Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

OTORİTE VE TOPLUM

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
23 Mart, 2017 17:01 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 17
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Topluluk içinde başkalarının fikirlerine uyarak yaşamak kolaydır. Tek başınayken kendi fikirlerine göre yaşamak da. Takdire şayan olan ise, toplum içinde fikri bağımsızlığını korumaktır. (RALPH WALDO EMERSON)

Günümüzde bir fikrinin olması ya da bu fikri bağıra çağıra söylemek çok zordur. Mühim olan mesele bağımlı olduğumuz otoritenin uygulatmaya çalıştığı değerler bize ne kadar uygun. İşte bu tartışılır! Otorite derken; öğretmenler, doktorlar, pilotlar, bilim adamları her tür uzman ve yetkiliyi de kastediyorum.

Otorite bilindiği üzere en doğruyu halka, topluma, bireye uygulayandır. Peki hesapta bu ne kadar doğru. Bakınız: Uçak kazalarına bakalım ve kaza sebeplerine, uçak kazalarının yarısından fazlası pilotaj hatalarından kaynaklanmaktadır. Pilotaj hatasını gören yardımcı pilotların büyük çoğunluğu, kaptana ‘’hata yapıyorsunuz’’ demeye çekiniyor ve bu yüzden hep birlikte ölünüyor.

Bir konu değil, her konu hakkında ufak ufak bilgi sahibi olan kişilerin daldan dala atlaması ise, daha fena bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Bir politikacının sanatsal konularda demeçler vermesi, bir komedyenin politik liderliğe soyunması gibi. Bunlar eleştiriye çok açık konulardır. Hiç bilgisi olmayan bir kişinin, o işte mükemmel olduğunu iddia etmesi de eleştiriye açıktır. Bir işte ustalık yoluna gidenler, evvela zirveye yerleşmiş olanın eserlerine bakarak kendini minimum seviyede görmelidir ki, başarıya ulaşabilsin. Elbette bu makul bir teoridir.

Otorite, otoriter olmadığı ve kendi layığına dair hassasiyeti nispetinde faydalı ve güzeldir. Hakiki otorite, eleştiriyi talep eder, arar, dikkate alır, memnuniyetle karşılar.(Liberallerin düşüncesinde ki otorite)

Otoritenin eleştirilemediği durumda toplumun düşünce yapısına inmek gerekir, herkesin aynı düşündüğü, aynı giyindiği, aynı yemeği yediği, aynı kitabı okuduğu bir durumda zaten otoriteye uygunluk ve karşı çıkmama durumu doğaldır. Zaten sahip olunan otorite o topluma doğru/yanlış olanı savunmaya karşı olarak bir ceza mekanizması üretmiştir, halk korktuğu için duruma rıza göstermektedir ya da gerçekten kabullenmiştir. Bakınız: Nazi Almanya’sında Yahudi soykırımına sesini çıkarmayan halk gibi. Milyonlarca insanın doğru bulduğu şey tek bir kişiye yanlış geldiğinde, doğru olan eleştirilmeden yoluna devam eder, temsil edilen yanlışlıktan söz bile edilemez. Bakınız: Beyonce gerçek bir sanatçıdır. Neşet Ertaş muazzam bir söz yazarıdır. Müslüm Gürses arabeskin babasıdır. Bu durum doğruluk yanılmasından başka birşey değildir.

Peki otoriteye otomatikman boyun eğmemek için ne yapmalı? Öncelikle üretebilen kesim dışlanmamalı,  farklı olan, faklılığı ile kabullenilmeli. Din, dil, ırk ayrımı yapılmadan, soft bir şekilde yalnızca insana ve düşüncesine önem verilmeli. Yönetici bir Ataist ise ya da Müslüman ise, dini ile değil, nasıl yönettiği, halka ne verdiği ile ilgilenilmeli.

Hangi kökene mensup olduğumuzu tartışmak yerine, birlikte bilime, teknolojiye, topluma faydalı bir birey haline dönüşüm nasıl sağlanabilir sorularının cevabını aramak gerekir.

Bizden farklı düşünen, farklı deneyimlere sahip kişilerle tanışıklık kurmalıyız.

Ancak bu sayede kimliklere aldanmama, olaylara farklı açılardan bakma ve pürüzleri konuşarak giderme yetisi kazanabiliriz. Aksi taktirde otoritenin mutlak doğruluğu önyargısı, kalabalığa derhal uyma kolaycılığı ve düşünmeyi dışlayan grup dayanışması üçgeninde sersemleşiriz.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Bir babanın en zor sınavı

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
22 Eylül, 2026 14:04 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 276
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Bartın’ın Amasra ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 3 aylık Umay Melek Kocakurt, gözyaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlanarak toprağa verildi. Jandarma eşliğinde cenaze törenine katılan tutuklu babanın bebeğinin tabutunu kucağında taşıdığı anlar yürekleri dağladı.
16 Eylül 2026 tarihinde Amasra ilçesine seyir halinde olan H.K. (73) idaresindeki 78 BL 591 plakalı otomobilin kontrolden çıkarak istinat duvarına çarptıktan sonra devrilmesi sonucu meydana gelen kazada ağır yaralanan 3 aylık Umay Melek Kocakurt tedavi gördüğü Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde dün hayatını kaybetti. İşlemlerinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsisi tamamlanan Umay bebeğin cenazesi memleketi Karabük‘e getirildi. Aynı kazada annesini de kaybeden talihsiz bebek için Beşbinevler Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Elif Camii’nde tören düzenlendi. Öğle vaktine müteakip kılınan cenaze namazının ardından bebek Kocakurt, gözyaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine jandarma eşliğinde katılan tutuklu baba, bebeğinin tabutunu kucağında taşırken o anlar yürekleri dağladı. Umay bebek annesi Cansu Kocakurt’un mezarının yanında toprağa verildi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.