Referanduma sayılı günler kala iyice kızışan ortamı siyasilerimiz ve bizler birbirimizi biraz daha anlayış ile karşılayıp ortamı biraz yumuşatmamız gerekiyor. Yani seçim öncesi üslupsuzluğu terk edilmeli ! Siyasiler ettikleri lafları adeta cımbızla seçer gibi özenle seçmeli ve rakip düşünceli insanları incitmemeye büyük bir özen göstermeliler ! Seçim öncesinin gerginliği ancak böyle giderilebilir ! Şimdi kucaklaşma vakti olmasa da hiç olmazsa birbirlerine karşı daha münasip bir üslubu tercih etme ve ortamı yumuşatma vakti olmalı ! Keşke kucaklaşma da sağlanabilmiş olsa ! Zira Türkiye‘nin birbirini kıran ve yok eden değil, birbirini kucaklayan ve beraberce yaşayabilen siyasilere ihtiyacı vardır. 16 Nisan Referandum sonunda taraflar aldıkları sonuçları beğenmez ve başarısızlıklarını yeni gerginlikler çıkararak ört bas etmeye çalışırlarsa, Türkiye bir hayli zor günler yaşayacak demektir ! Ülkemizin birliğinin ve dirliğinin bozulma girişimlerine karşı durmak istiyorsak, millet olarak Hacı Bektaş-ı Veli’nin “Bir olalım, diri olalım iri olalım” ve “Ayağa kalkarsan hizmet amacıyla kalk, Eğer konuşacaksan, hikmet ile konuş,ve oturacağın zaman, saygı ile otur!” sözlerini asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. “Artık tansiyonu düşürmek gerek” 16 Nisan’da yapılacak Referandum’da sonuç ne çıkarsa çıksın kazanan ülkemiz olsun, Bu ülkeye birsey olursa” Ne evin kalır ‘’ Ne ailen kalır’’ Ne işin kalır’’ Ne aşın kalır” Küçük kırgınlıkları unut” Ülken uçurumdan döndü” Biz mazlumlara sığınak oluruzda bize kimse bakmaz” Biz Türk’ler esaret altında el acamayız” Ne hayat pahalı dersin ” Nede diktatör diye özgürce elestirebilirsin işgal kuvvetlerini” Ortadoğuda Irak’Libya’Mısır’Suriye’ye bakalım’’ Akıllı olup Ülkemize, milletimize, toprağımıza sahip çıkalım ! Yunus Emre’nin dediği gibi, “Bir olursak tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.” Gelin birlik olalım yarın çok geç olmadan, Gelin dirlik bulalım vazgeçin öc almadan. Nefreti yok edelim gel sen de katıl bize, İntikam eşkiyası sevgiyle gelir dize. Yedi düvel elinden kim kurtardı bu yurdu? Mehmetçik değil miydi Lazı, Çerkezi, Arnavutu ,Kürdü? Hangimizin ecdadı feda olmadı yurda? Hangi bahçeden bir gül solmadı bu uğurda? Düne kadar Bosna’da, Kosovada kırılırken soydaşın, Sana senden başka dost çıktı mı düşün-taşın! Asırlardır dinmedi bir bölücü ninnisi, Aynı dinden değil mi alevisi sünnisi? Bin kere lanet olsun Yezit denen deliye! Muhabbetle bağlıyız Muhammed?e Ali?ye. Duyulmuş mu dünyada böyle oyun havası? Bize mi kalmalıydı komşunun kan davası? Siyah beyaz kavgası nasıl ilginç değil mi? Bizim mezhep kavgamız daha gülünç değil mi? Geçin o sınıfları geçin kardeşim geçin, Barışta buluşalım mutlu Türkiye için! Düşman sevindirmenin ne alemi var şimdi? Milletçe kenetlenip sarılmamız kâr şimdi! Bir başka ulus var mı böyle temiz böyle saf? İnsaf edelim dostlar, insaf edelim insaf! Cemal Safi Şu üç günlük fani dünyada birbirimizin kalbini kırarak üzülüp sonrada pişman olmayalım derim.. Ülkemizin sükûnete, huzura ve barışa ihtiyacı var ! Gelin hep birlikte tüm Dünya ve Avrupa’ya karşı inat omuz omuza vererek bir olduğumuzu yedi düvele haykıralım… Birlikte kardeşçe şu cennet vatanımızda mutlu huzurlu yaşamanın tadına hep birlikte varalım…



