Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

ÇİÇEK VERİP SEVİNDİRİLEN DEĞİL, MÜCADELECİ KADIN OLUN!!!

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
08 Mart, 2016 11:01 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 15
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Ve yine 8 Mart Dünya kadınlar günü geldi çattı. Çattı diyorum çünkü bu tür kutlamalar kurumlar ve Sivil toplum kuruluşları için zulüm oluyor. Çünkü o kadar belirli gün ve haftalar var ki, biz bile hafta ve gün takip etmekten yıl nasıl bitti anlamıyoruz.

Latife bir yana, bugün tüm Dünya ve ülkemizde 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutlanacak. Genellikle etkinlikler hep aynı, basın açıklamaları birbirinin kopyası, çünkü hepsi kopyala yapıştır….

Tıpkı kadınlarımızın hayatları gibi, bitmeyen çileleri gibi…

8 Mart’larda tüm dünyada kadın haklarından, onların ne kadar fedakâr, cefakâr ve kutsal olduğundan bahsedilir. Emekçi kadınların hakları, sözde de olsa teslim edilmeye çalışılır, kadınların hak ettikleri hayatı yaşayabilmeleri için planlar yapılır, projeler geliştirilir.

Ancak ülkemizde yaşayan kadınların durumu ise biraz farklı.

Onların önemli bir kısmına göre kadın olmak, ayrımcılıkla, şiddetle, acıyla, tacizle, tecavüzle ve ölümle iç içe yaşamak demek. Onlar kadın olarak doğdukları için kendilerini şanssız hissediyorlar. Küçük yaşta ev kadınlığı görevini üstlenme, ‘evinin kadını, çocuklarının anası’ olma misyonu, kadını ezmiş ve aile içinde kadını  yalnızlaştırmıştır.

Evde kocaya, işyerinde işverene, baba ocağında babaya, abiye ‘borçlu’ sayılan kadın, haklarının farkında olamıyor. Kadına yönelik cinsel, bedensel ve psikolojik şiddet çok zaman ceza bile almıyor.

Kısacası Türkiye Kadın olmak; doğarken hayata yenik başlamaktır.İkinci sınıf vatandaş muamelesi görmektir. Hayatları boyunca sürekli şiddete ve tacize maruz kalmaktır.

Dövülmesi, haklarının korunmaması, suiistimal edilmesidir.Halen bir çoğunun daha önce hiç görmediği birisiyle evlendirilmesidir.Ekonomik koşullarla dedesi yaşındaki adamların koynuna sokulmasıdır. “Namus” kavramı yüzünden, sürekli baskı görmesidir

Her yıl onlarcasının “töre” sebepli katledilmesidir.Bir aile bireyinin tecavüzüne uğrayıp, yine katledilen olmaktır.Çocuğu olmayınca üzerine kuma getirilmektir..Fuhuşa zorlanmasıdır. Ya da bunun için satılmasıdır.

Vücudu üzerinden rant elde edilmesidir. Reklamlar adı altında vücudunun TV ve billboardlarda teşhir edilmesidir. Ve acıdır ki teşhir malzemesi için kullanılan vücudunun sadece estetik amaçlı kendi rızası ile kullanılmasıdır.

Artık uğruna gün düzenlenen kadınlar, istismar edildiklerinin, kendi kişiliklerinin ve emeklerinin değerlerinin farkına varmalılar. Siyasal ve toplumsal talepleri için mücadelelerinden vazgeçmemeleri, şimdiye kadar edindikleri kazanımlarını yitirmemeleri gerektiğinin bilincine varmalılar. Sadece bir gün çiçek verilip sevindirilen kadın değil, mücadeleci kadın olmak zorundalar.

Cinsel ve sınıfsal sömürüye son vermek adına, savaşsız barış dolu yaşanabilir bir dünya yaratmak adına, eşitlik, özgürlük ve demokrasi adına, emeğin değerinin katlanması talebimle, kadınlarımızın 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” nü kutlarım.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Doğum günü pastası canından ediyordu

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
16 Eylül, 2026 09:52 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 52
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde doğum günü kutlaması sırasında pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yiyen genç, konak sahibinin uyguladığı Heimlich manevrasıyla kurtarıldı.
Olay, Tarihi Çarşı bölgesindeki Eczacı Hidayet Derman Sokak’ta bulunan Hafsa Sultan Konağı’nda meydana geldi. Arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak için konağa gelen genç, pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yedi. Bir süre sonra süsün boğazına kaçması üzerine genç nefes almakta güçlük çekti. Boğazına takılan cismi kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalışan genci arkadaşları hastaneye götürmeye çalıştığı sırada durumu fark eden konak sahibi, gence Heimlich manevrası uyguladı. Manevra sayesinde süsün boğazından geçmesiyle genç rahat bir nefes alırken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olayla ilgili İHA muhabirine konuşan Taner Yılmaz, “Bahçemize gelen genç grup misafirlerimiz vardı. Kendilerini gördüğümüzde rahatsız olduğunu düşündük, sürekli istifra ediyorlardı. İlk başta olayın ne olduğunu anlayamadık. Daha sonra kapının önüne oturduğumuzda tam karşımızda sürekli istifra ediyordu bağırarak ses çıkarmaya başladı. Daha sonra otopark bölgesine doğru gittiğinde bir bayan arkadaş bize geldi. Biz, ‘Ne oldu. Arkadaşınızla ilgili bir problem mi var, rahatsızlığımı var’ dedik. Boğazına doğum günü pastasının plastiğinin kaldığını söyledi, nefessiz kaldığını söyledi. Daha sonra eşimle beraber otoparka doğru yöneldik” dedi.
Heimlich manevrasını gence uygulayan Şengül Yılmaz ise “Hasta olduğunu düşünmeye başladım. Personele sordum ‘Neyi var’ diye, onlarda aynısı söylediler. Daha sonra onlar hızla ilerlemeye başladılar otoparka doğru. Arkadaşları geri geldi, ‘Ne problem var’ dedim, ‘Boğazında pastanın süsü kaldı’ dedi. ‘Yardım ister misiniz, yardım edebilirim. Eğitimim var’ dedim. ‘Çok seviniriz’ dediler. Eşimle beraber otoparka yöneldim, ‘Yardım ister misin’ dedim zaten cevap veremedi, tam tıkanmaya geçmişti. O noktada ben hemen Heimlich manevrasına başladım. 1, 2, 3. hamlede zaten ‘Yuttum abla’ dedi, daha sonra rahatladı. Bence Heimlich manevrası eğitimini her yetişkinin alması gerekiyor. Her restoranın, her işletmenin muhakkak alması gerekiyor. Hayatımızda küçücük bir ilk yardım ilk saniyeler çok önemli bugün de bunu görmüş olduk. Herkesin alması ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.