Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Umut Etmek, Rüyadan Uyanmaktır.

Karabük Haber tarafından
30 Eylül, 2017 11:50 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 01.10.2017 00:19
0
0
Tıklanma: 43
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Her sabah uyanıp işinize gidiyorsunuz, arkadaşlarınızla buluşup sanattan, siyasetten konuşuyorsunuz. Günlük rutin işlerinizi halledebileceğiniz, kendinize dilediğiniz gibi vakit ayırabileceğiniz bir özgürlüğe sahipsiniz. Çat! Bir gün kapı çalıyor. O da ne? Tüm özgürlüğünüz ve haklarınızın tamamı elinizden alınmış.

Kapıyı çalan devlet baba ve tüm haklarınızı elinizden alan da devlet baba.

Nüfus azaldıkça azalıyor. –nüfusun azalması demek, o toplum için güç faktörünün, oturmuş kimliğinin yok olması demek- gelişen teknolojinin getirdiği zararlar, kısırlaştırılmış kadınlar, radyasyon ve çeşitli hastalıklardan dolayı kadınlar artık doğuramıyor. Üreyebilen kadın sayısı oldukça az. Peki bu kadar azınlıkta olan kadınlara devlet nasıl bir muamele yapıyor? Merak ettiniz değil mi sevgili okurlarım.

Margaret Atwood ‘’Damızlık Kızın Öyküsü’’ adlı eserinde, tam olarak bu durumu anlatmış. Yazar, okuyucularına aşırı distopik bir gelecek sunuyor. Böyle bir durumda devletin tepkisi ne olur? Empati yapmak imkansız. Fakat her durumda kadınların tehlikede olduğu aşikar ve bu durum biraz ürkütücü.

Eserde bahsedilen dönem geçmiş değil, bulunduğumuz çağın daha da ötesi.

Yaşadığınız anı düşünün, kapınız çalınıyor. Aileniz, işiniz ve kadınlığınız elinizden alınıyor. Çağın en üst makamında bulunan vatandaşlarına bir meta gibi satılıyorsunuz. Tek göreviniz üremek. Üzerinize kırmızı bir kıyafet giydiriliyor, başka seçeneğiniz yok. Kullandığınız isim bile size ait değil, sahibinizin adıyla bütünleşmişsiniz. İsyan ettiğiniz vakit çok daha kötü bir muamele ile karşı karşı kalacağınız kesin bir biçimde ortada.

Geçmişin kölesi revize edilip daha kötü bir biçimde tekrar sunuluyor. Tabi en berbat kısmını –her çağda olduğu gibi- maalesef kadınlar yaşıyor.

Evet, yaşamak zor. Birde kadınların çerçevesinden yaşamaya bir göz atın bakalım. Göreceğiniz tablo size hiç de hoş gelmeyecektir. Geçmişte hakları göz ardı edilen, susturulan, pazardaki bir mal gibi yalnızca estetik geldiği için satılan, düşüncelerine önem verilmeyen, hor görülen, daima bastırılmaya çalışılan, yalnızca bir obje olarak görülen, her dönemde kullanılan bir canlı. Evet cevabı hepiniz biliyorsunuz. Geçmişin azad edilememiş kölesi. KADIN.

Ve özgürlüğün bedeli bu kadar pahalıyken, neden ona  erişemiyoruz.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Direksiyon başında kalp krizi geçirdi

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
16 Ekim, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 386
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük‘te direksiyon başında kalp krizi geçirdiği öğrenilen sürücünün kontrolünden çıkan otomobil, demir korkuluklara çarparak alt geçidin üzerinde askıda kaldı. Kazada yaralanan 46 yaşındaki sürücü hastaneye kaldırılarak entübe edildi.
Kaza, Ergenekon Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.K. (46) idaresindeki 46 ADC 450 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu demir korkuluklara çarptı. Battı-çıktıya düşmekten son anda kurtulan otomobil, korkuluklarda askıda kaldı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kalp krizi geçirdiği öğrenilen M.K., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Sürücünün hastanede entübe edildiği öğrenildi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.