Sabancı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yatay mimari çağrısına bilimsel katkı

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
23 Aralık, 2025 13:37 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 429
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi’nin (KAPGEM) yayımladığı 9. Politika Raporu’nda, yatay mimariyle hem Türkiye’nin konut ihtiyacının ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1’lik bir alanında karşılanabileceği hem de depreme dayanıklı ve insani kentler inşa edilebileceği ortaya konuldu.
Hazırlanan “Yatay Mimari Politika Raporu” başlıklı rapor, Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıya; KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, rektör yardımcıları Prof. Dr. Elif Çepni, Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Karaş ile akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Rektör Prof. Dr. Kırışık, üniversite bünyesinde politika üretimi ve sosyal inovasyonu bir araya getiren bütüncül bir yapı inşa ettiklerini belirtti.
Kırışık, “Bir ekosistem kurmaya çalışıyoruz. Ekosistemimizin birinci ana parçası Sosyalfest idi. İkinci ana parçası KAPGEM idi. Şimdi üçüncü parçasını kuruyoruz. O da Sosyal İnovasyon Merkezi” dedi.
Sosyal İnovasyon Merkezinin kuruluş kararının alındığını ifade eden Kırışık, bu yapıyla üniversitedeki projelerin ve KAPGEM bünyesinde geliştirilen politika raporlarının sahaya yansıtmayı hedeflediklerini söyledi.
– Yatay mimari sayılarla ortaya konuldu
Yatay mimari tartışmalarına rakamsal bir perspektif sunduklarını vurgulayan Kırışık, Türkiye’nin konut ihtiyacına ilişkin dikkat çekici bir hesaplama yaptıklarını belirtti.
Kırışık, “Her üç kişiye 300 metrekarelik bir alan versek, yani 200 metrekare bahçe ve 100 metrekare konut olacak şekilde düşündüğümüzde, Türkiye’nin tamamına yaydığımızda bu yerleşimin Muş ili kadar bir alan kapladığını hesapladık. Bu da Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1,1’i” ifadelerini kullandı.
Dikey yapılaşmanın sosyal etkileri
Dikey yapılaşmanın özellikle çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kırışık, apartman yaşamının sosyal sorunları artırdığına işaret ederek, şunları kaydetti:
“Şu anda çocuklarımız apartmanda; ‘kızım, oğlum yapma, hoplama, zıplama’ denilerek büyüyor. Enerjisini atamıyor, koşamıyor, temiz havayla buluşamıyor.”
Kırışık, yatay mimarinin daha sağlıklı bir yaşam ortamı sunduğunu vurguladı.
Yatay mimari dünyada bir gelişmişlik göstergesi
Yatay mimarinin dünyada bir gelişmişlik göstergesi olarak ele alındığını ifade eden Kırışık, bu yaklaşımın mahalle kültürünü güçlendiren ve üretkenliği artıran bir yaşam modeli sunduğunu dile getirdi.
Kırışık, “İnsanımızı insanca yaşayabileceği, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabileceği bir mimariye kavuşturmak arzusundayız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yatay mimari çağrısına katkı
Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, yatay mimari yaklaşımının devlet politikalarıyla örtüştüğüne dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yöndeki talimatlarını hatırlattı ve KAPGEM tarafından hazırlanan raporun bu sürece katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.
Raporun akademik çerçevesi
KAPGEM Kentleşme Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Hatice Selma Çelikyay ise raporun geniş bir veri seti ve analizle hazırlandığını belirterek, sunumunda temel bulguları özetledi.
Çelikyay, Türkiye’de büyükşehirler başta olmak üzere kentsel alanlarda yaşam alanlarının giderek daraldığını, nüfusun belirli bölgelerde yoğunlaşmasının kentsel yoğunlaşmayı artırdığını ifade etti.
Nüfusun büyük bölümü sınırlı alanlarda yaşıyor
Çelikyay, TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 67,9’unun “yoğun kent” olarak tanımlanan yerleşimlerde yaşadığını belirterek, bu alanların ülke yüzölçümünün yalnızca yüzde 1,6’sını oluşturduğunu kaydetti. 2022 yılı itibarıyla bu alanlarda yaklaşık 58 milyon kişinin ikamet ettiğini söyleyen Çelikyay, söz konusu durumun dengeli kentleşme ihtiyacını ortaya koyduğunu ifade etti. Çelikyay, yatay mimarinin yalnızca bir konut tercihi değil, aynı zamanda depreme dayanıklı, güvenli ve dirençli kentlerin oluşturulması açısından da stratejik bir kent politikası hedefi olduğunu vurguladı.
OECD ülkelerinde yatay mimari eğilimi artıyor
Sunumda, dünyada yatay mimariye yönelik eğilimin arttığına da dikkat çekildi. OECD verilerine göre, müstakil bahçeli konut oranlarının Yeni Zelanda’da yüzde 83, Avustralya’da yüzde 70, Japonya’da yüzde 60, ABD’de yüzde 54 ve Kanada’da yüzde 52 seviyelerinde olduğu aktarıldı.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Kardemir’de Öğrenme ve Gelişimde yeni dönem

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
28 Ekim, 2026 10:24 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 47
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

KARDEMİR, “önce insan” yaklaşımıyla bir okula dönüşen köklü eğitim ve mesleki gelişim kültürünü KARDEMİR Akademi çatısı altında geleceğe taşıyor.

Kuruluşundan bu yana yalnızca Türkiye’nin sanayileşmesine değil, nitelikli insan kaynağının yetişmesine de katkı sağlayan KARDEMİR, eğitim ve gelişim yaklaşımının kapsamını genişleterek KARDEMİR Akademi’yi hayata geçirdi.

KARDEMİR’in eğitim ve öğrenme kültürünün temelleri, Türkiye’nin sanayileşme tarihinin ilk dönemlerine uzanıyor. Kuruluşunun ilk yıllarında yürüttüğü çıraklık ve mesleki eğitim çalışmaları, üretimin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli bir rol oynadı. Teorik bilgi ile saha deneyimini buluşturan bu çalışmalar, KARDEMİR’in köklü eğitim ve öğrenme kültürünün temellerini oluşturdu. Bugün bu birikimini bütüncül bir yaklaşımla çalışanlarının gelişimi, kurumsal bilgi ve tecrübenin yeni kuşaklara aktarılması, genç yeteneklerin yetiştirilmesi, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi ve yenilikçi fikirlerin ve girişimcilik kültürünün desteklenmesiyle sürdürüyor. Teknik ve mesleki gelişimin yanı sıra mentörlük, iç eğitmenlik ve bilgi paylaşımını destekleyen uygulamalarla çalışanlarının yetkinliklerini güçlendirmeye, deneyimli çalışanlarının sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi yeni kuşaklara aktarmasına odaklanıyor.

KARDEMİR Akademi’den İlk Adım ENTEGRE Aday Mühendis Programı KARDEMİR’in ve Türkiye Yüzyılı’nın gelecek vizyonuna katkı sağlayacak insan kaynağını yetiştirmek üzere ilk modül hayata geçiriliyor. ENTEGRE Aday Mühendis Programı, üniversitelerin mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencilerine teorik bilgilerini gerçek üretim ortamında uygulama fırsatı sunmak üzere tasarlandı. Üniversitelerle yürütülen iş birliği çalışmaları çerçevesinde geliştirilen program kapsamında öğrencilerin, eğitim aldıkları mühendislik bölümleri ve yetkinlikleri doğrultusunda uygun üretim ve destek birimleriyle eşleştirilmesi planlanıyor. Deneyimli teknik yöneticilerin mentörlüğünde gerçek iş süreçlerine katılacak adaylar, teknik eğitimler, saha uygulamaları ve proje çalışmalarıyla mesleki bilgi ve becerilerini geliştirme fırsatı bulacak. Kok ve sinter tesislerinden yüksek fırınlara, çelikhaneden haddehanelere uzanan entegre üretim süreçleri, genç mühendis adaylarına farklı alanlarda deneyim kazanma imkânı sunuyor. Üretim, bakım, enerji, kalite, otomasyon, dijitalleşme ve yalın dönüşüm gibi alanlarda gerçekleştirilecek çalışmalar, öğrencilerin teknik yetkinliklerinin yanı sıra problem çözme, ekip çalışması ve iş disiplini becerilerini de destekleyecek. Programı başarıyla tamamlayan adaylar, KARDEMİR’in gelecekteki insan kaynağı ihtiyaçları doğrultusunda yetenek havuzunda değerlendirilebilecek. KARDEMİR, çelik üretimindeki gücünü insan kaynağının bilgi ve deneyimiyle bütünleştiriyor. KARDEMİR Akademi ile kurumsal hafızasını güçlendiren, bilgi paylaşımını teşvik eden ve genç yetenekleri geleceğe hazırlayan sürdürülebilir bir öğrenme kültürü oluşturmayı hedefliyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.