Sabancı

MODERN ZAMANIN BAŞ AKTÖRÜ: KADIN!

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
28 Mart, 2017 20:50 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 20
Okuma Süresi: 3dk
Cengiz Ünal

Modernlik kendisini kadın figürü üzerinden inşa etmiş, kadını sosyal yaşam da belli kalıplara sokarak dönüştürmüştür. Batının dönüştürüp önümüze sunduğu belli kavramları, popülariteyi de tetiklediği için sorgulamadan hayatımıza almış bulunmaktayız. Bu bağlamda göz önünde olan ve işlenmeye en çok müsait olan kadın, modern zamanın sarmaşıklarına çoktan takılmıştır bile! Bunun en önemli örneği güzellik yarışmaları. Bu yarışmalar ile kadın, cazibesinin ve güzelliğinin dikkat çekiciliği üzerine modern zamanın en pratik aracı haline gelmiştir. Kadın özgürlüğünün bir göstergesi sayılan güzellik yarışmaları git gide geniş kitlelerce rağbet görmüştür. Kadın bundan sonra her alanda empoze edilmek istenen fikrin veya değerlerin taşıyıcısı olmuştur. Yarışmalar da kadının güzelliği üzerine dikkat çekilirken, diğer taraftan da erkek zihni üzerinde bilinçli bir tahakküm meydana getirilmiştir. Şöyle ki; doğulu güzellik anlayışı, tarzı, zevki ve belli bir takım ölçütler dönüştürülerek; batıdan alınan değerler ile harmanlanarak bir tepside önümüze sunulmuştur. Doğu-Batı çatışmalarının her alanda patlak vermesi, kadını unutmamış ve kıskacına almayı başarmıştır. Örneğin, Almanya’nın başkenti Berlin’de doğup büyüyen Sıla Şahin, Türk kızları içinde bir ilk olarak, erkek dergisi Playboy’a verdiği müstehcen pozlardan ötürü, Alman yorumcu Richard Herzinger tarafından destek görmüştür. Herzinger, genç göçmen kadınların geleneklerinden sıyrılarak Alman yaşam tarzına yaklaştıklarını söyleyerek olumlu atıflarda bulunmuştur.1

Görüyoruz ki değerlerine sahip çıkamayanın, değerlerine sahip çıkıyorlar!

Bugün gelinen nokta da kadın, batılı güzellik formlarının birer taşıyıcısı rolünü üstlenmiş durumda ne yazık ki. Modern kültür, kadın özgürlüğü kılıfı içinde kendi değerini aşılamaya çalışan bir batı tipini teşkil etmekte.

Ekonomik faaliyetler adına yapılan reklam filmleri de yine kadın üzerine temellendirilmiştir. Kadının ekonomi temelli bir sektör de kullanılması da modern zamanın dayattığı bir diğer empoze şekli. Araba reklamları bunun en belirgin misalini göstermektedir.

Diyebiliriz ki; Batı kültürünün taşıyıcısı olan kadın, bu sefer de kâr amacı güdülen sektörün itici gücü olmuştur. Sözde kadın özgürlüğünden bahseden modern sistem aslında kadını en çok köleleştiren ve tahakküm altına sokan bir kurum olarak belirmiştir. Böylece kadın, görünürde özgür fakat işleyiş esnasında sömürü figürü halini almıştır. Ne yazık ki günümüzü ele alacak olduğumuz da ‘Yeni kadın’ inşasının başarısız olduğu söylenemez elbette!

Atıfta bulunulan bir diğer nokta, kadın-erkek eşitliği olmuştur. Kadın ile erkek hem biyolojik, hem de sosyo-kültürel rolleri açısından eşit değil, eşdeğerdir. Eşdeğerlik, iki kişinin farklılıkları ve özellikleriyle diğeri üzerindeki değerini ifade eder. Buna karşın modern zamanın ileri sürdüğü kadın-erkek ilişkisinin kastettiği fırsat eşitliği, erkeğin kadınlaşıp, kadının ise erkekleştiği bir tabloyu oluşturuyor. Erkeği bastırıp kadını ön plana çıkararak çatışmayı körükleyen modern zamanın eşitlikçi yapısı, sahte bir eşitlikten başka birşey değildir. Fırsat eşitliği denilen şey bugün aile kurumunun temelini sarsmış, kadın ve erkeği aynılaştırarak tek tip insan inşa etmeye çaba göstermiştir. Mesele eşitlik değil, eşdeğerlilik olmalıdır. Doğru olan iki tarafın da tamamlayıcı olmasıdır. Bu duruma zıt kutupların birbirini çekmesi örneği verilebilir. Bu şekilde bakıldığında ‘Kadın mı daha önemli? Erkek mi daha güçlü?’ gibi toplumda tartışma çıkaracak söylemlerin olması da anlamsızdır. Böylece dönüştürülüp önümüze sunulan bir diğer kavramın da ‘eşitlik’ olduğunu görebilmekteyiz. Kazanan-kaybeden, ezen-ezilen ve zalim-mazlum taraflarının belirginleştiği eşitlik kavramı, sorunların çözümüymüş gibi önümüze sunulmuş ve asıl eşitsizliğin temelini atmaya başlamıştır. Genel olarak baktığımız vakit, modern yaşam tarzının gelenek ve kültürümüzü yok ettiği günümüz dünyasında, dönüştürülmüş kavramların içinde yer almaktayız.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Safran bitkisi Keşkek ile birleştirildi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
04 Kasım, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 285
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde 10. Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliğinde, geleneksel keşkek yemeği safranla buluşturularak “safranlı çıtır keşkek” hazırlandı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ‘Cittaslow’ ünvanına sahip Safranbolu’daki Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte Şef Osman Mahir Balıkçı, Mehmet Can Çakıroğlu’nun katkılarıyla geleneksel keşkek yemeğini Safranbolu’nun “kırmızı altın” olarak bilinen safranıyla buluşturarak “safranlı çıtır keşkek” hazırladı. Yöresel lezzetlere yenilikçi bir yorum kazandırmak amacıyla hazırlanan yemek, etkinliğe katılanların beğenisine sunuldu.
Festival kapsamında düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle Safranbolu safranının farklı yemeklerde kullanımı yaygınlaştırılarak kent tanıtılıyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.