Sabancı

OBEZİTE SALGINI

Karabük Haber tarafından
04 Nisan, 2017 09:15 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 05.04.2017 14:18
0
0
Tıklanma: 20
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Kilo alıp verme aslında basit bir mantığa dayanır. Alınan ve harcanan kalorilerin her gün tıpa tıp eşit olması mümkün olmasa da, yaşam tarzı sağlıklı olan kişilerde sonuçta bir denge oluşur, kilo sabit kalır. Harcanan kalori alınandan fazla ise, kilo verilir. Alınan kalori genellikle harcanandan fazla ise, zamanla şişmanlamak kaçınılmaz hale gelir. Gıdalardan ve içeceklerden alınan enerjinin yaklaşık üçte ikisi günlük yaşamsal faaliyetler için tüketilir. Solunum, dolaşım, sindirim faaliyetleri ve vücudumuzda kesintisiz gerçekleşen sayısız kimyasal olaylar için gereken bu enerji tüketimi, çalışan ama hareket etmeyen bir arabanın benzin yakması gibi bir şeydir. Enerjinin geri kalanı ise fiziksel aktivite sırasında harcanır. Bunu da arabanın hareket ederken benzin yakması gibi düşünebiliriz. Kilo artışının en önemli nedenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Televizyon, bilgisayar veya akıllı telefonların başında saatlerce oturulması belki de çağımızın en ciddi sorunlarından olan obezitenin baş suçlusudur. Televizyon başında iki saatten fazla oturmak ve obezite arasında bağlantı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bulunuyor. Çok yakın mesafelere bile yürümeyip araçla gidip gelmek de modern yaşamla gelen kötü alışkanlıklardan biridir. Hareketsiz kişilerde şişmanlığa bağlı olarak şeker hastalığı, kalp krizi, hipertansiyon, felç ve kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere birçok sağlık probleminin daha yüksek oranda görülmesi hiç şaşırtıcı değildir. Aşırı ve hatalı beslenme ile başta şişmanlık ve şeker hastalığı olmak üzere pek çok hastalığın bağlantılı olduğu da artık tartışmasız bir gerçektir. Özellikle aşırı miktarda ekmek ve karbonhidratlı gıda tüketimi toplumumuz için tehlike olmaya devam etmektedir. Çift yumurta ikizlerinde yapılan çalışmalar genetik faktörün vücut ağırlığına önemli oranda katkısı olduğunu göstermiştir. Anne ve babası kilolu olan kişiler yüzde 80 ihtimalle kilolu olurlar. Anne veya babası ya da yakın akrabaları kilolu olan kişilerin kilolu olma ihtimalleri toplum ortalamasından yüksektir. Beslenme ve fiziksel egzersiz alışkanlıkları konusunda aile içinde benzerlikler olabileceği için ailesel nedenli şişmanlıkta genlerin ve çevresel faktörlerin birbirini etkiliyor olması da muhtemeldir. Bu konuyu biraz daha ayrıntılı şekilde ele alan bir yazıyı en yakın zamanda sizlere sunmayı planlıyorum. Tiroid tembelliğinde metabolizma yavaşladığı için kilo artışı olabilir. Fakat hafif bir tiroid tembelliği olduğunda bu durumu şişmanlığın tek sebebi olarak görmek doğru değildir. Cushing sendromu, böbrek üstü bezinin çok fazla kortizol üretmesi sonucunda ortaya çıkar. Bu tür şişmanlıkta kollar ve bacaklar ince iken boyun ve yüzde yağ toplanması olur. Polikistik kistik over sendromu doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 5 – 10 unda görülmekte olup en başta gelen belirtilerinden biri de insülin direnciyle birlikte olan kilo artışıdır. Depresyon ve epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar, uzun süre yüksek dozda kullanılan kortizon kilo artışına yol açabilen nedenlerdendir. Bazı insanlar canları sıkıldığında veya sinirli olduklarında daha fazla yerler. Dolayısıyla ruhsal sorunlar da kilo alma nedenleri arasındadır. Yaşlandıkça daha az aktif olan insanların kas dokularındaki azalma kalori harcanmasını azaltır. Bununla birlikte kalori alımı da azaltılmazsa kilo alınır. Kadınlarda orta yaştan sonraki kilo alımında buna ek olarak menopozun da katkısı olur. Hamilelik sırasında alınan kilolar doğumdan sonra verilemeyip bir de peş peşe doğumlar olursa aşırı kilo artışı olabilir. Uyku eksikliği insülin direnci oluşmasına yol açar. Bunun yanı sıra, uyku yetersiz olduğunda acıkma hissi veren ghrelin isimli hormonun kan düzeyi artarken, doygunluk hissi veren leptin isimli hormonun düzeyi ise azalır. Tüm bu nedenlerle, uyku eksikliği şişmanlık nedenlerindendir. Özet olarak belirtmek isterim ki, kronik pek çok hastalığa ve zamansız ölümlere neden olan şişmanlık büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Sağlık ve huzur dileklerimle.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Keltepe Kayak merkezi sezona hazırlanıyor

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
05 Kasım, 2026 15:58 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 168
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün kış turizmindeki önemli noktalarından 2 bin rakımlı Keltepe Kayak Merkezi’nde yeni sezon hazırlıkları aralıksız devam ediyor.
Karabük şehir merkezine yaklaşık 23 kilometre uzaklıkta bulunan merkezde, ziyaretçilerin güvenli ve konforlu bir sezon geçirmesi amacıyla mekanik bakım ve teknik kontroller titizlikle yürütülüyor. Bu çerçevede telesiyej sisteminin makara ve rulman bakımları gerçekleştirilirken, röntgen sistemiyle hat kontrolleri ve gerekli bakım çalışmaları da sürdürülüyor.
5 bağımsız piste sahip Keltepe Kayak Merkezi’nde 875 metre uzunluğunda telesiyej, 500 metre uzunluğunda teleski ve yeni başlayanların kullanımına yönelik baby lift sistemi bulunuyor. Farklı zorluk seviyelerindeki pistleriyle hem kayak öğrenmek isteyenlere hem de deneyimli kayak severlere hitap eden merkez, günübirlik ziyaretçilere hizmet veriyor.
Ekipler, mekanik sistemlerin güvenli ve sorunsuz şekilde hizmet verebilmesi için teknik kontrollerini sürdürürken, Keltepe Kayak Merkezi’ni yeni kış sezonuna hazır hale getirmek için çalışmalarına devam ediyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.