Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Dünyanın en uzun kadını hayallerini anlattı

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
14 Ekim, 2021 17:38 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 19
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde yaşayan ve 2 metre 15 santimetrelik boyuyla dünyanın en uzun boylu kadını olarak Guinness Rekorlar Kitabı‘na giren Rumeysa Gelgi, “Profesyonel eğitimimi tamamladım, yakın zamanda çalışmaya başlayacağım” dedi.
Safranbolu ilçesinde yaşayan Safiye ve Haydar Gelgi’nin 24 yaşındaki kızları Rumeysa Gelgi‘nin dünyada nadir görülen
‘Weaver Sendromu’ rahatsızlığı nedeniyle boyu uzamaya başladı. Rumeysa, 2014 yılında 2 metre 13 santimetrelik boyuyla “dünyanın 18 yaş altı en uzun boylu genç kızı” olarak Guinness Rekorlar Kitabı‘na girdi. Yaşayan dünyanın en uzun boylu kadını unvanı ile ikinci kez Guinness Rekorlar Kitabı‘na adını yazdıran Rumeysa Gelgi, ilk başlarda uzayan boyu nedeniyle hayata küstüğünü, daha sonra nadir olan sendromu ve bunun getirdiği uzun boyu avantaja çevirerek iki kez dünya rekortmenliği unvanına sahip olduğunu söyledi. Safranbolu’da yaşadığı evin önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gelgi, “2014 yılında elde ettiğim dünyanın 18 yaş altı en uzun boylu genç uzun unvanına sahiptim. Bu yıl ise dünyanın yaşayan en uzun boylu kadını unvanına sahip olmak için Guinness Rekorları‘na başvuru yaptım. Sonrasında bir ölçüm sürecimiz oldu ve onaylandı. En son geçtiğimiz hafta resmi sertifikamız takdimi gerçekleşti. Dün tüm dünyaya duyuruldu. 3 ay gibi bir süredir bu unvanın sahibi olduğumu biliyordum ama Guinness’in isteği üzerine yakın ailemin haricinde gizlemek zorunda kaldım. Dünden bu yana çok yoğun bir programım oldu. Bu ilgi ve destek beni çok mutlu ve motife ediyor. Onun için çok gururluyum. Yaşayan en uzun boylu kadın ve erkekte Türkiye de ve ülkemiz bu iki unvana sahip. Bu da ülkemiz için güzel bir tesadüf aslında” dedi.

“Ummadığınız başarılara götürebiliyor”
Görünüşü farklı olan insanlara da çağrıda bulunan Rumeysa Gelgi, “Görünüş farklıkları bulunan ve bunla ilgili özgüven problemi insanlar izliyorsa farklı olmak sandığınız kadar kötü bir şey değil. Sizi hiç ummadığınız başarılara götürebiliyor. Şahsi olarak farklılıkların ve dezavantajlı görünen şeylerin insanın kendi isteği ve çabası ile avantaja çevrilebileceğini düşünüyorum. Benim yaptığım şeyde buydu. Dünyada çok nadir olan sendromumu ve bunun bana getirdiği uzun boyu ve hızlı boyu kendim için avantaja çevirerek iki kez dünya rekortmenliği unvanına sahip oldum” dedi.

“Profesyonel eğitimimi tamamladım, yakın zamanda çalışmaya başlayacağım”
Dünya genelinde etkili olan Covid-19 virüsünden dolayı yaşanan pandeminin kendisi açısından hem avantajını hem de sıkıntılarını anlatan Gelgi şunları söyledi:
“Pandemi süreci benim için mental olarak oldukça sıkıntılı geçti. Çok izole bir şekilde 15 ay yaşadım, ta ki tam aşımı olana kadar. Weaver Sendromu hastası olduğumdan akciğerlerim tam kapasite çalışmamakta ve benim bu virüsü almam oldukça tehlikeli olurdu. Kapmamak için elimden gelen tüm çabayı ve özeni göstererek izole bir şekilde yaşadım. Psikolojik olarak sıkıntıları vardı ve neredeyse 1 yıl boyunca evden dışarı çıkmadım. Fakat her şeye rağmen fiziksel sağlığım gayet yerinde. Bu pandemi süreci benim için pozitif yanı da oldu. Bu süreçte profesyonel eğitimime odaklandım. 2016 yılında üniversite sınavlarına girmiş ve istediğim bölümde online eğitim söz konusu olmadığı için tercih yapamamıştım. Uzun yıllardır yurt dışındaki eğitim programlarına odaklandım ve kısa süre önce eğitimimi tamamladım. Web geliştirme üzerine eğitimimi tamamlayarak, web ön yüz geliştiricisiyim ve yakında umuyorum ki çalışmaya başlayacağız. Bunun için de çok mutluyum. Hayal ettiğim bölümü sonunda gerçekleştirebildim.”
Gelgi, Guinness Dünya Rekorları Kitabı‘nın 70 civarında resmi hakemi bulunduğunu, Türkiye’de de tek bir hakem olduğunu belirterek, insanları dolandırıcılara karşı uyardı.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Doğum günü pastası canından ediyordu

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
16 Eylül, 2026 09:52 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 141
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde doğum günü kutlaması sırasında pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yiyen genç, konak sahibinin uyguladığı Heimlich manevrasıyla kurtarıldı.
Olay, Tarihi Çarşı bölgesindeki Eczacı Hidayet Derman Sokak’ta bulunan Hafsa Sultan Konağı’nda meydana geldi. Arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak için konağa gelen genç, pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yedi. Bir süre sonra süsün boğazına kaçması üzerine genç nefes almakta güçlük çekti. Boğazına takılan cismi kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalışan genci arkadaşları hastaneye götürmeye çalıştığı sırada durumu fark eden konak sahibi, gence Heimlich manevrası uyguladı. Manevra sayesinde süsün boğazından geçmesiyle genç rahat bir nefes alırken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olayla ilgili İHA muhabirine konuşan Taner Yılmaz, “Bahçemize gelen genç grup misafirlerimiz vardı. Kendilerini gördüğümüzde rahatsız olduğunu düşündük, sürekli istifra ediyorlardı. İlk başta olayın ne olduğunu anlayamadık. Daha sonra kapının önüne oturduğumuzda tam karşımızda sürekli istifra ediyordu bağırarak ses çıkarmaya başladı. Daha sonra otopark bölgesine doğru gittiğinde bir bayan arkadaş bize geldi. Biz, ‘Ne oldu. Arkadaşınızla ilgili bir problem mi var, rahatsızlığımı var’ dedik. Boğazına doğum günü pastasının plastiğinin kaldığını söyledi, nefessiz kaldığını söyledi. Daha sonra eşimle beraber otoparka doğru yöneldik” dedi.
Heimlich manevrasını gence uygulayan Şengül Yılmaz ise “Hasta olduğunu düşünmeye başladım. Personele sordum ‘Neyi var’ diye, onlarda aynısı söylediler. Daha sonra onlar hızla ilerlemeye başladılar otoparka doğru. Arkadaşları geri geldi, ‘Ne problem var’ dedim, ‘Boğazında pastanın süsü kaldı’ dedi. ‘Yardım ister misiniz, yardım edebilirim. Eğitimim var’ dedim. ‘Çok seviniriz’ dediler. Eşimle beraber otoparka yöneldim, ‘Yardım ister misin’ dedim zaten cevap veremedi, tam tıkanmaya geçmişti. O noktada ben hemen Heimlich manevrasına başladım. 1, 2, 3. hamlede zaten ‘Yuttum abla’ dedi, daha sonra rahatladı. Bence Heimlich manevrası eğitimini her yetişkinin alması gerekiyor. Her restoranın, her işletmenin muhakkak alması gerekiyor. Hayatımızda küçücük bir ilk yardım ilk saniyeler çok önemli bugün de bunu görmüş olduk. Herkesin alması ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.