28 Mart 2004 de Belediye Başkanı aday adaylığı ile talep edilen siyasi kartvizite, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde ısrarla teklif edilen Belediye Başkan adaylığını sırf milletvekilliği sıfatına sahip olabilmek ve belki de mevcut Belediye Başkanı karşısında kaybetme riskini göze alamadığı için reddetmesine rağmen, daha kredili bir sıfat ve pozisyonla 1 Kasım 2015 yılında sahip olmuştur. Hayaller gerçekleşmiştir. 5 aydır bekleyen ajanda saklandığı yerden alınır ve okunur.
Birinci madde Yenice’dir…
Halkın büyük bir ilgi ve beklentisi ile ulaşılan menzil artık gerçektir. Yeni kartvizitinde isminin altında yazan sıfat “Karabük Milletvekili” dir.
Bu makama ulaştığınızda iki şeye sahip olursunuz. Birisi keyfi dir iltifatı nefse hoş gelir, diğeri zaruridir vebali bünyeye ağır gelir. Hoş gelen siyasi güçtür, ağır gelen sorumluluktur.
Eğer nefsiniz vicdanınızın önünde arz-ı endam ediyorsa o siyasi güçten daha lezzetli ve tesirli bir şey olamaz. Daha evvel önünde eğildiğiniz zevat artık karşınızda ceket iliklemeye hazırdır. Biz bu taifeye kendi aramızda asalak eyyamcılar deriz. Ve bunlar epeyce biti kabarmış, omurgasız, gökkuşağı renginde menfaat beklentili zavallılardır. Cemiyet hayatında muteber sıfatlara da sahiptirler. Ve hatta bazı cemiyet tabelalı oluşumlar onlara bu sıfatları vermek için vardır. İtibar görürler ve kartvizitlerdeki sıfatların önem derecesine görede de menfaat beklerler. Etrafınıza bir çember örülür ve o çemberin dışındaki gerçek dünya ile temasınız kesilir. O andan itibaren “Sayın Vekilim” sıfatı ile halkın arasındaki temasınız sadece görüntüden ibarettir. Halkla münasebetiniz ger gün daha da zayıflar. Öyle tepeden bakıyorsunuzdur ki halka, tokalaştığınız elinizi ilk fırsatta kolonyalı mendille silmek istersiniz. Hissizleşirsiniz… Bütün o eyyamcılar sizin kabarık nefsinizi gıdıklarken siz farkında olarak ya da olmayarak onların değirmenine su taşırsınız. Ama hala adınız, şahsınız adına yine “Milletvekili”dir.
Ya da,
Nefsiniz vicdanınıza boyun eğer, taşıdığınız sorumluluğun bilinciyle kendinizi hizmete adarsınız. Daima halk ile iç içe bir profil çizersiniz. Hoş bakarsınız ve size müracaat eden her insanı hoş tutarsınız. Hizmet edersiniz dua alırsınız. Çünkü siz o güçü şehrinize ve ülkenize hizmet yolunda kullanmanın bir yolunu bulmuşsunuzdur. Adınız “Milletin Vekili”dir.
Başlangıçta her şey bir rüya aleminin toz pembe halindedir. Tebrikler, ziyaretler, protokol davetleri vs. Seçim bölgesine dönülür ve İlk icraatlar başlar. Acilen Yenice’ de alternatif bir siyasi algı oluşturulur ve bunların tamamı Yenice’deki teşkilat yapısına ve Belediye Başkanına muhalif ama kendisine yakın isimlerden seçilir. Çünkü seçim çevreleri içerisinde bütünlük arz eden, topluca hareket edebilen tek teşkilat Yenice’dedir. Amaç zaten agresif bir kişilik özelliği taşıyan Belediye Başkanını taciz etmek ve oradaki birlik ve beraberliği bozmaktır. Bütün ilçe ziyaretleri teşkilatın ve Belediye başkanının bilgisi, katılımı dışında yapılır. Yani ilçenin Belediye Başkanı ve İlçe başkanı yok hükmündedir. Niyet onları halkın gözünde itibarsızlaştırmaktır. Kendisine siyasi bir güç kaynağı edinen ilçedeki muhalif çevreler birden adresi belli bir pervasızlık ve cesaretle Belediye Başkanına saldırmaya başlarlar. Her fırsatta Belediye başkanını zaman zaman çok ağırlaşan iddialarla şikayet ederler. Ak Parti Genel Merkezine, BİMER’e ve daha da önemlisi Partinin siyasi büyüğüne. Şikayet dosyası her geçen gün kabarır ve nihayet meşhur Göktepe şenliklerine gelinir. Aslında Göktepe şenliklerinde Belediye Başkanı ve sayın Milletvekili aynı zamanda aynı mekanda hiç bulunmamışlardır. İl teşkilatındaki işgüzar bazı yöneticilerin de kışkırtmasıyla Belediye Başkanı ve İlçe Başkanı Sayın Milletvekiline saygısızlık ettiler algısı oluşturulur. Bu algıyı yerel basına da taşırlar ve gizliden devam eden kavga bu olayla beraber ayyuka çıkar. O andan itibaren kavganın tarafları da açığa çıkar. Bir seçilmişe saygısızlık etmek kesinlikle ahlaklı değildir. Lakin Belediye Başkanı da bir seçilmiştir… Belediye başkanının hiçbir yerel seçiminde sayın vekilin hiç siyasi katkısı yokken, aynı Belediye Başkanının genel seçimlerde epeyce ciddi katkısı ve emeği vardır. Eğer ortada bir “vefaya ihanet ” varsa, kim kime ihanet etmiştir? Siyasetin yeni gündemi budur.
Parti içi kavga ve çekişmeler Ak Parti de ilk defa yaşanmıyor belki ama ilk defa saflar bu kadar nettir. Ve nihayet bu ana kadar bütün bu kavganın özellikle dışında duran İl Başkanı teşkilat başkanının da olur ve onayı ile kavgaya dahil olur. Daha doğrusu Milletvekilinin haklılığına meyleder. Daha önce İlçe koordinatörü olarak atanan “partinin yaramaz çocuğu” da Belediye başkanına tebessüm eder. Buradan anlaşılıyor ki Yenice konusunda Parti il teşkilatında bir fikir ve eylem birliği yoktur. Ortada bir hak ve iki haklı vardır. Kavga büyür, güya bunun adil bir kavga olmadığını farkeden ilçe koordinatörü görevinden istifa eder ya da görevden alınır. Bir taraf oyunu kuralına göre oynarken diğer taraf tamamen doğal reflekslerle mücadele eder. Siyaset doğal refleksleri peşinen reddeden bir kurumdur. Plan yapacaksınız ve o planı uygularken uygun zaman ve zeminleri kollayacaksınız. Ve Belediye Başkanı ustalıkla kurulan tuzağa düşer. Yeterince haksızlığa uğradığını düşünerek kendisini ifade edememenin de verdiği çaresizlikle hiç umulmadık bir şekilde bir basın açıklaması yaparak kendi partisinin Milletvekilini ve bir belde Belediye Başkanını ciddi iddialarla eleştirir. Bu gerçekten Ak Parti siyaseti için çok büyük bir hatadır. Affı mümkün değildir.
Kıyamet kopar.
Bir taraf “mağdur” rolünde oyunu kuralına göre oynarken, diğer taraf suçludur ve cezayı haketmiştir. Artık partide aktif görevi olmayan etkili isimler de kavganın tarafı haline gelirler. Olay maksadını çok aşmıştır.
Haftaya ” SUÇ VE CAZA”
kafkas
•tabiki belediye başkanı haklı sen genel seçimlerde milletvekili yapmak için çabala uğraş sonrada seni görevden almak için herşeyi yapsınlar yazık belediye başkanı çok uğraşmıştı millet vekili 2-0 için teşekkür etmek yerine başkanı karaladılar sanırım
karabüklü
•iyide iki vekilden hangisi millet vekili hangisi milletin vekili
ahmet sancak
•kim haklı kim haksız hala anlıyamadık. Ortada bir kavga var bellide haklı kim, belediye başkanımı yoksa milletvekilimi???
Salih Kavlak
•Hala anlayamadınmı muhterem. adam güç için neler yapmış.