Mehmet
•Tespitleriniz çok doğru Fevzi bey.inşallah herşey daha güzel olur.


1923 yılıyla başlayan Türkiye Cumhuriyetinin varoluşu, 2023 yılında bir asrın aşılmasıyla, devrilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti, dünyadaki kökleri gelişecek, asırlık geçmişe sahip ülkeler arasında yer alacak…
İktidar bu konuda iddialı, 2023’ü bir milat olarak hedefledi, 100 yılı deviren Türkiye’nin dünyadaki sosyo-ekonomik konumunun, dünya ekonomisinde üst sıralarda olacağını her platformda dile getirdi…
Her Türk insanının da arzusu ve beklentisi olan bu dileğin yerine gelmesi için Türkiye bazı radikal kararları almak zorunda…
Öncelikle dünya platformunda, siyasal ve sosyo-ekonomik alanda, yani dış politikada güçlü olmak zorunda…
Müttefiklerini çok iyi seçmeli, küresel güçlerin etkisiyle müttefiklik kurma sevdasından vazgeçilmeli…
Biz-siz, laik, laiklik karşıtı söylem ve eylemlerle kutuplaşmanın günden güne arttığı ülkede, bu kutuplaşmanın geçici süre iktidara fayda sağlamış olsa da, uzun süreli bir faydanın devamı olamayacağı görülmeli…
Bugüne kadar her platformda karşı karşıya gelen laik ve anti laikler görüş birliği sağlayabilecek ortak nokta bulamadılar…
Herkesin kafasına göre yorumladığı laiklik, zamanla Türkiye’nin sosyal ve siyasal gelişmelerini de engelledi…
Kavram kargaşasıyla toplumu kutuplara ayıran ve ayrışmayı hızlandıran biz-siz, laik-anti laik tartışması, bugün rejim ve sistem üzerinde etkisini hissettirmeye devam ediyor…
Bir asrı devirmeye beş kala, Türkiye’de sistem ve rejim gibi konular ülkenin önünü kesmemeli, Türkiye milli ve manevi değerleriyle birlikte, sosyal ve kültürel değerlerini de birlikte yaşayabilecek ortamları sağlayacak yolların önü açılmalı…
Bunun önünü açacak da yine yılarca laik-anti laik kavgası yapan kesimler, yani Türk halkı…
Dünya siyasetinin, orta doğuda başlattığı, bölgede yeni sınırların belirlenmesinden Türkiye’nin sorunsuz, kayıpsız ve karlı çıkması lazım…
İç siyasette başlatılan anayasal değişikliklerin, ülkenin birlik ve bütünlüğünde birleştirici rol oynaması gerekli, aksi takdirde ülkede iç huzurun tesisi gecikebilir…
2023’de Türkiye’nin yüzyılında; sorunlarından arınmış, sınırlarında komşularla problemleri çözülmüş, uluslar arası platformda sosyo-ekonomik alanda güçlü vizyonuna sahip, bölgesinde lider Türkiye görebilmek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde 10. Uluslararası Safran Festivali kapsamında düzenlenen gastronomi etkinliğinde, geleneksel keşkek yemeği safranla buluşturularak “safranlı çıtır keşkek” hazırlandı.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ‘Cittaslow’ ünvanına sahip Safranbolu’daki Hıdırlık Seyir Tepesi’nde “Gastronomy Living Lab” etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte Şef Osman Mahir Balıkçı, Mehmet Can Çakıroğlu’nun katkılarıyla geleneksel keşkek yemeğini Safranbolu’nun “kırmızı altın” olarak bilinen safranıyla buluşturarak “safranlı çıtır keşkek” hazırladı. Yöresel lezzetlere yenilikçi bir yorum kazandırmak amacıyla hazırlanan yemek, etkinliğe katılanların beğenisine sunuldu.
Festival kapsamında düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle Safranbolu safranının farklı yemeklerde kullanımı yaygınlaştırılarak kent tanıtılıyor.
Mehmet
•Tespitleriniz çok doğru Fevzi bey.inşallah herşey daha güzel olur.