Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

İSLAM ÜLKELERİ ÇÖL MAHLUKATLARININ ZULMÜ ALTINDA

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
28 Eylül, 2014 01:05 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 27
Okuma Süresi: 4dk
Cengiz Ünal

Untitled-4

Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği Genel Başkanı Oktay Acar, “Bugün İslam ülkeleri IŞİD denilen, El Kaide denilen kendilerine ‘Selefi’ veya hakiki ‘Sunni’ diyen çöl mahlukatlarının yaptıkları zulüm altında inim inlemektedir” dedi.
Dün Karabük’ün Eflani ilçesinde kurulan kurultay kampın gezilmesiyle başlayan ve hava muhalefeti nedeniyle bugün Safranbolu ilçesindeki bir çay bahçesince devam eden 1. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı’na eski devlet bakanlarından Namık Kemal Zeybek ve Ramazan Mirzaoğlu, araştırmacı, ilahiyatçı, tarihçi ve çeşitli dernek, cemiyet, konfederasyon, merkez, federasyon başkan yönetici ve üyeleri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılışını yapan Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği Genel Başkanı Oktay Acar, “Sürekli olarak eski fetihlerden bahsedilip ve sürekli atalarının yaptıklarıyla övünen ama 400-450 yıldır, bilimde, sanatta, mimaride ve de diğer insanlığın ortak alanlarında bu milletin ürettiği bir şey yoktur” dedi.
Acar, farklı fikir ve düşünceleri temsil eden İslam aydınlarının insanlık alemine her konuda katkılarda bulunduğunu belirterek, “Fakat ne olmuştur da İslam medeniyetinin mensupları olan İslam alemi günümüzde bu hale düşmüştür? Dünyanın en çok doğal kaynak rezervlerine ve doğal güzelliklerine sahip olmasına rağmen neden İslam ülkelerinde insanlar yüksek hayat standartlarına sahip değiller? Neden dünyada en çok yolsuzluk, çocuk ölümleri, rüşvet, çevre kirliliği, sağlık problemleri, maden ve iş kazaları ve de dünyada en kısa yaşama oranı İslam alemindedir?” diye sordu.

“SIKINTILARIN ÇÖZÜMÜ TAM OLARAK SİYASİ DEĞİLDİR”
Özellikle son yıllarda Türkiye’de yaşanan olumsuzlukları anlatan Acar, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Kendi insanlarımız, yine kendinden olan vatandaşlarının sağlıklarını dah çok para kazanmak uğruna, kalitesiz ürünler satarak, tehlikeye atmaktadır. Bütün bu problemlerin kaynağı tam olarak siyasi değildi. Siyasi iktidarlar gelip geçicidir. Ama Türk milleti bakidir. Siyasi partiler ve iktidarlar elbette ki ülkemizi her alanda ilerletmek ve geliştirmek için çalışıyorlar. Ama problemler her iktidar devrinde devam etmektedir. O zaman bu sıkıntıların çözümü tam olarak siyasi değildir. Maturidi Yesevi Otağı’nın kurulma amacı, özellikle Türk dünyasında olan sıkıntıların, siyasete karışmadan ve de karıştırılmadan, çözülmesi için gerekli olan önerileri ve çözüm yöntemlerini bulmaktır. Her ilim alanında bilim adamlarını, akademisyenleri ve aydınları konferanslar ve seminerler vermek için davet ediyoruz. Batı uygarlığı ile aramızda, insan hakları, bilim keşifleri, kendi haklarının rahat ve huzur içinde yaşaması, yüksek gelir seviyesi, fikir özgürlüğü konularında ne yazık ki en az 100 yıllık bir mesafe bulunmaktadır. Sürekli olarak eski fetihlerden bahis edilip ve sürekli atalarının yaptıklarıyla övünen ama 400-450 yıldır, bilimde, sanatta, mimaride ve de diğer insanlığın ortak alanlarında bu milletin ürettiği bir şey yoktur.”

“İSLAM ÜLKELERİ ÇÖL MAHLUKATLARININ ZULMÜ ALTINDA İNLİYOR”
“Yüzyıllardan beri bilim ve sanat üretemeyen İslam toplumu, bugün sürekli küçümsediği batı medeniyetinin zulmü altında inlemektedir” diyen Acar, “En temel meselemiz ise Türk milletinin aydınlanma sorunudur. Bu vebalin en büyük müsebbiplerinden biri Türk halkını eğitimsiz bırakan, ilim ve irfanla aralarına mesafe koyan, yüzyıllardır süregelen idarecilerin kabatleridir. Bugün islam ülkeleri IŞİD denilen, El Kaide denilen kendilerine ‘Selefi’ veya hakiki ‘Sunni’ diyen çöl mahlukatlarının yaptıkları zulüm altında inim inlemektedir. Balkanlarda, Orta Asya’da Kafkaslar’da, gençler kendilerine ‘Selefi’ diyen bu çöl maymunlarının beyin yıkma operasyonlarına maruz kalmaktadır. Ne yazık ki, Kırım’da neredeyse halkın yüzde 50’si çöl bedevilerinin itikatlarına itibar edip baba ve dedelerini kafirlikle suçlamaya başlamışlardır” dedi.

“TÜRK MİLLETİ, TARİH BOYUNCA HİÇBİR MİLLETİN DİNİNE, DİLİNE, MEZHEBİNE KARIŞMADI”
‘Türk milleti, tarih boyunca hiçbir milletin dinine, diline, mezhebine karışmadı’ diyen Acar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk milleti, tarih boyunca hiçbir milletin dinine, diline, mezhebine karışmadı. Ayrımcılık yapmadı. Hatta adalet mülkün temelidir esasına göre, bir gayri Müslim ile bir padişah mahkemede kadı önünde yargılanabilirdi. Türk milletine yapılan bütün zulümlere rağmen, dünya medyası ve kendilerini medeni gören ülkeler, tüm tarihsel gerçekleri ve kendi tarihlerinde yapmış oldukları zulümleri görmeyerek, Türk milletine ‘Siz Ermenileri katlettiniz, soykırım yaptınız’ diyerek Türkiye’ye baskılar uygulamaktadırlar. Tek amaçları ise, dünya Türklüğünün kalesi ve yurdu olan Müslüman Türk milletini Anadolu topraklarından sürüp atmaktır. Bu emellerini doğu ve güney doğu Anadolu bölgesinde, kendilerine PKK diyen, Ermeni ve büyük güçlerin maşalarına yaptırdıkları ortadadır. Kendilerini çağdaş, medeni ve aydın ilan edenlere, ‘Türkler 30 bin Kürt ve bir milyon Ermeni katletti’ diyen çakma Nobel ödüllü aydınlara ve kendilerine ‘Biz de Ermeniyiz’ diyenlere söyleyecek sadece bir sözümüz var. İstediğiniz kadar Türk milletini Anadolu’dan silmeye çalışın, Türk milleti tekrar kendi özüne dönmeye başlamıştır. Bu millet, dini kullanan sahtekar aydınların, sahte şeyhlerin, sahte evliyaların, başlarına sarık ve cübbe takarak, sadece ve sadece kendilerine tabi olanların cennete gideceğini, kendilerine tabi olmayanların cehenneme gidecekleri telkin eden, kendilerine evliya süsü veren sünnetsiz soysuzların tezgahını, İslam’ın en güzel ve medeni yorumu olan Maturidi’nin görüşleri ile bozacaktır.”
Maturidi Yesevi Otağı olarak hiç bir siyasi ve dini oluşuma bağlı olmadıklarını aktaran Acar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu hareket tamamen Türk milletinin içinden doğmuş, tamamen bağımsız bir harekettir. İhanete uğrayan Türk kültürü, geri kalmışlığımızın en büyük nedeni olmuştur. geri kalmışlıktan kurtulmanın yolu çağdaşlaşmaktır. Evrensel hukuk, demokrasi, insan hakları ve laik devlet, çağdaşlaşmanın güvencesidir. Laik devlet, dinler arası mezhep çatışmalarına, radikal din sömürüsüne karşı, demokrasi ve insan haklarının teminatıdır. Yenilenmek, çalışmak ve üretmekle olur. Toplumlar ise demokrasi ve evrensel hukuk düzeni içinde geri kalmışlıktan kurtulabilir.”
Kurultay daha sonra “Maturidi ve Ahmet Yesevi” oturumu ile devam etti. Kurultay kapsamında bugün, “ Maturidi ve Ahmed Yesevi”, “Türk Dünyası Sorunları ve Çözüm Önerileri” oturumu gerçekleştirildi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

TSO seçimleri ile ilgili AK Parti’den açıklama geldi

Karabük Haber tarafından
04 Ekim, 2026 18:50 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 05.10.2026 10:51
0
0
Tıklanma: 257
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

ÖMER AYAR BAŞKANLIĞA, MURAT SÖNMEZ MECLİS BAŞKANLIĞINA

17 MECLİS ÜYESİ ÖMER AYAR VE MURAT SÖNMEZ ETRAFINDA KENETLENDİ

3 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği seçimlerinin ardından, 10 meslek grubundan oluşan yaklaşık 1.800 üyeyi temsil edecek 24 meclis üyesi belirlendi.

Seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte gözler, 10 Ekim’de gerçekleştirilecek Yönetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanlığı seçimlerine çevrildi.

Yeni döneme ilişkin yapılan görüşmeler ve istişareler sonucunda, seçilen meclis üyelerinden 17’si ortak bir anlayış etrafında birleşti. Bu doğrultuda, Ömer Ayar’ın Yönetim Kurulu Başkanlığına, Murat Sönmez’in ise Meclis Başkanlığına getirilmesi konusunda güçlü bir mutabakat sağlandı.

Ortaya çıkan bu birlikteliğin temelinde; Karabük iş dünyasının ortak menfaatlerini önceleyen, meslek gruplarının tamamını kucaklayan, istişare ve ortak aklı esas alan bir yönetim anlayışı yer alıyor.

Yeni dönemde Karabük TSO’nun yalnızca üyelerinin sorunlarının çözümünde değil; sanayi, ticaret, istihdam, yatırım ve şehrin ekonomik geleceğine ilişkin projelerde de daha etkin bir rol üstlenmesi hedefleniyor.

Ömer Ayar ve Murat Sönmez liderliğinde oluşan bu birlikteliğin, kişisel veya grupsal bir yarıştan ziyade Karabük iş dünyasının ortak hedefleri doğrultusunda güçlü ve uyumlu bir çalışma zemini oluşturması amaçlanıyor.

10 Ekim’de yapılacak seçimlerin ardından oluşacak yeni yönetim ve meclis yapısıyla birlikte Karabük Ticaret ve Sanayi Odası’nda, birlik ve beraberliği esas alan yeni bir dönemin başlaması bekleniyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.