Bir taraf “madur” rolünde oyunu kuralına göre oynarken, diğer taraf suçludur ve cezayı haketmiştir. Artık partide aktif görevi olmayan etkili isimler de kavganın tarafı haline gelirler. Olay maksadını çok aşmıştır.
Belediye Başkanı yaptığı basın açıklamasında Milletvekilinin seçimlere ekonomik katkısını eleştirirken, diğer taraftan belde belediye başkanının makam aracını kendi şahsi amacına yönelik kullandığını iddia eder. Partinin farklı kademelerdeki mensuplarının yine partili bir makam sahibi tarafından bu seviyede eleştirilmesi parti genel merkez yöneticilerini de ciddi şekilde rahatsız eder. Basının bu olayı algılaması ve aktarımı çok şiddetli ve rahatsız edicidir. İl Başkanı bir basın bildirisi yayınlayarak “Partimizde bir rahatsızlık yoktur ve bütün bu haberler bir fitne işaretidir” der. Problem bu boyutlara ulaşmışken il başkanının kavgayı yok sayan basın açıklaması çok ta inandırıcı değildir. Ortam sakinleşecek derken kavga daha da şiddetlenir. İl teşkilatı sorunu genel merkeze taşır. Zaten uzunca bir süredir yapılmak istenen de budur.Yenice ilçe teşkilatı ve Belediye Başkanı Genel merkeze şikayet edilir. Hemen ardından Karabük merkezde ve Yenice ilçesinde” Belediye Başkanı Partiden ihraç ediliyor” söylentileri özellikle servis edilir. Köşe başı dedikoducuları her fırsatta bu algıyı yaymak üzere görevlendirilmiştir. Amacına da ulaşırlar. Ve nihayet Belediye Başkanı en büyük siyasi hatasını yapar… ” Teşkilat görevden alınırsa ben de istifa ederim” der. İl teşkilatı sorunun ne denli büyük olduğunu henüz anlamıştır. Bu siyasi hata büyük bir karşı taarruz gibi algılansa da çoğu çevreler bunun bir blöf olduğunu iddia eder. Zira Belediye Belediye Başkanlığı makamı öyle çok kolay vazgeçilecek bir kazanım değildir. İlçe Başkanı bu arada ani bir çıkış yaparak ” Eğer Belediye Başkanım istifa ederse biz de peşinden gideriz” der. “Biz” den kastedilen; gençlik kolları, kadın kolları, il genel meclisi, belediye meclisi, mahalle ve köy temsilcileri ve parti üyeleridir. İl teşkilatına göre ise; Belediye Başkanının asla böyle bir gücü yoktur. İl teşkilatının aksine, genel merkez durumun ciddiyetinin farkındadır. Görevli bölge koordinatörü ve Karabük koordinatör milletvekili Karabük’e gelerek “güya” tarafları dinler. Aslında çoktan karar verilmiş, kalem kırılmıştır. Göstermelik araştırma ve raporlardan sonra karar çıkar. İlçe Başkanı ve teşkilatının istifası istenir. Fakat ilçe başkanı kesin bir tavır koyar, “İstifa etmem, görevden alın” der. Tehlikeli ve gergin bir süreç başlar.
Koordinatör Milletvekilleri, Genel Merkez yetkilileri ve il Teşkilatının ısrarlı ve kararlı duruşuna rağmen İlçe başkanı istifaya yanaşmaz. Zira istifa talebini haklı gösterecek hiçbir mantıklı sebep yoktur. Sayın Milletvekilinin hatalarının üstü örtülürken, Belediye Başkanının Milletvekiline karşı tutumu devam ederken, ilçe başkanı ve teşkilatı kurban seçilir. Tam da bu kritik süreçte Belediye Başkanı bir basın açıklaması daha yapar. Hedef yine Milletvekilidir. Problem teşkilatları çoktan aşmıştır. Araya partinin dışından hatırlı ve tesirli kişiler girer. Nasıl bir hatırdır bu ve neden partinin içişlerine bu kadar karışırlar bilinmez ama, il başkanlığının yapamadığını, milletvekillerinin yapamadığını, koordinatörlerin yapamadığını il başkanı ve teşkilat başkanının da katıldığı bir toplantıda, tek seferde yaparlar ve bir gece vakti istifaları alırlar.
İstifa dilekçesi basına çok iddialı ve işi bilen bir elden çıktığı belli bir kalem nezaketiyle ama çok sert bir üslupla yansır.
……… Siyaset hayatımızda Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı olmaktan 15 sene onur duyduk. Belediye Başkanımız Zeki Çaylı ile parti ve dava müşteriki olmak bu dünyada ve hesaplar aleminde şerefimizdir, haysiyetimizdir. Sebebi şahsımız olacak hiçbir sıkıntılı durumu ve bizim ismimizden pirim kazanacak hiçbir sebebi dostlarımıza asla reva görmedik. Edebimiz ve saygımız nefsi muhasebemizin fersah fersah üzerindedir. Zira siyasi terbiyemizin kaynağı RECEP TAYYİP ERDOĞAN’dır. Yol bizimdir, dava bizimdir, makam sahipleri kim olursa olsun kabulümüz ve Parti bizimdir. Dolayısıyla bu anlamdaki dava mensubiyetim bana helaldir, yol ve dava arkadaşlarıma helaldir. Zira ben bu sadakatime asla ihanet etmedim, etmeyeceğim. Bu taassubum saklı ve daim kalmak şartı ile…
AK PARTİ Yenice İlçe Başkanlığı veYönetim Kurulu Üyeliğinden istifa ediyorum.
Söz söyleme liyakati siyasi ve şahsi kimliğinden menkul zevatın Yenice’nin şerefli “Recep Tayyip Erdoğan” sevdalısı insanlarının samimiyetini sorgulama kabiliyetini men ederek,
Bu büyük ailenin her bir ferdinden helallik istiyor, “yüreği ve vicdanı kirli insanlar istisna”herkese olan ve olacak haklarımızı helal ediyoruz.
İşte bizim bildiğimiz ve inandığımız Recep Tayyip Erdoğan duruşu budur…
(Karabük Haber Gazetesi 4 Eylül 2016)
İlçe teşkilatı görevden alınmayıp, kendi rızasıyla istifa ettiği için Belediye Başkanının da istifa etme sebebi ortadan kalkar. Çok zekice bir manevradır bu. İlçe Başkanı ve Teşkilatı istifa etmiş, kırgın olmaları gerekirken tam aksine hiçbir şey olmamış gibi hala Başkanın yanındaki duruşlarını korumaktadırlar. Hatta eskisinden daha sempatik bir fotoğraf vardır ortada. Yani Belediye Başkanı güç ve itibar kaybına uğramamıştır. İstifa eden teşkilat mensupları ise madur durumundadır. Dolayısıyla birilerinin hevesi de kursağında kalmış olur. Ama her şeye rağmen kazanan yine de Milletvekilidir.
Haftaya; SUÇ VE CEZA-2



