Terör ve savunucuları artık yalnızca bir ülkeyi karıştırmakla, insanların canını almakla yetinmiyor! Soğuk savaştan beri yaptıkları şeye devam etmekteler. PROPAGANDAYA! Dün izlediğim BBC’nin yapmış olduğu belgesel, tam anlamıyla bunu yapmakta.
Türkiye’nin son 15 yıldır olan gelişimini kimse inkar edemez –inkar edenler tamamiyle görmezden gelen, Türkiye’yi değil tuttuğu takımı düşünen (partisini) topluluktur-. Bu gelişimin gerçekten Avrupa’yı rahatsız ettiği o kadar gözler önündedir ki…
Tam da referandum vaktinde evet-hayır karışıklığını kullanarak Avrupa’daki Türklerin akıbeti hakkında Türkiye’yi tehdit etmesi, sürekli islamofi üzerine tüm Müslümanları bir terörist olarak ilan etmesi, bunu kendi medyasında sürekli olarak kullanması…
İsmet Özel’in 2014 yılında dediği gibi Recep Tayyip Erdoğan’ı Saddam Hüseyin’e çevirmeye çalışarak Ankara’yı bombalamak istiyorlar. Kendileri Türkiye’yi faşist olarak eleştiriyorlar, dönemin Mussolisini, Nazisini görmüş Avrupa, Türkiye’yi faşist olarak ilan ediyor, ne kadar da körce ve yalan üzerine gelişmiş bir düşünce yazık!
Turkey with Simon Reeve belgeselinde ise; Türkiye’nin jeopolitiğini çok güzel övmüşler –zaten yıllardan beri gözleri üzerinde bilindiği üzere- mültecilere davranışımız konusunda da övmüşler- elbette överler, çünkü mültecileri kendi ülkelerinde istemiyorlar, daima Türkiye’de kalsın istiyorlar-. Fakat beni en çok üzen eleştiri şu oldu; Kültürümüzü, dinimize olan saygımızı bilmeden, araştırıp gelmeden –toplumumuzdaki çok kültürlü yaşamımızı- eleştirilmeleri. Özellikle de din kısmına getirilen eleştiri, kendileri dini sembollerini asla yıkmazlar, şarkılarında, dizilerinde, siyasi kimliklerinde kullanmaktan asla vazgeçmezler, fakat Türkiye yaptığında direkt olarak gerilikle suçlamaları, laikliğin bitimi ile suçlamaları propagandadan başka bir şey değildir. Anladık amaç Avrupa’da ki Türklere ‘hayır’ dedirtmek, ama o belgeselin tüm dünya kanallarında izlenildiği çabuk unutuluyor. Geçmişte Türkleri barbar olarak gösteren Avrupa, şimdi Türkiye’yi islamofi düşmanlığı üzerinden, terörist olarak göstermeye çalışıyor!
Bu algıyı yıkmak bizim elimizde, batının eleştirisi şu; Türkiye’deki laikler dinsiz. Bu ne demek! Laik olan insan islamı mı terk mi ediyor? Dini yaşayan bir insan, laik olmak mı istemiyor? Hemde bu çağda yapılan bu eleştiri, nasıl yersiz, nasıl sığ bir düşünce.
Avrupa Türkiye’yi kendi tanıtıyor, doğrularımızı eksiltip yanlışlar çokmuş gibi gösteriyor. Kendi yanlışlarının üzerini kapatarak. Tıpkı soğuk savaş döneminde komünizmi yaymaya çalışan Rusya’ya yaptıkları gibi, – o dönemde Amerika ırkçılık yapmıştır (siyahi olan kesim ile beyaz olan kesimin aynı okula gitmesi, mahallede yaşaması kanunlar ile yasaktır). Demokratik olduğunu iddia eden Avrupa, ırkçılık yapan da Avrupa, insanları kimyasal silahlarla umursamadan öldürende Avrupa.
Lütfen gerçekler artık göz ardı edilmesin, lütfen verilen mesajlar iyi algılansın, araştırılsın, kendi kültürümüzü, dinimizi, düşüncemizi koruyalım artık, batınınkini değil.
okur
•“batının eleştirisi şu; Türkiye’deki laikler dinsiz”
bu eleştrinin batıdan geldiğine emin misiniz? hiç mi gazete dergi okumuyorsunuz? bizzat müslümanlardır türklerdir bunu yapan. hatta bir çoğu devletin üst kademelerindedir. bu kadar saf olmayın.
Mehmet
•Halk tabanında olmasa bile, askeri ve sivil bürokrasi içinde laikliği dinsizlik sanıp öyle sahip çıkan, haça hilalden daha yakın hisseden insanları hep beraber gördük. Yapmayın. Denizlide Kutlu Doğum Haftasi kutlandi diye yeri göğü yıkan kitle bugün sessizce bir köşeye kıvrilip tek adamlık eleştirisi üzerinden takipçi kitlesini sahaya sürüyorsa konjenktur gereğidir. Devran dönerse tekrar görürüz kendilerini sahnede.
Mehmet
•90 larda Siyasal İslamcılara sorsan, Saddam, Kibernetikcilerin -İrak’ı işgale hazırlayan- truva atıydi. Özel’in yaklaşımı burada eleştirel mi uyarı şeklinde mi ona bakmak lazım ama asıl önemli olan Erdoğan. , dün soyledigim sekilde yerden yere vurduğu Saddam’ın yerine kendisinin konulmasina nasıl bakar acaba? Sahi başkanlık fikrini Erdoğan’ın kulağına kim ufledi acaba? Onu da sayfa arkadasin Sümeyye’ye sormak lazım. Yazılarınızı devamını ve başarılarınızi dilerim arkadaşlar.