Deliri Yorum
•Mhrs konusu Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Karabüktede Bakanlık sistemlerinden girilebilen, merkezi randevu sistemi. Haberde randevuların bu kadar geriye atılma sebebi olarak Başhekim Nihat Yılmaz gösterilmektedir.
Ancak hastaneden giden doktorların yerine yeterli atama yapılmaması, mevcut doktor sisteminin bu yükü kaldıramaması hiç hesaba katılmamaktadır. Peki atama konusunu kim çözüyor Karabük’te buna bakmak lazım. Doktorlar neden şehirden kaçıyor.
Karabük Eğitim Araştırma Hastanesi afiliye bir şekilde çalışıyor. Nedir afiliye, üniversite kadrosunda olan hekimlerde burada görev alıyor. Dolayısı ile biz hocayız diye resmi akademik izinleri var, akademik çalışma yapıyoruz diye poliklinik yapmıyorlar. Hastanenin diğer ayağı Sağlık Bakanlığı, yani patron Sağlık Bakanlığı, ancak yönetici kiracı. Böyle bir ortamda Patron olan sağlık bakanlığı üniversite hocası olan doktorlara idari anlamda yaptırım uygulayamıyor. Peki kim uygulayabiliyor, elbette Üniversite rektörü.
Rektör kendi yapacağı soruşturma neticesinde bu hocaların hastane görevlendirmesini iptal edebilir. Demek ki tek sorumlu sadece Başhekim ya da İl Sağlık Müdürü değil rektörmüş.
İkinci bir konu ise Başhekimin aynı birimdeki doktorlara izin vermesi konusu. Bunu somut bir delile dayandırmak lazım. Zira istifalar ve tayinlerden sonra tüm branşlarda bir hekim açığı oluşmuş durumda. Hekim bir gün poliklinik yaparken bir gün ameliyatçı ya da heyetçi olabilir. Ya da nöbet izninde olabiliyor. Ya da aniden covit olup istem dışı karantinaya girebiliyor.
İdarecilerin birbiri ile fiziki temasa varana kadar eyleme girişmeleri enteresan, ancak bunun da bir yolu olmalı. Üst amir kim ise hepsinin ifadesine başvurup soruşturma açabilir. Ve dargın olmak, enteresan. Devlet yönetiminde dargınlık olmaz, olmamalı.
Bir laf vardır. Eğer herkes kendi evinin önünü temizlerse tüm mahalle temiz olur diye. Hastane de öyle. Evde tuvaletimizi nasıl kullanıyorsak burada da öyle kullanamaz mıyız? Evet, hastanenin temizliği hastanenin sorumluluğunda, ancak her insanın peşine de birisi takılamayacağına göre. Biraz da kendimiz dikkat etsek hijyene.
Hastanede ameliyat eldiveni, ya da diğer tıbbi cihaz olmaması elbette sorumlu personelin takip edeceği ve idareye aksettireceği bir konu. Ancak bu eksiklik bildirilmesine rağmen giderilmemiş ise sorumlu sizce kim.
Evet, tek göğüs cerrahı her gün hastanede yatıp kalkıyordu,365 gün 24 saat hastanede olmak ne denmek. Adam dayanamadı ve istifa ederek emekliliğini istedi. Bu adama soruldu mu, kardeş senin derdin ne ise çözelim dendi mi. Elindeki tek ve spesifik doktoru da böyle kaçırdın. Sonra burada doktor neden durmuyor diye soruyoruz.
Aylardır yapılmayan göz ameliyatlarının sorumlusu doktor mu, başhekim mi. Hastanelere covit nedeni ile ameliyatları azaltın diyen mi. Sadece acil ameliyat yapın denildi mi acaba.
Hastaneler son yıllarda çok para kazanamıyor, özellikle Pandemi döneminde gelirleri çok azaldı, ancak giderleri azalmadığı gibi arttı. Dolayısı ile ödemelerde sıkıntı olabilir.
Karabük Eğitim Araştırma Hastanesi bölge hastanesi ve Karabük’teki tek hastane. Olması gereken ve ikinci basamak olarak adlandırılacak bir devlet hastanesi yok. Dolayısı ile bu hastaneye aslında gerçek anlamda hasta müracaat etmesi gerekirken sünnetinden tutunda siğil aldırmaya gelenler var.
Yatak sıkıntısından bahsediyorsunuz. Karabük’te Doğum hastanesi ile birlikte 3 tane hastane vardı. Ve bunların toplam yatak sayısı yaklaşık 600-650 civarı idi. Yeni bir hastane yapılmaya karar verildi, gerekli miydi evet gerekliydi. Ancak bu diğer hastaneleri yıkmadan yapılsa idi Karabük bugün yatak sıkıntısı çekmezdi. Bugün Eğitim Araştırma hastanesinin resmi yatak sayısı 300, ilave yataklar arttırıldı. Şehrin nüfusu, hastaneye başvuru sayısı arttı. Ancak yatak sayısı artmadı. Bu hastane yapılırken şehrin ileri gelenleri neden müdahil olmadı acaba. Bu hastanenin şehrin 30-40 yılına yetmesi gerekirken daha beşinci yılında patladı.
Akademik personelin çoğunluğunun hastaneye kendi çıkarları için görevlendirme istedikleri doğru. Hatta bu görevlendirme sayesinde hastaneye bir katma değer sağlamadan hastane döner sermayesinden para almaları da doğru. Bir baksınlar bakalım Üniversiteden geçici görev ile çalışanların kaç tanesine hastanenin ihtiyacı var.
İşin garibi sağlığın başı ile hastanenin başının da kavgalı olduğu konuşuluyor diyorsunuz zaman balık baştan kokmuş. Aslında sorunun kaynağını siz bulmuşsunuz.
Aslında sorunun kaynağı hastaneleri tek çatı altında birleştiriyoruz diye yola çıkarak yöneticileri sözleşmeli yapmak. Hastaneleri ticarethaneye çevirip kendi giderlerini kendin karşıla demek. Hastane dışından olanları hastaneye yönetici yapmak, yani liyakati görmemek.
Kimse kusura bakmasın,tek sorunlu olarak sadece Başhekimi göstermek o kişi ile kişisel bir sorun gibi algılanabilir,bu da kul hakkına girmek olur.




Deliri Yorum
•Mhrs konusu Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Karabüktede Bakanlık sistemlerinden girilebilen, merkezi randevu sistemi. Haberde randevuların bu kadar geriye atılma sebebi olarak Başhekim Nihat Yılmaz gösterilmektedir.
Ancak hastaneden giden doktorların yerine yeterli atama yapılmaması, mevcut doktor sisteminin bu yükü kaldıramaması hiç hesaba katılmamaktadır. Peki atama konusunu kim çözüyor Karabük’te buna bakmak lazım. Doktorlar neden şehirden kaçıyor.
Karabük Eğitim Araştırma Hastanesi afiliye bir şekilde çalışıyor. Nedir afiliye, üniversite kadrosunda olan hekimlerde burada görev alıyor. Dolayısı ile biz hocayız diye resmi akademik izinleri var, akademik çalışma yapıyoruz diye poliklinik yapmıyorlar. Hastanenin diğer ayağı Sağlık Bakanlığı, yani patron Sağlık Bakanlığı, ancak yönetici kiracı. Böyle bir ortamda Patron olan sağlık bakanlığı üniversite hocası olan doktorlara idari anlamda yaptırım uygulayamıyor. Peki kim uygulayabiliyor, elbette Üniversite rektörü.
Rektör kendi yapacağı soruşturma neticesinde bu hocaların hastane görevlendirmesini iptal edebilir. Demek ki tek sorumlu sadece Başhekim ya da İl Sağlık Müdürü değil rektörmüş.
İkinci bir konu ise Başhekimin aynı birimdeki doktorlara izin vermesi konusu. Bunu somut bir delile dayandırmak lazım. Zira istifalar ve tayinlerden sonra tüm branşlarda bir hekim açığı oluşmuş durumda. Hekim bir gün poliklinik yaparken bir gün ameliyatçı ya da heyetçi olabilir. Ya da nöbet izninde olabiliyor. Ya da aniden covit olup istem dışı karantinaya girebiliyor.
İdarecilerin birbiri ile fiziki temasa varana kadar eyleme girişmeleri enteresan, ancak bunun da bir yolu olmalı. Üst amir kim ise hepsinin ifadesine başvurup soruşturma açabilir. Ve dargın olmak, enteresan. Devlet yönetiminde dargınlık olmaz, olmamalı.
Bir laf vardır. Eğer herkes kendi evinin önünü temizlerse tüm mahalle temiz olur diye. Hastane de öyle. Evde tuvaletimizi nasıl kullanıyorsak burada da öyle kullanamaz mıyız? Evet, hastanenin temizliği hastanenin sorumluluğunda, ancak her insanın peşine de birisi takılamayacağına göre. Biraz da kendimiz dikkat etsek hijyene.
Hastanede ameliyat eldiveni, ya da diğer tıbbi cihaz olmaması elbette sorumlu personelin takip edeceği ve idareye aksettireceği bir konu. Ancak bu eksiklik bildirilmesine rağmen giderilmemiş ise sorumlu sizce kim.
Evet, tek göğüs cerrahı her gün hastanede yatıp kalkıyordu,365 gün 24 saat hastanede olmak ne denmek. Adam dayanamadı ve istifa ederek emekliliğini istedi. Bu adama soruldu mu, kardeş senin derdin ne ise çözelim dendi mi. Elindeki tek ve spesifik doktoru da böyle kaçırdın. Sonra burada doktor neden durmuyor diye soruyoruz.
Aylardır yapılmayan göz ameliyatlarının sorumlusu doktor mu, başhekim mi. Hastanelere covit nedeni ile ameliyatları azaltın diyen mi. Sadece acil ameliyat yapın denildi mi acaba.
Hastaneler son yıllarda çok para kazanamıyor, özellikle Pandemi döneminde gelirleri çok azaldı, ancak giderleri azalmadığı gibi arttı. Dolayısı ile ödemelerde sıkıntı olabilir.
Karabük Eğitim Araştırma Hastanesi bölge hastanesi ve Karabük’teki tek hastane. Olması gereken ve ikinci basamak olarak adlandırılacak bir devlet hastanesi yok. Dolayısı ile bu hastaneye aslında gerçek anlamda hasta müracaat etmesi gerekirken sünnetinden tutunda siğil aldırmaya gelenler var.
Yatak sıkıntısından bahsediyorsunuz. Karabük’te Doğum hastanesi ile birlikte 3 tane hastane vardı. Ve bunların toplam yatak sayısı yaklaşık 600-650 civarı idi. Yeni bir hastane yapılmaya karar verildi, gerekli miydi evet gerekliydi. Ancak bu diğer hastaneleri yıkmadan yapılsa idi Karabük bugün yatak sıkıntısı çekmezdi. Bugün Eğitim Araştırma hastanesinin resmi yatak sayısı 300, ilave yataklar arttırıldı. Şehrin nüfusu, hastaneye başvuru sayısı arttı. Ancak yatak sayısı artmadı. Bu hastane yapılırken şehrin ileri gelenleri neden müdahil olmadı acaba. Bu hastanenin şehrin 30-40 yılına yetmesi gerekirken daha beşinci yılında patladı.
Akademik personelin çoğunluğunun hastaneye kendi çıkarları için görevlendirme istedikleri doğru. Hatta bu görevlendirme sayesinde hastaneye bir katma değer sağlamadan hastane döner sermayesinden para almaları da doğru. Bir baksınlar bakalım Üniversiteden geçici görev ile çalışanların kaç tanesine hastanenin ihtiyacı var.
İşin garibi sağlığın başı ile hastanenin başının da kavgalı olduğu konuşuluyor diyorsunuz zaman balık baştan kokmuş. Aslında sorunun kaynağını siz bulmuşsunuz.
Aslında sorunun kaynağı hastaneleri tek çatı altında birleştiriyoruz diye yola çıkarak yöneticileri sözleşmeli yapmak. Hastaneleri ticarethaneye çevirip kendi giderlerini kendin karşıla demek. Hastane dışından olanları hastaneye yönetici yapmak, yani liyakati görmemek.
Kimse kusura bakmasın,tek sorunlu olarak sadece Başhekimi göstermek o kişi ile kişisel bir sorun gibi algılanabilir,bu da kul hakkına girmek olur.
İbrahim aydın
•Tamam kabul bazı sıkıntılar olabilir doktor bulmakta olsun randevuların ileri tarihlere verilmesi olsun hepsi tartışılır eyvallah.Bu hastanenin hijyen konusuna gelince durrrrr yani STOPPP.Yaklaşık bir yıl önceki temizlik titizliği ile şimdiki arasında dağlar kadar fark var.Sayın yazar hastaneyi b..K götürüyor demiş bak sen şu işe eğer kafayı klozete sokmuşsan tabi ki ortalığı b..K götürür. Velhasıl kelam temizlikte bir önceki yönetime göre çok fark var. Yazar seni anlıyorum muhalifsin fakat yanlış yalan dolan kelimelerle muhaliflik olmaz.Unutma ki burada yöneticilere taş atayım derken hastanenin temizliği için çaba sarf eden emekçilerin hakkına giriyorsun bunu bir vatandaş olarak biz görüyoruz senin üzerinde durduğun diğer konuları da biliyoruz bizde bu şehrin ferdiyiz.Kısmen katıldığım yerler var fakat temizlikte bir problem olmadığını bu şehrin vatandaşı olarak bizler biliyoruz yani sallarken bir dayanak olması şart.İşini layıkıyla yapan tüm emekçilere saygılar selamlar olsun….
Birisi
•Hastahaneden MHRS üzerinden randevu alamıyoruz! Uyarı geliyor anına giriyoruz yine randevu yok! Nasıl bir yol izleyeceğiz hastaneden vermiyorlar, 182’den alamıyoruz, MHRS’den alamıyoruz! Kim çözecek bu sorunu sayın yetkililer???