Sabancı

DEĞİRMENCİ; BABADAN OĞULA MESELESİ MASADA OLACAK

Karabük Haber tarafından
20 Kasım, 2024 21:13 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 15.12.2024 12:43
0
0
Tıklanma: 20
Okuma Süresi: 4dk
Cengiz Ünal

KARDEMİR’de  babadan oğula işçi alımı konusunda 70-80 civarında bir grup kaldığını ve bu konuyu da yönetimle istişare ettiğini söyleyen ÖZÇELİK-İŞ Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci; bundan sonraki görüşmelerimde de bu konuyu yönetim ile görüşeceğini söyledi.

Başkan Değirmenci açıklamalarında şu ifadelere yer verdi; “ Fabrika yönetimiyle yaptıkları geçmişteki görüşmelerde babadan oğula sistemini hayata geçirelim ve ayniyat duygusu oluşmuş, evinde çalışanının yanında büyümüş evlatlarımız oraya alalım diye bir mutabakatımız var idi. Bu bir dönem uygulandı. Şimdi sayıları bildiğim kadarıyla 70-80 civarında olan bir grup var. Ben yönetime de söyledim. Bundan sonraki görüşmemizi de söyleyeceğim. Bir sefere daha mahsus bu arkadaşlarımızın çocuklarının Kardemir’e alalım, sonrasında bu meseleyi kapatarak hakkaniyetli bir işçi alım süreci devam etsin. Zaten öyle devam ediyor. Üyelerimizin bizden beklentileri var. Ben yönetimden aldığım olumlu havayı üyelerimize ilettim. Merak etmeyin, sizin sorunlarınız yıl başından önce çözülecek diye. Bu toplu sözleşme görüşmelerinde bir sefere mahsus bu bekleyen arkadaşlarımızın çocuklarını Kardemir’e işe başlatmamız lazım. Bununla ilgili de görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah bir sorun olacağız düşünüyorum. Şimdi Kardemir’de bana göre bir problem var. Yönetim Kurulu Başkanımıza da ilettim bunu. Bir tarafta fazla mesaili çalışma var. Bir taraf fazla işçi var. Bu işletmelerin yapacağı iş organizasyonunda, planlamasında eksik yere fazla yerden kaydırarak bir denge sağlanması lazım. O zaman eksik ortaya çıkıp ona göre personel alınması lazım. Tabii ki eksik var. Ama bir tarafta fazlalık var. İşte bu dengesizliği önce içimizde çözmemiz lazım. Ben yönetim kurulu başkanımıza yetmiştim. Çok tecrübeli alanında yeterli bir genel müdürümüz iş başına geldi. Demir çelik sektöründe yıllarını eksiltmiş bir arkadaşımız orada genel müdür. Ona da söyledim. Siz planlamanızı bir yapın eksik yerlere fazla yerlerden aktarım yapın. Bir denge sağlansın. Ondan sonra eksik eleman ortaya çıkacak. Ve ondan sonra işçi alınması lazım. Eksik eleman buna rağmen çıkacak, ben inanıyorum”
“Hem çalışanların çocuklarını hem de orada vagon boşaltma dahil 70 -80 tane yıllardır ağır işlerde çalışan taşeron işçi arkadaşlarımız var. Bunların da bizden ve yönetimden beklentisi var” diye devam eden Genel Başkan Değirmenci, “Bunların da kadroya alınmasıyla birlikte nereden baksan yüz elli civarında elemanı aldık. Bir 150 daha alsanız altı yüzü tamamlarsınız. Ve devletimizin büyüğüne karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz. Kardemir’in de işi eksikliğini gidermiş oluruz. Aksi halde yaş ortalaması ilerledikçe o fazla çalışan arkadaşlarımızda iş kazası bitti artar, hastalık artar. Yorgunluk başka felaketleri getirir. Yoksa işçi fazla mesai yapmakla çok fazla ücret alacağını ben biliyorum. Herkes biliyor. Ama ücret çözüm değil ki. Sağlık ve verimlilik önemlidir. Dolayısıyla bu konuda da görüşümüzü belirttik. Önümüzdeki süreçte bunu da tekrar değerlendireceğiz inşallah” diye konuştu.

“Karabük’e yakışır bir şube binası inşa edeceğiz”
‘Karabük benim göz bebeğim, ciğerim, canım’ diyen Genel Başkan Değirmenci, “Kendi öz malımızla sendikacılık yapar hale geldik. Genel Merkez binası, İskenderun şube binası, konuk evini yaptık, şubelerin bütün dairelerini aldık, elhamdülillah. Bu işler zor ve riskli işler. Herkesin hakikaten bize destek olunup, sahip çıkılması gereken bir iş bu iş. Karabük bizim gözbebeğimiz. Sendikamızın kurulduğu yer. Her ne kadar orada ileri geri konuşanlar olsa da biz onlara kulağımızı tıkadık, işimize bakıyoruz. Karabük‘e kurulmuş bir sendikaya yakışır bir şube binasını Karabük‘e ve Karabük emekçilerine hediye etmek benim boynumun borcu. Biz düğmeye basıp binamızı yıktık. Belediye ile ilgili işlemlerimizi tamamladık. Zemin etüt çalışmasını yerine getirdik. Şimdi proje aşamasındayız. İnşallah 8 katlı koskoca devasa bir eseri yapmak için yola çıktık. Ankara Üniversitesi’nden bu konuda Türkiye’de uzman birkaç arkadaş üzerinden projemizi çizdirmeyi hedefliyoruz. Projeyi çizdikten sonra o bizim proje namusumuz. O projeyi biz kısa zamanda tamamladıktan sonra teklifler toplayacağız. Başta Karabük‘te kendine güvenen öz sermayesi olan burayı yapabileceğine kendinde emin bir vasıf gören bütün müteahhit arkadaşlarımızdan teklif toplayacağız. Belki başka şehirlerden de çıkacak. Ama buradaki ölçümüz iki tane. Bir kaliteli bir binayı güvenli bir müteahhitte yaptık. İki, tabii ki ucuza yaptırmak. Kaliteli bir binayı daha uygun ekonomik bir fiyata kim teklif ederse ona yaptırmak. Burada sendikamız çok açık ve şeffaf aleni herkesin huzurunda herkesin bildiği şekilde belki gelen teklifleri de son kez değerlendirdikten sonra kamuoyuna yapacağımız açıklamayla da herkese bilgilendirebiliriz. Ama gönlüm Karabük‘ten bir babayiğidin çıkıp bu binayı yapmasından yana. Olmuyorsa alan müteahhit kim nereden olursa olsun inşaatta kullanılacak bütün malzemeleri Karabük esnafından alacak, onu şart koşacağız. İster Karabüklü bir müteahhit alsın, ister başka yerden bir müteahhit alsın ama inşaatta kullanılacak bütün malzemenin Karabük esnafından temin edilmesi yönünde de bir yaptırım olacak. Bu büyük eser, büyük bir eser. Bir genel merkezi yaptırdığımızda çok pahalı gelmişti ama şimdi ucuz olduğu gözüküyor. Enflasyonla para eridi ve binanın değeri arttı ama belki de genel merkezimizden iki üç katı fazla bir maliyetle bir bina yapacağız oraya. O bina belki de Karabük‘te ilk göze çarpan mükemmel bir bina olacak. Dolayısıyla binamızı yapmaya talip olan herkesin kendine güveni olması lazım ve sermayesi olması lazım. Proje çıktıktan sonra o hedefi açıklamak lazım. Çünkü projenin nasıl çıkacağını bilmiyorum. Aşağıya bir kat mı israf mı inecek? Onu bilmiyoruz. Otoparkı falan çözelim diyoruz. Ama şu anda proje çıkmadığı için bir hedef belirleyemiyoruz ama bizim paramız var. Biz kredi falan kullanmayız. Müteahhit de kendine güveniyorsa bir yıl içerisinde o bina biter, bir buçuk yıl içerisinde de taşınırız inşallah. Ama güzel ofisler çıkacak” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Komandolar mest etti

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
30 Ekim, 2026 17:05 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 396
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde Jandarma Komando Eğitim Merkezi’nde eğitimlerini tamamlayan 2 bin 155 jandarma komando mezun oldu.
Safranbolu Jandarma Komando Eğitim Merkezi’nde düzenlenen 39. Dönem Uzman Erbaş Komando Temel Kursu mezuniyet törene; Karabük Valisi Oktay Çağatay, Jandarma Genel Komutanı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, Bilecik Jandarma Eğitim Komutanı Tümgeneral Nail İlbey, Sahil Güvenlik Personel Personel Başkanı Tuğamiral Mehmet Yakın, Karabük Belediye Başkan vekili Kazım Çamlı, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve askerlerin aileleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Uzman Onbaşı Mehmet Avşar, uzman erbaş yaş kütüğüne plaket çaktı. Ardından konuşan Vali Çağatay, Jandarma Genel Komutanlığı’nın terörle mücadeleden asayişe, sınır güvenliğinden siber suçlara kadar her alanda destanlar yazdığını belirtti. Bu destanın en vurucu, en cesur ve en fedakar kahramanlarının ise şüphesiz jandarma komandolar olduğunu ifade eden Çağatay, “Giydiğiniz bu üniforma, taktığınız o mavi bere sıradan birer kıyafet değil, şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusu ve devletimizin yenilmez kudretidir. Gideceğiniz görev yerlerinde devletimizin şefkatli yüzü, hainlerin ve zalimlerin ise korkulu rüyası olacaksınız. Ay yıldızlı al bayrağımızın dalgalandığı her karış toprakta, sizin ayak iziniz sizin, sizin nefesiniz, sizin cesaretiniz yankılanacak. Unutmayın ki, sizlerin arkasında dualarıyla, sizleri zırh gibi saran yüce Türk milleti ve binlerce yıllık şanlı bir devlet geleneği vardır” dedi.
Jandarma Genel Komutanı Korgeneral Tanrıverdi de bu törenin sadece bir eğitim döneminin sona ermesini değil, aynı zamanda bir ömrün adanacağı, kutsal bir görevin büyük sorumluluğunu ve millete hizmet yolculuğunun başlangıcını ifade edeceğini belirtti.
Korgeneral Tanrıverdi, “Unutmayınız ki, iyi bir jandarma personeli olmak yalnızca güçlü cesur ve disiplinli olmakla değil, aynı zamanda adil, vicdanlı, ölçülü ve sorumluluk sahibi olmakla mümkündür. Bu topraklar, bugün de önemli sorumlulukları beraberinde sizlere getirmektedir. Böylesine hassas bir coğrafyada vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin huzurunu ve devletimizin güvenliğini korumak, yüksek bir görev bilinci, sağlam bir karakter ve kesintisiz bir hazırlık gerektirir. Jandarma teşkilatımız köklü geçmişinden aldığı güçle, ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamakta, suçla mücadele etmekte, kamu düzenini korumakta ve hukukun tesisine katkı sunmaktadır. Jandarmanın asıl gücü, milletimizin gönlünde kazandığı güven ve itibardadır. Bir köyde kapısını çaldığınız yaşlının duasında, yardıma ihtiyaç duyan bir vatandaşın yanında, zor durumda kalan bir çocuğun umuduna ve huzur içinde yaşayan ailelerin geleceğinde jandarmanın gerçek değeri saklıdır” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından Vali Çağatay, Korgeneral Tanrıverdi, Milletvekili Şahin, Tümgeneral Nail İlbey ve Tuğamiral Mehmet Yakın tarafından eğitimde başarılı olan askerlere plaket ve hediyeleri verildi.
Program, jandarma müdahale köpeklerinin gösterisiyle devam etti. Senaryo gereği suçluya başarıyla müdahale eden köpekler, izleyicilerden büyük alkış aldı.
Ardından jandarma komandolar tarafından silahlı gösteri ve yakın muharebe gösterisi gerçekleştirildi. Komandoların kulelerden halatlarla iniş gösterileri de ilgiyle izlendi.
Tören, Safranbolu İlçe Müftüsü Aydın Bostancı’nın yaptığı duanın ardından ailelerin askerlerle bir araya gelmesiyle sona erdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.