Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Naci Bostancı’dan Çözüm Süreci Değerlendirmesi

tarafından
14 Nisan, 2015 20:30 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 45
Okuma Süresi: 3dk
Cengiz Ünal

AK Parti Grup Başkanvekili Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı, “Çözüm süreci, işleyen sakin, soğukkanlı, beyincikle değil beyinle, akılla, bu işleri konuşmak, müzakere etmek ve bu ülkede insanların birlikte yaşayabileceği şartları oluşturmak iddiasıyla, yaklaşımıyla yaşanmaya çalışılan bir ışıktır” dedi.

Bostancı, Kastamonu Üniversitesi tarafından 3 Mart Konferans Salonunda gerçekleştirilen “Siyaset ve Çözüm Süreci” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. “Milleti devlet, devleti millet yapar” diyen Prof. Dr. Bostancı, siyasetin tarihçesinden bahsederek, mezhep ve kimlik konusuna değindi. Terör olaylarını direk ölüm olarak düşünenlerin beyincikleriyle düşündüğünü belirten Prof. Dr. Bostancı, Türkiye’nin sınır komşularında yaşanan mezhep ayrılıklarına dikkat çekti.

‘Her millet için bir devlet, her devlet içinde bir millet’ prensibini tam anlamıyla yerine getiremediklerini ifade eden Prof. Dr. Bostancı, bu yüzden her millete devlet kurulamadığı için savaşların çıktığını belirtti. Milletlerin bir arada yaşamaya alışması gerektiğine işaret eden Bostancı, bu ortamlarında her ne olursa olsan siyasetçilerin oluşturması gerektiğini ve savaşlarında bu sayede önlenebileceğini ifade etti.

Türkiye’de yaşanan terör olaylarına da değinen Bostancı, farklı etnik gruplarında devlet arayışı içerisinde olduğunu belirterek, farklı etnik gurupların bir arada aynı devlet altında yaşamayı öğrenmeleri gerektiğini söyledi. Bostancı, şöyle konuştu: “Türkiye dramatikleştikçe, kimlik meselelerine ilişkin bu çatışmacı ortam güçlendikçe, insanlar beyincikleriyle düşünmeye ve nefretle davranmaya başlar. Ötekiler düşman haline gelir. Suriye’yi düşünün, Balkanları düşünün, Irak’ı düşünün.”

“AMİP GİBİ BÖLÜNMEK YERİNE TOPLUMU BİR ARADA TUTMAYA ÇALIŞALIM”

Bazen insanların, ‘nasıl canlı bomba olur’ diye düşündüklerine dikkat çeken Bostancı, “Bazen insan, nasıl canlı bomba olur diye düşünüyoruz. Canlı bomba olmak, bedeninize bağlıyorsunuz dinamitleri, gidip kendinizi patlatıyorsunuz. İnsan yapabilir mi bunu, normalde yapamaz. Ama öyle toplumsal ve politik şartlar oluşuyor ki, insan bunu kendisi yapar. Çünkü intihar bombacısı diğer insanlardan farklı bir insan değil. Her şeyi anlayabiliriz ve her şey de başımıza gelebilir. Yeter ki şartlar oluşsun. Allah da böyle şartlardan bizleri ve ülkemizi korusun. Çünkü bu şartların olduğu yerde huzur ve sükut olmaz. Aklın sınırı vardır. Akılsızlığın sınırı yoktur. İnsan bir kere akılsızlığın mecrasına düşerse o sınırsız cinnet hali içerisinde neler yapar neler. İnsan derken başkalarından bahsettiğimi düşünmeyin. Yani hepimiz neler yaparız neler. İnsanın nasıl bir vahşi yapısı olduğunu şaşırarak görürüz” diye konuştu.

Çözüm sürecine de değinen Bostancı, şunları söyledi:

“Çözüm süreci, işleyen sakin, soğukkanlı, beyincikle değil beyinle, akılla, bu işleri konuşmak, müzakere etmek ve bu ülkede insanların birlikte yaşayabileceği şartları oluşturmak iddiasıyla, yaklaşımıyla yaşanmaya çalışılan bir ışıktır. Zaten iki yol vardır, ya dövüşürsün ya da barışırsın. Dövüşmekte bir çözüm müdür? Doğru çözümdür. Dövüşürsün, ölürsün, öldürürsün, sonuçta ne olur. Orası da tuhaf. Barışırsan bir arada yaşama şansın olur. Bu sadece bizim işimiz değil, bütün ulus devletlerin başındaki bir iştir. Çünkü modern bir dünya içerisinde ulus devletlerin, demokrasilerin ve özgürlüklerin bu ölçüde egemen oldukları dünyada bu işin, bir cevap vermesi gerekiyor. Tamam, bölünelim, çekersin çizgiyi, sen orada yaşa biz burada yaşayalım. Veyahut ta çözüm süreci üzerinden barış sağlansın, amip gibi bölünmek yerine toplumu bir arada tutmaya çalışırsın. Çünkü bölünmenin bir sınırı yok. Her farklılığa bir sınır çizmeye kalkarsan, insanın kendi içlerinden de sınırlar geçirmek durumunda kalabiliriz. Bizimde içimizde farklılıklar var.”

Prof. Dr. Bostancı, şöyle devam etti:

“Böylesine büyük, böylesine kadim, böylesine güçlü, böylesine kucaklayıcı bir kültürel geleneğin mensubu olan bizler, elbette de çözüm sürecinden inşallah alnımızın akıyla çıkacağız. İnsanları bu topraklar üzerinde insan gibi yaşatan şartları kuracağız. Siyasetinde görevi budur. Hangi parti olursa olsun, kim olursa olsun, yapması gereken iş budur.”

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Karabük Postası 71 yaşında

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
17 Ekim, 2026 10:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 124
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Karabük’ün köklü yerel basın kuruluşlarından Karabük Postası Gazetesi, 71. yayın yılına girmesi dolayısıyla kutlama programı düzenledi.
Gazetenin yeni yerinde gerçekleştirilen programa, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve basın mensupları katıldı.
Kutlama programında konulan protokol üyeleri, gazetenin 70 yıllık yayın geçmişiyle kentin sosyal, kültürel, ekonomik ve toplumsal yaşamındaki gelişmeleri okuyucularına aktarmayı sürdürdüğüne dikkat çekerek çalışmalarında başarılar dilediler.
Kuruluşundan bu yana Karabük’ün değişimine ve gelişimine tanıklık eden gazete, farklı kuşakların katkılarıyla yayın hayatını devam ettirerek kentin basın tarihindeki yerini koruyor.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.