Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

BAŞARI ŞİMDİKİ İDARECİLERİN DEĞİLDİR!

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
07 Kasım, 2014 11:16 tarihinde yayınlandı
0
1
Tıklanma: 32
Okuma Süresi: 4dk
Cengiz Ünal

arslan
Milliyetçi Hareket Partisinde kongre süreci başladı. İl Başkanı Burhanettin Arslan yaptığı toplantı ile il ve ilçe kongre tarihlerini açıkladı.
Arslan, açıklamasında birlik ve beraberlik mesajları verirken, sürecin kongrelerin Karabük’e ve tüm partililere hayırlı olması temennisinde bulundu.
28 Şubat 2014 tarihinde atama ile göreve geldiklerini hatırlatan Arslan “Bildiğiniz gibi ben ve yönetim kurulu arkadaşlarım 28 Şubat tarihinde Genel Merkezin ataması ile göreve geldik. Bu süreçten sonra iki önemli gelişme yaşandı. Biri Mahalli seçimler, diğeri ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Bu kısa sürede siyasete ısınmış olduk. 2011 yılında yapılan kongrelerden sonra üç yıl geçti ve 4 Kasım 2014 ile 4 Kasım 2015 tarihine kadar il, ilçe, belde ve büyük kurultay yapılacak,. Öncesi il, ilçe ve belde kongreleri tamamlanacak. Genel Merkez kongreler ile ilgili İl Teşkilatlarına yetki verdi. Bizde bu yetkiden yola çıkarak kongre tarihlerini belirledik. Karabük’e ve Partimize hayırlı olsun. İl ve İlçelerde aday olmak isteyenlere kapımız açık. Delege seçimlerini Merkez ilçe ve İl Yönetimi belirleyecek. İlçeler delegelerini kendi belirleyecek. İl 60 delege ile kongreye gidecek. 550’si ilçeler tarafından seçilecek, 50’sini İl belirleyecek. Hiçbir delege üzerinde tasarrufum olamaz. Bu partiyi seven, bu partiye gönül veren, ahlaklı partiye düsturuna yakışır müracaat edebilir üye olabilir. Şu benim tarafım, bu benim tarafım gibi bir şey olamaz. Biz dün olanları unuttuk. Birlik olup, beraber olup, bu teşkilatlara yön vermek zorundayız. 40 yıl idarecilik yaptım, bu işi başaracağıma inanıyorum” dedi
Şimdiye kadar İl Başkanlığı için Safranbolu’dan Muharrem Asker’in İl Başkanlığı için başvuru yaptığını belirten Arslan, kendisine yöneltilen “ kongrelere tek liste ile mi gidilecek şeklindeki soruyu? “ Genel Merkez tek liste ile gidilmesi taraftarı. Ama ben öyle istemiyorum, İsteyen herkes aday olsun. Ben seçilirsem üç yıl daha görev yaparım, seçilmezsem de giderim, ama partime asla küsmem, kırılmam” diye cevapladı.
2015 Genel Seçimleri ilgili de konuşan Arslan “ Ak Partinin durumu belli. Tek alternatif var Milliyetçi Hareket Partisi. Birlik ve beraberlik içinde oluruz, yerelde olduğu gibi genelde de iktidar olabiliriz, iktidar olamazsak ta koalisyon ortağı oluruz” dedi

“BUNLAR BU KUL HAKKINI NASIL VERECEKLER!”

Müdür atamaları ilgili de konuşan ve ateş püsküren Arslan “Milli Eğitime 44 yıl gönül vermiş ama hiçbir badire atlatmamış, soruşturma geçirmemiş bir kardeşiniz olarak şu gördüklerimden nefret duyuyorum. Böyle bir dönem ben 1970’in başından 2014 yılına kadar iki yılı hariç 42 yıl bir fiil idarecilik yaptım 74’deki Ecevit dönemi, 78-79’daki yine o hızlı dönemlerinde, 80 ihtilali dönemlerinde, 95’den sonraki dönemleri hep hatırlıyorum, kıyımlar olmadı diyemeyiz muhakkak oldu, ama böyle bir zulüm asla ve asla rastlanmadı.
Müdür atamaları için yönetmelik çıkartıldı, yönetmelikte 40 puanı okul aile birliği, okuldaki öğretmenler, oradaki öğrenciler Okul Müdürüne değerlendirme yapacak, 60 puan da direk Milli Eğitim Müdürünün inisiyatifine kalmış bir puan alacak, şimdi ben okul Müdür olsaydım orada seçeceğim okul aile birliği benim damımdır muhakkak, öğrenci benim adamımdır, bana muhalif olan bir kişiyi oraya seçmem takdir edersiniz ki olay hep böyledir, sevdiğim öğretmenleri seçerim, büyük ihtimalle o 40 puanı orsan alırım. Velev ki alamadım 30 puan aldım 60 puan hakkı direk Milli Eğitim Müdürünün takdirindedir. Şimdi bakıyorsunuz bir arkadaşımız 34 puan almış, 60 puan Milli Eğitim Müdürünün takdir hakkı, o arkadaşa ben bakıyorum 25 senedir Karabük’te idarecilik yapıyorum, idareci arkadaşların tamamını tanırım, bu arkadaşların başarısı ile Karabük Üniversite Sınavlarında ikinci olmuştur. O başarı şu andaki idarenin değildir. Oradaki o Müdür arkadaşlarımızın başarısıdır. Bakanlıktan birileri geldiği zaman Enver Karataş’ın Müdürü olduğu Mustafa Yazıcı Lisesi örnek olarak gösterildi. Bunların hepsini biz yaşıyoruz, seversiniz ya da sevmezsiniz, Kazım İlter Yenişehir Ortaokulunun Müdürü idi ben iyi biliyorum, başarısının üzerine başarı katmıştır ama 57 puan almıştır. Hiç ummadığım insanlar daha yüksek puan almış okullara idareci olarak atanmıştır. Bunun hesabı ahirette sorulacaktır. Hadi diyelim onların dediği doğru, bu idareciler alındı, onların yerine yeni idareciler getirildi, onların çıkarttıkları yönetmelik diyor ki atanan Müdürler yanındaki Müdür Yardımcısını kendisi atar o da güzel, sınavla Müdür ataması yaptılar yine o eski Müdürlerin hepsini elediler yerine yeni yeni Müdürler atadılar, o da güzel, onları hep doğru yaptılar diyelim ama nasıl yapmışlar bir de ona bakalım! Yüzde 83’ü Eğitim Bir-Sen’e kayıtlı öğretmen ve idareciler müdür oldular o sınav sonunda yüzde 10’u Türk Eğitim-Sen’e kayıtlı olanlar kazandı, yüzde bir de Eğitim-Sen. Bütün bu zekalı, başarı insanların hepsi Eğitim Bir-Sen’e mi toplanmış. Onun da doğru olduğunu sayalım, onlar idareci olarak başladılar mı, başladıktan sonra onarlın çıkardığı yeni bir madde daha var diyor ki okul müdürü çalışacağı müdür yardımcılarını kendisi atar çok güzel. Şimdi Halk Eğitimden ben gittim yerime bir arkadaş geldi Eğitim Bir-Sen’in yönetiminde bulunan bir arkadaş. Eşi AK Parti’nin Kadın Kollarında çalışan bir arkadaş. Geldi Halk Eğitim’de Müdür oldu. Orada üç tane Müdür Muavini arkadaşımız var bakın samimiyetimle söylüyorum bu arkadaşlar Karabük’te bir numaralı Müdür Yardımcısıdır. Onlardan daha iyi bir Müdür Yardımcısının Halk Eğitimde görev yapacağına asla kanaat getirmiyorum. Ne yaptı Müdür siz gidin ben sizi beğenmiyorum, boşta kalın, ben başkalarını istiyorum diyor ve getirtiyor. Allah bunun vebalini onlardan soracak. Devlette bir kanun vardır suçu olan disiplin kuruluna verilir disiplin kurulu teftişini yapar suçlu gördüğü zaman görevden alır, ama bu öyle olmadı. Bir diğer Müdür diyor ki ben bu Müdür Yardımcısını beğeniyorum, ben bunla çalışırım diyor yok sen onu isteyemezsin niye o Eğitim Bir-Sen üyesi değil, Türk Eğitim-Sen üyesi biz onu istemiyoruz, onaylamıyoruz, var mı böyle bir hukuk, böyle bir adalet arkadaşlar? O zaman çıkarsınlar bir kanun tek bir sendika vardır; onun haricinde sendikaların hiç birisini biz kabul etmiyoruz desinler. Bu adalet mi? Bu demokrasi mi, bu hangi hak ve hukukta bahsediliyor. Ben Müslümanım diyen bir insanın buna onay vermesi mümkün değildir. Hangi Müslümanlık kurallarında böyle bir olay vardır. İşi ehline vereceksin, bunlar ehlimi , bunlar ehline bakmıyorlar, işi yapanına, kalitesine bakmıyorlar sadece Eğitim Bir-Senci olup olmadığına bakıyorlar. Direk Krallık rejimine doğru gidiyoruz. Şu andaki AK Parti yönetimindeki insanlar sırt sırta geldiğimiz çok değerli insanlar onların bunu tasvip ettiğine inanmıyorum. Bu tamamıyla Devlette çalışan insanların yaptığı bir iştir, bu da Millete hakarettir. Çocuklarınızın okuması iyiye doğru gitmiyor. Müdür Muavini sınavında sorulan soru şu Panama Kanalının Uzunluğu ne kadardır? Eğer bir Müdür Yardımcısı bunu bilirse herhalde çok iyi bir idareci olur bilemezse idare edemeyecek. Kime soruyor bunu kendinden olmayana, ama ötekine geldiği zaman İslam’ın Şartı Kaçtır diye soruyor İslam’ın Şartını İlkokuldaki çocuklar da biliyor. Ben 44 yıldır bu işin içersinden böyle bir atama görmedim, böyle bir yönetmelik, böyle bir düzen asla görmedim. Lütfen Milletimiz uyansın, böyle bir adalet, böyle bir hukuksuz olmaz” dedi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yorumlar

  1. Abdullah

    Sayın Uysal, bu eleştirilerini 2002’den önce Karabükteki tüm yöneticilerin %80 senin sendikandan ve %20 eğitimsenden olduğu, eğitimbirsenden ise sınav kazanmasına rağmen bir tek yöneticinin bile atanmadığı dönemde de yapmış mıydın acaba merak ettim?

Doğum günü pastası canından ediyordu

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
16 Eylül, 2026 09:52 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 151
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde doğum günü kutlaması sırasında pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yiyen genç, konak sahibinin uyguladığı Heimlich manevrasıyla kurtarıldı.
Olay, Tarihi Çarşı bölgesindeki Eczacı Hidayet Derman Sokak’ta bulunan Hafsa Sultan Konağı’nda meydana geldi. Arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak için konağa gelen genç, pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yedi. Bir süre sonra süsün boğazına kaçması üzerine genç nefes almakta güçlük çekti. Boğazına takılan cismi kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalışan genci arkadaşları hastaneye götürmeye çalıştığı sırada durumu fark eden konak sahibi, gence Heimlich manevrası uyguladı. Manevra sayesinde süsün boğazından geçmesiyle genç rahat bir nefes alırken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olayla ilgili İHA muhabirine konuşan Taner Yılmaz, “Bahçemize gelen genç grup misafirlerimiz vardı. Kendilerini gördüğümüzde rahatsız olduğunu düşündük, sürekli istifra ediyorlardı. İlk başta olayın ne olduğunu anlayamadık. Daha sonra kapının önüne oturduğumuzda tam karşımızda sürekli istifra ediyordu bağırarak ses çıkarmaya başladı. Daha sonra otopark bölgesine doğru gittiğinde bir bayan arkadaş bize geldi. Biz, ‘Ne oldu. Arkadaşınızla ilgili bir problem mi var, rahatsızlığımı var’ dedik. Boğazına doğum günü pastasının plastiğinin kaldığını söyledi, nefessiz kaldığını söyledi. Daha sonra eşimle beraber otoparka doğru yöneldik” dedi.
Heimlich manevrasını gence uygulayan Şengül Yılmaz ise “Hasta olduğunu düşünmeye başladım. Personele sordum ‘Neyi var’ diye, onlarda aynısı söylediler. Daha sonra onlar hızla ilerlemeye başladılar otoparka doğru. Arkadaşları geri geldi, ‘Ne problem var’ dedim, ‘Boğazında pastanın süsü kaldı’ dedi. ‘Yardım ister misiniz, yardım edebilirim. Eğitimim var’ dedim. ‘Çok seviniriz’ dediler. Eşimle beraber otoparka yöneldim, ‘Yardım ister misin’ dedim zaten cevap veremedi, tam tıkanmaya geçmişti. O noktada ben hemen Heimlich manevrasına başladım. 1, 2, 3. hamlede zaten ‘Yuttum abla’ dedi, daha sonra rahatladı. Bence Heimlich manevrası eğitimini her yetişkinin alması gerekiyor. Her restoranın, her işletmenin muhakkak alması gerekiyor. Hayatımızda küçücük bir ilk yardım ilk saniyeler çok önemli bugün de bunu görmüş olduk. Herkesin alması ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yorumlar

  1. Abdullah

    Sayın Uysal, bu eleştirilerini 2002’den önce Karabükteki tüm yöneticilerin %80 senin sendikandan ve %20 eğitimsenden olduğu, eğitimbirsenden ise sınav kazanmasına rağmen bir tek yöneticinin bile atanmadığı dönemde de yapmış mıydın acaba merak ettim?