Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

YAŞIYORUZ DESİNLER DİYE…

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
22 Eylül, 2017 12:55 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 26
Okuma Süresi: 3dk
Cengiz Ünal

Çevrenize şöyle dönüp bir bakın. Çünkü ben bakıyorum ve gördüklerimin pek de iç açıcı olduğunu düşünmüyorum. Aslında bahsettiğim şey tam olarak hepimizin hayatında yaptığı hatta yapmaktan zevk aldığı birtakım uğraşlar. Veyahut zamanımızı bir teneke tıngırtısındaki gereksiz ses kadar basit olan ve uğruna günlerimizi feda ettiğimiz uğraşlar..

İnsanlar birbirlerinin yüzlerine bakarak kendilerini ifade edebilme yetisini işte bu şekilde kaybediyor. Ne ile mi?

Sosyal medya canavarlarından değilim. Teknolojiye hiç karşı değilim. Bahsettiğim durum tam olarak burada başlıyor aslında. İnstagram, facebook, twitter hatta daha nice sosyal medya ağları bizlere nasıl bir insan olmalıyızın maddelerini görünmez bir el ile önümüze sunuyor sanki. Şu şekilde fotoğraf paylaşırsam fenomen olabilirim, bu yemeğin fotoğrafını 90 derecelik açıyla çekmem gerekiyor ki beğenisi fazla olsun bla bla bla…

İnsanların kendilerini ifade edebildiğini zannettiği bu platformlar aslında kendilerini ne denli ifade edemediklerinin bir göstergesi. Herkes “olması gerektiği” gibi davranıyor sanki. Benliklerinin ve ruhlarının ne istediklerinden ziyade “etraf”ın ne istediği daha bir önemseniyor gibi. Gerçi görünmez bir el’in ruhlara kadar indiği göz önünde bulundurulursa, ruh bile ne istediğini bilemez durumdadır herhalde. Peki neden bu kadar önemli bu “etraf” denen şey?

İnsan her zaman özgür olduğunu, olmasını gerektiğini iddia eden bir varlık olmasına rağmen, neden kendisi ile arasına etrafı sokar? Ne istediğini bilmeyene “etraf” ne istemesi gerektiğini öyle bir aşılıyor ki, bir bakmışsınız yanınız yöreniz bir yığın şaklaban. “Etraf”ın arzuları doğrultusunda ip’te oynamaya gönül vermiş şaklabanlar.

‘Dünya güzelleri diye bir program yapmışlar. Program derken vicdanım sızlıyor, kelimeye haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Tanımlamak zorunda olduğum için görmezden gelmenizi rica edeceğim sayın okurlar. Anlayışınız için şimdiden teşekkürler!

Her neyse gelelim asıl konuya. Güya dünya turu yapan dünya güzellerimiz farklı ülkeleri izleyiciye tanıtma güdümü altında yaptıkları ironik hareketler ile, dünyayı değil de kendilerini dünyaya tanıtma fırsatı bulmuşlar haberleri yok!

Uğraş alanlarımız, yürek sızlatan cinsten ne yazık ki!

1/2
YAŞIYORUZ DESİNLER DİYE…
Çevrenize şöyle dönüp bir bakın. Çünkü ben bakıyorum ve gördüklerimin pek de iç açıcı olduğunu düşünmüyorum. Aslında bahsettiğim şey tam olarak hepimizin hayatında yaptığı hatta yapmaktan zevk aldığı birtakım uğraşlar. Veyahut zamanımızı bir teneke tıngırtısındaki gereksiz ses kadar basit olan ve uğruna günlerimizi feda ettiğimiz uğraşlar..
İnsanlar birbirlerinin yüzlerine bakarak kendilerini ifade edebilme yetisini işte bu şekilde kaybediyor. Ne ile mi?
Sosyal medya canavarlarından değilim. Teknolojiye hiç karşı değilim. Bahsettiğim durum tam olarak burada başlıyor aslında. İnstagram, facebook, twitter hatta daha nice sosyal medya ağları bizlere nasıl bir insan olmalıyızın maddelerini görünmez bir el ile önümüze sunuyor sanki. Şu şekilde fotoğraf paylaşırsam fenomen olabilirim, bu yemeğin fotoğrafını 90 derecelik açıyla çekmem gerekiyor ki beğenisi fazla olsun bla bla bla…
İnsanların kendilerini ifade edebildiğini zannettiği bu platformlar aslında kendilerini ne denli ifade edemediklerinin bir göstergesi.  Herkes “olması gerektiği” gibi davranıyor sanki. Benliklerinin ve ruhlarının ne istediklerinden ziyade “etraf”ın ne istediği daha bir önemseniyor gibi. Gerçi görünmez bir el’in ruhlara kadar indiği göz önünde bulundurulursa, ruh bile ne istediğini bilemez durumdadır herhalde. Peki neden bu kadar önemli bu “etraf” denen şey?
İnsan her zaman özgür olduğunu, olmasını gerektiğini iddia eden bir varlık olmasına rağmen, neden kendisi ile arasına etrafı sokar? Ne istediğini bilmeyene “etraf” ne istemesi gerektiğini öyle bir aşılıyor ki, bir bakmışsınız yanınız yöreniz  bir yığın şaklaban. “Etraf”ın arzuları doğrultusunda ip’te oynamaya gönül vermiş şaklabanlar.
‘Dünya güzelleri diye bir program yapmışlar. Program derken vicdanım sızlıyor, kelimeye haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Tanımlamak zorunda olduğum için görmezden gelmenizi rica edeceğim sayın okurlar. Anlayışınız için şimdiden teşekkürler!
Her neyse gelelim asıl konuya. Güya dünya turu yapan dünya güzellerimiz farklı ülkeleri izleyiciye tanıtma güdümü altında yaptıkları ironik hareketler ile, dünyayı değil de kendilerini dünyaya tanıtma fırsatı bulmuşlar haberleri yok!
Uğraş alanlarımız, yürek sızlatan cinsten ne yazık ki!
Geçenlerde izlediğim bir dizi de anlatılanlar tam da bahsetmek istediğim konuyu açıklıyor.
Dizinin konusu teknolojinin hızla gelişmesi üzerine. Dikkatimi geçen bir bölümü vardı ki tam da işte anlatmak istediğim “etraf” dedim.
Bakmak isteyenler için dizinin adı Black Mirror ( Kara Ayna ).
Tam olarak anlatılan olay; insanlar sosyal medyada paylaştıkları fotoğraflar ile aldıkları beğeniler sayesinde diğer insanlar tarafından puanlandırılıyorlar. Karşısındaki insanın yapmasını istemediği bir hareketi yaptıklarında puanları düşeceğinden ötürü, “etraf”ına sahte gülücükler saçmak, içinden gelmeyerek iyi görünmeye çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Çünkü eğer puan tabloları 4.0’ın altına düşerse maddi durumu olsa dahi uçakla seyahat edemez. Çünkü uçak seyahati 4.0’ın üzerinde olan insanlar için ayarlanmıştır. İstediği bir partiye katılamaz. Çünkü puanı asıl istenenden 0,1 eksiktir. Bu gibi örnekler ile olması gerekenin sınırlarının çizildiği bir insan tipinin oluşumu anlatılıyor. İzlerken şaşırdım mı? Tabiki şaşırmadım. Henüz bu noktaya gelmedik diye seviniyor diye de değilim. Çünkü zaten bu senaryonun bir benzerini yaşıyoruz. Görünmez el iyi çalışıyor anlaşılan. Umarım bir gün bu yazıyı okumak için tıkladığınızda ‘puanınız 2,9. Okuyamazsınız butonu ile karşılaşmazsınız’.
Ne demiş Sezen Aksu; Yaşıyoruz desinler diye, bizi çok sevsinler diye…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Direksiyon başında kalp krizi geçirdi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
16 Ekim, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 361
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘te direksiyon başında kalp krizi geçirdiği öğrenilen sürücünün kontrolünden çıkan otomobil, demir korkuluklara çarparak alt geçidin üzerinde askıda kaldı. Kazada yaralanan 46 yaşındaki sürücü hastaneye kaldırılarak entübe edildi.
Kaza, Ergenekon Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.K. (46) idaresindeki 46 ADC 450 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu demir korkuluklara çarptı. Battı-çıktıya düşmekten son anda kurtulan otomobil, korkuluklarda askıda kaldı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kalp krizi geçirdiği öğrenilen M.K., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Sürücünün hastanede entübe edildiği öğrenildi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.