Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Büro Memur-sen Genel Başkanı Yazgan: “Ne Devlet Sendikacılığı Ne De Devlet Düşmanlığı”

tarafından
07 Şubat, 2015 14:55 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 23
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, “Sendikacılık yaparken ne devlet sendikacılığı ne de devlet düşmanlığı yapılmayacak. Sendikalar sivil toplum örgütüdür. Gücünü ise teşkilatından alır. Sendika siyaset ilişkisi ince çizgidir. Buna dikkat etmek lazım” dedi.

Büro Memur-Sen Samsun Şubesi, İl Divan Toplantısı’nı bir otelde gerçekleştirdi. Sendika üyesi ve birçok davetlinin katıldığı toplantıda konuşan Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, sendikayla siyaset ilişkisinin ince bir çizgi olduğunu belirterek, “2001 yılında Büro Memur-Sen’i hareketlendirdik. Kurucuları olarak sendikamızı 4688 sayılı Yasa’ya göre dizayn ettik. Büro hizmet kolunda mücadele veriyoruz. 2001 yılları rüzgarın sert estiği yıllardı. 28 Şubat sürecinin ardından gelinen bir süreçti. Memur-Sen’i anlatıyorduk. Kamu-Sen’den farklı olduğumuzu anlatıyorduk. Önce sendikamızı tanıtıyorduk. Bugüne geldiğimizde 900 bine yakın üyesi olan bir sendikayız. Bunun 60 bine yakını ise Büro Memur-Sen üyesidir. Bunla ne kadar gurur duysak azdır. Bu 12-13 yıllık bir çalışmanın eseridir. Daha üst noktalara gelmek için mücadele edeceğiz. Memur-Sen binlerce kilometre yol yaptı. Her yeri dolaştı ve durduğumuz yerle bakışımız herkese anlatıldı. Önceden sendikacılık birbiri üzerinden yapılan bir sivil toplum hareketidir. Kamu-Sen iş yerlerini ziyaret ederek KESK’e üye olmamak için laflarda bulunup, kendilerine üye yapmaya çalışıyordu. KESK’ciler de Kamu-Sen için aynı şeyleri yapıyordu. Birbirlerini kötü göstererek kamu çalışanlarını kendi saflarına çekme mücadelesi vardı. Bunlardan biri artık sendikalar çalışmalarıyla ön plana çıkıyor. Bugün Memur-Sen bu algıyı kırmıştır. Sendikacılık yaparken ne devlet sendikacılığı ne de devlet düşmanlığı yapılmayacak. Duruş noktamız budur. Sendikalar sivil toplum örgütüdür. Gücünü ise teşkilatından alır. Sendika siyaset ilişkisi ince çizgidir. Buna dikkat etmek lazım. Çünkü haklarımızı Meclis’ten, hükümetten ve iktidarla illaki görüşmelerimiz ve pazarlığımız olacak. Biz hiçbir zaman kendi teşkilatlarımızı siyasi partilerin oyuncağı haline getirmememiz lazım” diye konuştu.

Toplantıda Genel Başkan Yardımcıları Sezayi Soysal ve Mustafa Mengütaycı’nın yanı sıra Büro Memur-Sen Samsun Şube Başkanı Mustafa Karabiber de birer konuşma yaptı.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Doğum günü pastası canından ediyordu

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
16 Eylül, 2026 09:52 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 76
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde doğum günü kutlaması sırasında pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yiyen genç, konak sahibinin uyguladığı Heimlich manevrasıyla kurtarıldı.
Olay, Tarihi Çarşı bölgesindeki Eczacı Hidayet Derman Sokak’ta bulunan Hafsa Sultan Konağı’nda meydana geldi. Arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak için konağa gelen genç, pastanın üzerindeki süsü çikolata zannederek yedi. Bir süre sonra süsün boğazına kaçması üzerine genç nefes almakta güçlük çekti. Boğazına takılan cismi kendi imkanlarıyla çıkarmaya çalışan genci arkadaşları hastaneye götürmeye çalıştığı sırada durumu fark eden konak sahibi, gence Heimlich manevrası uyguladı. Manevra sayesinde süsün boğazından geçmesiyle genç rahat bir nefes alırken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olayla ilgili İHA muhabirine konuşan Taner Yılmaz, “Bahçemize gelen genç grup misafirlerimiz vardı. Kendilerini gördüğümüzde rahatsız olduğunu düşündük, sürekli istifra ediyorlardı. İlk başta olayın ne olduğunu anlayamadık. Daha sonra kapının önüne oturduğumuzda tam karşımızda sürekli istifra ediyordu bağırarak ses çıkarmaya başladı. Daha sonra otopark bölgesine doğru gittiğinde bir bayan arkadaş bize geldi. Biz, ‘Ne oldu. Arkadaşınızla ilgili bir problem mi var, rahatsızlığımı var’ dedik. Boğazına doğum günü pastasının plastiğinin kaldığını söyledi, nefessiz kaldığını söyledi. Daha sonra eşimle beraber otoparka doğru yöneldik” dedi.
Heimlich manevrasını gence uygulayan Şengül Yılmaz ise “Hasta olduğunu düşünmeye başladım. Personele sordum ‘Neyi var’ diye, onlarda aynısı söylediler. Daha sonra onlar hızla ilerlemeye başladılar otoparka doğru. Arkadaşları geri geldi, ‘Ne problem var’ dedim, ‘Boğazında pastanın süsü kaldı’ dedi. ‘Yardım ister misiniz, yardım edebilirim. Eğitimim var’ dedim. ‘Çok seviniriz’ dediler. Eşimle beraber otoparka yöneldim, ‘Yardım ister misin’ dedim zaten cevap veremedi, tam tıkanmaya geçmişti. O noktada ben hemen Heimlich manevrasına başladım. 1, 2, 3. hamlede zaten ‘Yuttum abla’ dedi, daha sonra rahatladı. Bence Heimlich manevrası eğitimini her yetişkinin alması gerekiyor. Her restoranın, her işletmenin muhakkak alması gerekiyor. Hayatımızda küçücük bir ilk yardım ilk saniyeler çok önemli bugün de bunu görmüş olduk. Herkesin alması ve zorunlu hale getirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.