Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Geleneksel Ütopyamızdaki Eksiklikler; Ahlak, Akıl ve Bilgi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
20 Mart, 2017 15:20 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 14
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Gelenek, tanım olarak geçmişle olan bir bağlantı, öteden beri yapıla gelen alışkanlıklar olarak adlandırılır. Dünya üzerinde bulunan birçok ülke vardır ve onların geçmişlerine ait elbette bir kültürleri bulunmaktadır. Türkiye her ne kadar geleneklerine bağlı bir ülke gibi gözükse de aslında çok kolay değişime uğramaya müsaittir. Bunu yeni akıl çağına erişmiş bir çocuğun yönlendirilişi gibi görebiliriz.

Türkiye, her ne kadar rejim olarak değişmiş gözükse de, yönetim sistemi olarak geleneklerinden  vazgeçmediğini görmekteyiz. Fakat Tanzimat’tan bu yana hep bir Batı seviyesine ulaşma isteği dönemin tüm aydınlarında bulunmaktadır. Oysa ki dönüp kendi içimizde ki güzelliklerin farkına varmış olsak, sırtımızı dönmemiş olsak, çok daha güzel şeyler elbette ortaya konulabilirdi. Bu bağlamda batılılaşmanın getirilerini,  dönemin artıları-eksileri olarak düşünmek en doğrusu olacaktır.

Peki Batılılaşma nedir? Batılılaşma, dünya toplumlarının sanayi, teknoloji, hukuk, siyaset, ekonomi, yaşam tarzı, beslenme, giyim, dil, felsefe ve değerler gibi alanlarda Batı kültürünü benimsemesini sağlayan süreçtir. Tanımda görüldüğü üzere, yaşam tarzı, felsefe gibi alanlarda bu kültürün benimsenmesi isteniyor. Peki Göktürklerden gelen geleneklerimize baktığımızda Türkiye ile Batı kültürü ne kadar uyuşuyor?, Yanlış Batılılaşma nelere yol açıyor? Evvela bu soruların cevabının doğru bir şekilde verilmesi gerekir. Dünyanın istediği sistem içerisinde tek bir düşüncenin hakim olması, tek bir yemeğin yenilmesi, tek bir giyim tarzının benimsenmesi istekleri hakimdir. Oysa ki Türkiye Doğu-Batı olarak farklı gelenek-göreneklere, farklı bakış açısı ve yaşam tarzına sahiptir. Batının devrim yoluyla yaşadığı değişimi, Türkiye sistemi bir anda pasif devrim şekliyle sosyal hayata uygulamaya çalışmıştır. Bu durum gelecek nesillerin tarihini araştırma isteğini yok ederek, yeni fikirlerden uzak kalarak herkes ile aynı düşünceye sahip olmasına yol açmıştır. Televizyon denilen kapalı kutuya insanların hapis kaldığı, bilgisayar oyunları ile sosyal işçi denilen sürece geçilmesi, yeni fikirler üretebilecek gençleri, dört duvar arasında bir fikre sahip olmayan, sunulan her şeyi kabul eden insan tiplemesine dönüştürmüştür. Yanlış Batılılaşma, televizyon ekranlarındaki yanlış insan tipleri, artık o toplumun kültürünü yansıtır hale gelmiştir. Bakınız: Osmanlı’dan bu yana kadının değeri ile günümüzde kadının bir meta olarak medya üzerinden kullanılması, Türk toplumunun kültürü ile ne kadar uyuşmaktadır.( Kapitalizm ile birlikte kadının bir obje olarak görülmesi durumu)

Kendi değerlerimize sırtımızı çevirmek yerine, Tanzimat’tan bu yana kapattığımız sandığımızın ağzını açmanın vakti çoktan gelmiştir. Bunun en kolay, en sağlam yolu ise kendi tarihimizi, insana davranış şeklimizi, İslam dininin verdiği ahlaki değeri,  toplumun bireye dayattığı öğretiyi umursamadan,  yanlış batılılaşmayı doğru bir şekilde yorumlamaktan geçmektedir.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KARDEMİR, METALEXPO’DA ÇELİKTEKİ GÜCÜNÜ GÖSTERDİ

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
21 Eylül, 2026 12:58 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 107
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR), demir-çelik sektörünün önemli organizasyonlarından biri olan MetalExpo Fuarı’nda üretim gücünü, yeni ürünlerini ve çelik sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesini tanıttı.

Fuarda KARDEMİR standı, müşterilerden tedarikçilere, kamu ve özel sektör temsilcilerinden sektör profesyonellerine kadar çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Yapılan görüşmelerde şirketin ürün portföyü, yeni çelik kaliteleri ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen ürünler ele alındı.

KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÖNE ÇIKTI

MetalExpo’da KARDEMİR’in uzun ürün grubundaki geniş ürün yelpazesi de ziyaretçilere tanıtıldı.

Şirketin 4,5 ile 56 milimetre arasında kangal üretimi gerçekleştirdiği belirtilirken, özellikle kalın kangal üretimindeki konumuna dikkat çekildi. Ağır profil üretiminde de Türkiye’deki güçlü üreticiler arasında yer alan KARDEMİR, S355JR ve S355J2 kalite ağır profillerinin yanı sıra sanayinin farklı alanlarında kullanılan SBQ ürünlerini de fuarda sektör temsilcilerine sundu.

KARDEMİR’in inşaat çeliğinde 60 yılı aşan üretim tecrübesi de fuarda öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerde müşterilerin teknik beklentileri, yeni ürün ve kalite geliştirme çalışmaları ile yurt içi ve yurt dışındaki yeni iş fırsatları değerlendirildi.

KARDEMİR’İN 1937’DEN BUGÜNE UZANAN HİKÂYESİ

MetalExpo’da sadece KARDEMİR’in bugünkü üretim gücü değil, şirketin 1937 yılında başlayan sanayi yolculuğu da ziyaretçilerle buluşturuldu.

Çeliğin Hikâyesi Bizimle Başladı, Bizimle Gelişiyor” temasıyla hazırlanan fotoğraf sergisinde KARDEMİR’in kuruluşundan ilk üretimine, yatırım dönemlerinden teknolojik dönüşümüne kadar geçen süreç fotoğraflarla anlatıldı.

Sergide fabrikanın yıllar içerisindeki değişimi ve üretim teknolojilerindeki gelişimin yanı sıra KARDEMİR’de farklı dönemlerde görev yapan çalışanların fotoğraflarına da yer verildi.

Böylece KARDEMİR’in sadece üretim tesisleri değil, yıllar boyunca bu üretime emek veren çalışanları da uluslararası bir fuarda ön plana çıkarıldı.

KARDEMİR, fuar boyunca gerçekleştirdiği temaslarla mevcut iş birliklerini geliştirmeyi, yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi ve katma değerli çelik ürünlerinde üretim gücünü daha da artırmayı hedeflediğini ortaya koydu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.