yaparsak yapalım deplasmanda başarılı olamıyoruz. Maçın başında yenilen gol defans hatasından kaynaklandı. Kendi sahamızdan çıkarken kaptırdığımız topta Musa golü attı, arkasından duran toptan ikinci golü yedik. Bu da rakip paylaşım hatasından kaynaklandı, rakip stoper Numan’a gol imkanı tanıdık. Latovlevici’nin nefis frikik golüyle ilk yarıda 3 gol izledik.
İkinci yarı daha baskılı oynayan K.Karabükspor oyunu rakip kaleye yıktı. Osmanlıspor defanstan kontra atak oyuna döndü. Bu bir anlamda bu güne kadar oynadıkları oyun formatıydı. Önce golü buluyor sonra skora yaslanıyorlar. Maçın beraberlik golü için fazlasıyla da şans bulduk, maalesef bunların hiçbirini değerlendiremedik. Bu da devre arasında forvet transferinin mutlaka yapılması gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Her iki yarıda farklı Karabükspor izlememizin nedeni ilk yarıda Skulason Ceyhun ikilisi rakip ceza sahası bölgesinde hiç olmayışları, iki yan beklerin hücuma çıkmaması pozisyon üretkenliğimizin olmamasına neden oldu. İkinci yarıda Ceyhun daha fazla hücuma katıldı, Skulason da rakip alanda görünmeye başladı. Latovlevici rakip alanda sert ortalarla hücuma katkı sağlamaya başladı. Bu baskıyla oyun rakip sahada oynandı.
Karabükspor’un ters kanatlara atmak isteyip oyun yönünü değiştirmek istemesi işe yaramadı, atılan bütün uzun toplar rakipte kaldı. Poko’nun forvet arkasında başlayıp defansın sağında oyunu tamamlaması Tudor’un takımın Jokeri olarak kullanmasından kaynaklanıyor. Nerde eksik nokta varsa Poko orada.
Traore’nin çocuğunu kaybetmesinden ülkesine gittiğinden Bu maçta yoktu. Oyun kurucu olarak Poko’yu izledik,daha once ki birkaç maçta Skulason oynamıştı başarılı olamamıştı, Poko bir nebze daha iyi oynuyor.
Dany’nin gereksiz gördüğü sarı kart arkasında oyuncu var zannetmesinden kaynaklandı. Hakemin Poko’ya gösterdiği sarı kartta yanlış karardı, ne yapsın futbolcu kollarını mı kesip oynasın.



