Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Hayal ile Gerçek Arasında İnsan Olmak

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
21 Mart, 2017 14:09 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 25
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Nehirdeki en büyük balık, yakalanamadığı için büyüktür. ( Edward Bloom)

Daniel Wallace’nin yazdığı efsane romanı Büyük Balık’ta anlattığı karakter Edward Bloom, aşık, hayallerinin peşinden koşan, hiç duraksamadan devam eden yaşamında birçok farklı yeteneği bulunan, mistik yapılarda kişilerle tanışan, aynı zamanda ailesine de zaman ayıran, hayatı masal tadında yaşamayı seven/bilen karakterimiz.

Wallace’in bu güzel hikayesi sinemaya uyarlandığı vakit, oturup düşünme fırsatı bulamamıştım. Yönetmeni Tim Burton, bana göre mükemmel işler çıkarmış/çıkarmakta olan yönetmen. Çekeceği filmin pürüzsüz olacağı düşüncesindeydim. Ki hala öyleyim. Benim sorunum roman karakterinin, kendi kafamda kitabı okurken belirlemiş olduğum karakterin, başka bir zihnin kendi kafasında kurduğu biçimde ekrana yansıtması, artık o romandaki karakterin yalnızca Tim Burton’un tanımına göre bilinecek olması, filmi çekerken -elbette ayrıntıya girilmeyerek- en gözde alanlarının anlatılacak olması. Kişinin hayal gücünün sınırlandırılması… Karşı çıktığım nokta tam olarak bu. Peki romanları hayata aktarmak gerçekten iyi bir fikir mi? Romanlarda gerçekten tecrübe edilmeye, hayal kurmaya, söylenmeye değer neler var?

Romancılar sınıf çatışmasını Marx’tan, bilinçaltını Freud’dan önce keşfetmişlerdir.  Bilim kurgunun babası olarak anılan Jules Verne romanlarında hem tarif ettiği buluşlarla teknolojik gelişmelere öncülük etmiş hem de deneyler yaparak ölçümlerde bulunmuştur. Siyaset biliminin babası olarak anılan Montesquie ise, siyasi ve toplumsal incelemeleri ile yeni eğilimlerin en iyi şekilde günümüze yansıtılmasını sağlamıştır. Bir ressam, çok iyi betimleme yapılmış romanı (mesela Mithat Cemil) okuyarak döneme ışık tutabilmektedir.

Günümüzde ise muazzam siyasi entrikalarla uğraşmaktan, romanlarda sunulan edebi, tarihi bilgilerden uzak kalmaktayız.

Roman okumak, hayata ve kadere beriden bakma, istikbalini tasarlama fırsatı sunar. Kişi okudukça canlanır, tasarlar ve ister. Hayalde kurularak yazılan romanların ötesinde, yaşanmış, gerçek bir hikâyenin romanlaştırılması, yaşanmış olanı değerli kılar. Fakat asıl mesele yaşanmaya değer romanlara sahip olmaktır. Zira hayat edebiyattan kıymetlidir. Edebiyat, yaşanılanı açığa çıkarma faaliyetidir.

Her yazılan yaşanılacak olan, her yaşanılan ise yazılacak diye bir kaidem yok elbette. Mesele roman yazmak değil yaşamak. Bir roman kahramanı değil, insan olmak.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KARDEMİR, METALEXPO’DA ÇELİKTEKİ GÜCÜNÜ GÖSTERDİ

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
21 Eylül, 2026 12:58 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 107
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR), demir-çelik sektörünün önemli organizasyonlarından biri olan MetalExpo Fuarı’nda üretim gücünü, yeni ürünlerini ve çelik sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesini tanıttı.

Fuarda KARDEMİR standı, müşterilerden tedarikçilere, kamu ve özel sektör temsilcilerinden sektör profesyonellerine kadar çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Yapılan görüşmelerde şirketin ürün portföyü, yeni çelik kaliteleri ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen ürünler ele alındı.

KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÖNE ÇIKTI

MetalExpo’da KARDEMİR’in uzun ürün grubundaki geniş ürün yelpazesi de ziyaretçilere tanıtıldı.

Şirketin 4,5 ile 56 milimetre arasında kangal üretimi gerçekleştirdiği belirtilirken, özellikle kalın kangal üretimindeki konumuna dikkat çekildi. Ağır profil üretiminde de Türkiye’deki güçlü üreticiler arasında yer alan KARDEMİR, S355JR ve S355J2 kalite ağır profillerinin yanı sıra sanayinin farklı alanlarında kullanılan SBQ ürünlerini de fuarda sektör temsilcilerine sundu.

KARDEMİR’in inşaat çeliğinde 60 yılı aşan üretim tecrübesi de fuarda öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerde müşterilerin teknik beklentileri, yeni ürün ve kalite geliştirme çalışmaları ile yurt içi ve yurt dışındaki yeni iş fırsatları değerlendirildi.

KARDEMİR’İN 1937’DEN BUGÜNE UZANAN HİKÂYESİ

MetalExpo’da sadece KARDEMİR’in bugünkü üretim gücü değil, şirketin 1937 yılında başlayan sanayi yolculuğu da ziyaretçilerle buluşturuldu.

Çeliğin Hikâyesi Bizimle Başladı, Bizimle Gelişiyor” temasıyla hazırlanan fotoğraf sergisinde KARDEMİR’in kuruluşundan ilk üretimine, yatırım dönemlerinden teknolojik dönüşümüne kadar geçen süreç fotoğraflarla anlatıldı.

Sergide fabrikanın yıllar içerisindeki değişimi ve üretim teknolojilerindeki gelişimin yanı sıra KARDEMİR’de farklı dönemlerde görev yapan çalışanların fotoğraflarına da yer verildi.

Böylece KARDEMİR’in sadece üretim tesisleri değil, yıllar boyunca bu üretime emek veren çalışanları da uluslararası bir fuarda ön plana çıkarıldı.

KARDEMİR, fuar boyunca gerçekleştirdiği temaslarla mevcut iş birliklerini geliştirmeyi, yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi ve katma değerli çelik ürünlerinde üretim gücünü daha da artırmayı hedeflediğini ortaya koydu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.