O PİSLİK HERİFLERİN HAPİSHANEDE GEBERMESİNİ İSTİYORUM!
( The Accused, Sanık filminden)
Türkler din, politika ve cinsellikten çok bahsediyor deniliyor. Bu doğru mu diye kendinize sorarak cevap verin bakalım.
Evet ne kadar haklısın cevabını duyar gibiyim. Ne yazık ki din, cinsellik ve politika gündelik hayatımızın kapak konuları. Ülkenin siyasi yönde gidişatı yalnızca gün içinde televizyonda yayımlanan kanalları izleyerek belirlenmeye çalışılıyor, ülkem insanı bir yön belirlemiş gidiyor. Dini konuda bir kişi çıkarak ‘’bu doğrudur’’ diyor. Herkesonu doğru kabul ediyor ve uygulamaya geçiyor. Mahalledeki Semra teyzenin kızı, sevgilisine masum bir öpücük konduruyor, tüm mahalle bunu konuşuyor. – İnkar edilen, ben hiç yapmam öyle şeyler denilen kısım-.
Bu husus, yani başkaları hakkında onların kimliğine bakarak yargıda bulunmak, toplumsal bütünlüğü zedeleyeceği gibi, bireysel özgürlüğü de kısıtlar. –Ülkemizde bireysel bir serbestlik halinin (kişinin istediği gibi davranması durumu) var olduğunu kimse söyleyemez-
Maalesef merak edilen asıl konu kişilerin mahremiyetleri, ülkemizde herkes herkesin özel hayatıyla o kadar meşgul ki.
Oysa ki İslam başkalarının özel hayatına burnunu sokmamayı öneriyor. Fakat ülkemiz bir nevi erotik varoş magazini müptelası. Modern versiyondaki esprilerle yumuşatma ve estetik klişeler üretmede geriyiz. Aslında halk şiiri ve türkülerde cinselik ılımlı imalar ve nükteli bir çoşku ile yansıtılır. Bunlardan maalesef çok az insan haberdar.
Çok garip değil mi? Müslüman bir ülkede yaşıyoruz dinin emrettiği şeyler çok farklı, ülkemizde yaşanan durumlar çok farklı. Din demiyor ki kadına şiddet uygula gerekirse tecavüze yelten diye. Peki bu durumun yaşanmasını meşru kılan nedir? Din mi, devlet mi yoksa devletin karmaşık, devşirme hukuk kuralları mı?
İki kişinin sokakta küçücük bir yakınlaşma göstermesi sorun oluyor da, yetim yurdunda ki cocuklara veya savunmasız bir genç kıza tecavüz edilince neden kimse kılını kıpırdatmıyor?
Toplumsal stratejinin tecavüzlere geçit veren bir iğrençlik içerdiğini düşünüyorum. Nitekim ülkemde yaşanan bazı durumlar bunu gösteriyor. Bakınız; 16 yaşındaki bir kıza tecavüz eden dört uzman çavuşun serbest bırakılması durumu. Yalnızca bir tanesinin 25 Haziran’ da tutuklanması!
Küçük bir kıza…dört asker…toplu tecavüz, halkta ve resmi yetkililerde infial uyandırmıyor. Bundan çok daha beter birçok olay gayet sakin karşılanıyor.
Türkiye’de her yıl binlerce kadın bu sebeple ya canından oluyor ya da başka bir sebepten karşı cins tarafından öldürülüyor. –ortalama günde bir kadın ölüyor. Senede 3500-4000 kadarının ise cinsellik durumundan dolayı öldürüldüğü kayıtlarda geçiyor.-
Tecavüzcünün vahşi ahlaksızlığı, gençlerin el ele tutuşmasının önüne geçiyor.
Tecavüz yargılanmıyor, aşk yargılanıyor ha?
Edepli gözüken fakat tümden ahlaksız!
Özgür DALÇIK
Uluslararası İlişkiler



