamilelerde plasenta bariyerini geçebilir. Suların florlanması kanserle ilişkilendirilmektedir. 1977’de ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Baş Kimyageri Dr. Dean Burk ve Güvenli Su Derneği (Safe Water Foundation) başkanı Dr. John Yiamouyiannis suların florlanmasının kanser riskini artırdığını kanıtladı. Araştırmalarına göre 350.000 kanser ölümlerinin onda biri çeşme suyu florlanması sebebiyle oluyor. Sağlıklı bir bedende böbrekler %50 oranında florürü dışarı atabilir ve fazla alınan florür kemiklere birikir ve zaman içinde kemiklerde sorunlar yaşatır. Yapılan bir araştırmada, yüksek dozlarda florür verilen hayvanlarda, erkek üreme sistemlerinde sorunlar ortaya çıkmış. Kısırlığı ve sperm kalitesini yüksek oranda tehdit ettiği savunuluyor. 2006 yılında Ulusal Araştırma Konseyi’nin bir yayınına göre, fazla alınan florür beyin fonksiyonlarına müdahale ediyor ve özellikle bebeklerde zekâ sorunlarına yol açtığı savunuluyor. Florür ergenlik çağındaki çocukların yüksek seviyede epifiz bezini uyardığı ve büyüme hormonu olan melatonin salgısını yavaşlattığı görülmüş. Genç kızlarda daha erken yaşlarda adet kanamasına ve hormonel bozukluğa sebebiyet verdiği düşünülüyor. İleri yaşlarda vücutta biriken florür, kemik hasarına ve kemik kırılmalarına neden oluyor. En kıymetli varlığımız olan sağlığımızın kalitesini korumak için; dişlerimizi fırçalarken bile doğal yöntem tercihi elbette ki iyi bir seçenektir. Uzmanlara göre; Mümkün olduğunca kimyasallardan uzak durmak; hem geleceğimiz olan çocuklarımızın, hem de kendimizin sağlığını korumada önemli bir faktördür. Sağlıklı günler dilerim.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Safran bitkisi Keşkek ile birleştirildi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
04 Kasım, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 244
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde 10. Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliğinde, geleneksel keşkek yemeği safranla buluşturularak “safranlı çıtır keşkek” hazırlandı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ‘Cittaslow’ ünvanına sahip Safranbolu’daki Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte Şef Osman Mahir Balıkçı, Mehmet Can Çakıroğlu’nun katkılarıyla geleneksel keşkek yemeğini Safranbolu’nun “kırmızı altın” olarak bilinen safranıyla buluşturarak “safranlı çıtır keşkek” hazırladı. Yöresel lezzetlere yenilikçi bir yorum kazandırmak amacıyla hazırlanan yemek, etkinliğe katılanların beğenisine sunuldu.
Festival kapsamında düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle Safranbolu safranının farklı yemeklerde kullanımı yaygınlaştırılarak kent tanıtılıyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.