Sabancı

10. Uluslararası Safran Festivali’nde 1 ton safranlı pilav dağıtıldı

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
02 Kasım, 2026 00:24 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 72
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘ün Safranbolu ilçesinde bu yıl 10’uncusu düzenlenen Uluslararası Safran Festivali’nde katılımcılara 1 ton safranlı pilav ikram edildi.
Şehitlik Anıtı’ndan Kazdağlıoğlu Meydanı’na kadar düzenlenen kortej yürüyüşüyle başlayan festival, konuşmaların ardından Cinci Hoca Macunu dağıtımı ve zerde kaynatılmasıyla devam etti. Festival etkinlikleri daha sonra Gayza köyündeki Safranova safran tarlasında sürdü. Burada konuşan Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erol Altuntepe, Safranbolu safranının kentin en kıymetli değerlerinden biri olduğunu belirterek, festivalin 10’uncusunu düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Safranbolu’nun tarihi ve kültürel mirasıyla dünyada özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Altuntepe, safranın da bu mirası geleceğe taşıyacak önemli zenginliklerden biri olduğunu kaydetti. Safranın gastronomiden tekstile, kimyadan ilaç sanayisine kadar birçok alanda kullanıldığına dikkati çeken Altuntepe, festivalin uluslararası kimlik kazanmasının önemine değindi. Altuntepe, Safranbolu safranının dünya gastronomisinin önemli değerlerinden biri olmasını hedeflediklerini vurgulayarak, “Safranbolu TSO olarak temel hedefimiz bellidir. Safranımızın üretimini artırmak, üreticilerimizin emeklerinin karşılığını almasını sağlamak ve bu eşsiz ürünümüzü ulusal ve uluslararası pazarda hak ettiği yere taşımaktır” ifadelerini kullandı.
Safranbolu’da sınıf öğretmenliği yapan Güler Karacaoğlan, safran tarlalarında düzenlenen festivallere her yıl katılmaya çalıştığını ifade ederek, herkesi dünyanın en pahalı baharatı olan safranı yerinde görmeye davet etti.
Festival için İstanbul’dan Karabük‘e geldiğini aktaran Elif Ayvaz ise, İstanbul’da arkadaşlarının tavsiyesi üzerine safran dikimine başladığını kaydetti. Safran festivaline katılarak çok önemli bilgiler öğrendiğini belirten Ayvaz, “Festivali düzenleyen herkese çok teşekkür ederim” diye konuştu.
Konuşmaların ardından dev kazanda hazırlanan 1 ton safranlı pilav katılımcılara ikram edildi. Protokol üyeleriyle birlikte safran tarlasına akın eden vatandaşlar, dünyanın en pahalı baharatı olan safranın hasadını gerçekleştirip, bol bol fotoğraf çektirdiler.

230 yıllık Demirciler Çarşısı’nda demirin ateşi sıcak geleceği soğuk

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
02 Kasım, 2026 00:16 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 79
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük‘ün Safranbolu ilçesindeki 230 yıllık Demirciler Çarşısı’nda çırak yetişmemesi, geleneksel demirciliğin geleceğini tehdit ediyor.
Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 1796 yılında Akçasu Deresi’nin iki yakasına kurulan çarşı, sıcak ve soğuk demircilik el sanatlarının üretildiği tarihi dokusuyla bugün de işlevini sürdürüyor. Geçmişte tarım aletlerinden kapı kilitlerine kadar pek çok ürünün üretildiği çarşıda, bugün geleneksel demir işçiliğini sürdüren yalnızca 4 ustanın kalması mesleğin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Yüzyıllardır demirin dövüldüğü ve onlarca ustanın yetiştiği tarihi dükkanlar, çırak yetişmemesi ve mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması sebebiyle artık hediyelik eşya dükkânına dönüşüyor.
UNESCO tescilli kilit ustası Hüseyin Özdemir, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 1796 yılında Safranbolu’da kurulan Demirciler Çarşısı’nın günümüzde faaliyetlerini sürdüren ve tarihi dokusuyla orijinalliğini koruyan tek çarşı olduğunu belirtti.
Bölgede o dönemlerde her meslek grubunun kendine ait bir arastası bulunduğunu ifade eden Özdemir, “Yemeniciler Arastası, Saraçlar Arastası ve Semerciler Arastası bunlardan bazılarıydı. Her meslek grubu kendi arastasında faaliyet gösteriyordu. Burası da Demirciler Arastası olarak biliniyordu. Hemen karşısında ise Kalaycılar ve Bakırcılar Arastası bulunuyordu. Peki, bu arastalara ne oldu? Zaman içerisinde bu çarşıların tamamı asıl işlevini kaybetti ve hediyelik eşya dükkanlarına dönüştü. Safranbolu’da kuruluş amacını koruyarak faaliyetlerini sürdüren tek çarşı Demirciler Çarşısı olarak kaldı” diye konuştu.
Demirciler Çarşısı’nın ise kuruluş amacını koruyarak faaliyetlerini sürdüren tek çarşı olduğunu ifade eden Özdemir, geçmişte burada balta, kazma, tırmık ve kürek gibi tarım aletlerinin üretildiğini kaydetti. Fabrikasyon üretimin yaygınlaşması ve teknolojinin gelişmesiyle geleneksel demirciliğin gerilemeye başladığını aktaran Özdemir, Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmasının ardından tarihi evlerde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının mesleğe yeniden ihtiyaç duyulmasını sağladığını belirtti.
Özdemir, tarihi yapıların restorasyonunda kullanılan kapı kilitleri, tokmakları, kulpları ve menteşeleri gibi geleneksel demir işçiliği ürünlerini geçmişteki tekniklerle üretmeye çalıştıklarını dile getirdi. Geçmişte ustaların el emeğiyle hazırladığı ürünlerin bugün de aynı anlayışla yapıldığını vurgulayan Özdemir, “1796 yılındaki ustalarımız ne yaptıysa biz de aynısını yapmaya çalışıyoruz. Ustalarımız ve kalfalarımız aynı dükkanda yetiştiği için bu işin yabancısı değiliz. Meslek, adeta dededen toruna aktarılır gibi bugüne kadar ulaştı” dedi.

“Sıcak demirin geleceği soğuk oldu”
Kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında bulunmasına rağmen ümitlerini kaybetmediklerini dile getiren Özdemir, şunları kaydetti:
“Ancak şu anda sıcak demirin geleceği soğuk oldu. Gençlerin bu tür mesleklere ilgi göstermemesi bu mesleğin sonuna getiriyor. Aslında mesleğin kendisinden ziyade, bu mesleği yaşatan ustaların sonunun geldiğini görüyoruz. Gönlümüz, bu mesleklerin yaşatılmaya devam etmesinden yana. Demirciler Çarşısı’nın kuruluş amacı demircilikse, buranın bir demirci çarşısı olarak yaşamaya devam etmesini istiyoruz.”

Çarşının en genç ustası
Demirciler Çarşısı’nın en genç ustası Cihan Ünal (30) ise, 15 yaşından itibaren tamamen bu iş üstüne çalıştığını kaydederek Türkiye’nin en genç kilit ustalarından biri olduğunu söyledi. Gençlere tavsiyelerde bulunan Ünal, “Yani tek olmak üzücü. Bu işin benden sonra da devam etsin istiyorum. Demirci dükkanlarında 4-5 tane ustamız kaldı. En küçüğü benim, benden büyüğü babamla yaşıtlar. Artık hani 50-60 yaşlarındalar. Yavaş yavaş emekliliğe doğru gidiyorlar. Şu an Safranbolu’da yetişmiş olarak sadece biz varız. Hani bizden sonra yetişen olur mu bilmiyorum. İnşallah olur. Şu an Türkiye’de hani Osmanlı kilitçiliği üzerine bu konakların restorasyonlarında kullanılan demir aksamları yapan en genç ustalardan biriyim” ifadelerine yer verdi.
Ünal, yaptığı iş dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı kartı verilmeye layık görüldüğünü söyleyerek sözlerini tamamladı.