Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Gece körlüğü genetik bir hastalık

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
23 Haziran, 2017 13:58 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 19
Okuma Süresi: 1dk
Cengiz Ünal

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Yusuf Durlu, halk arasında tavuk karası (retinitispigmentosa) olarak bilinen gece körlüğünün kalıtım yoluyla aileden geçen, önemli nadir hastalıklardan olduğuna dikkat çekti.
Akraba evliliğinin bu hastalığın görülme sıklığını arttırdığını belirten Durlu, her hastalıkta olduğu gibi göz hastalıklarında da erken teşhisin önemine işaret etti ve şunları söyledi:
“ Tavuk karası hastalığı gözdeki ışığı algılayıcı (fotoreseptör) hücrelerinin bozulmasıyla başlar. Bu hücrelerin bozulması sarı noktaya uzak bir bölgeden başladığı için hasta bu bozukluğu fark edemez, ancak hastalık ilerledikçe çevresindeki cisimleri görmekte zorlanmaya başlar.Daha sonraki dönemde, sarı noktada bölgesindeki keskin ve renkli görmemizi sağlayan koni hücrelerinin de bozulmasıyla görme kaybı oluşur. Tavuk karası hastaları loş ortamda, akşam ve gece saatlerinde görmekte zorluk çekerler, tünelden bakar gibi sadece merkezi görürler.Göz muayenesinde damlalı göz dibi incelemesi önem taşır. Göz dibi muayenesi gözün arkasındaki retina tabakasında bulunan görme hücrelerindeki değişimleri ve birikmiş pigmentleri gösterir. Görme alanı ve daha ileri göz tetkikleri hastalığın takibinde önem taşır. Tavuk karası hastalarında katarakt ve göz tansiyonu (glokom) daha sık ortaya çıktığından 2-3 yılda bir periyodik göz muayenelerinin yapılması gereklidir.”
Tavuk karası hastalığının henüz kesin bir tedavisinin bulunamadığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Yusuf Durlu, biyonik göz tedavisinin onaylanmasına rağmen yaygınlaşamadığını, bunun nedeninin tedavi sonrası sınırlı görme artışı ve tedavi maliyetlerinin çok yüksek olmasına bağlı olduğunu düşündüğünü söyledi.
Durlu, biyonik göz tedavisinin tavuk karası hastalarının beklentilerini karşılayamadığını fakat son yıllarda pluripotentkök hücre tedavisiyle ilgili klinik araştırma çalışmalarının ümit verdiğini fakat henüz onaylanmadığını sözlerine ekledi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KBÜ’den “Sosyal Vatan” vurgusuyla kültürel miras çalışması

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
25 Eylül, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 156
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Türk dünyasının somut olmayan kültürel mirası, dijitalleştirilerek kayıt altına alınacak. Yapılacak çalışmayla kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) Türk Dünyası Politikaları Masası tarafından hazırlanan “Türk Dünyası Somut Olmayan Kültürel Mirasının Dijitalleştirilmesine Yönelik Politika Raporu” kamuoyuna açıklandı. Raporun editörlüğünü KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık üstlenirken, çalışma Doç. Dr. Mustafa Polat, Dr. Öğr. Üyesi Fahri Dağ, Doç. Dr. Deva Özder, Dr. Öğr. Üyesi Elif Gizem Karaoğlu Kirenli ve Doç. Dr. Saidbek Bultabayev tarafından hazırlandı. Yabancı Diller Yüksekokulu Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Rektör Kırışık, somut olmayan kültürel mirasın milletlerin bir arada bulunmasında ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Bir milletin kültürü, tarihi, dili, gelenekleri, dini, kıyafeti, mimarisi, sanatı ve desenleri gibi unsurların millet olma bilincinin oluşmasına katkı sağladığını ifade eden Kırışık, bu unsurların korunması ve geleceğe aktarılması gerektiğini vurguladı. Kırışık, “Biz bu rapora aslında yapmış olduğumuz bir akademik çalışmada ‘Sosyal Vatan’ ismini verdik. Yani bir ülkenin kara vatanı, deniz vatanı, hava vatanı olduğu gibi aynı zamanda bir sosyal vatanı var” dedi.
Kırışık, modern hayata geçişle birlikte bazı kültürel değerlerin unutulmaya yüz tuttuğuna dikkati çekerek, söz konusu değerlerin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını söyledi. Kültürel mirasın dijital ortama taşınmasının bu değerlerin korunmasına katkı sağlayacağını aktaran Kırışık, “Biz bu değerleri savunmak, korumak, dijitalleştirmek ve geleceğe genişleterek taşımak amacıyla bu çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Dijitalleştirme çalışmalarının kültürel değerlerin kayıt altına alınmasına imkan sağlayacağını dile getiren Kırışık, “Bunu dijital sahaya taşıdığımızda artık bunların unutulması mümkün olmayacaktır. Artık kayıtlı, yazılı bir hale getirilmiş olacaktır” diye konuştu.
Kırışık, “Maddi vatanımızı koruduğumuz gibi sosyal vatanımızı da hep birlikte koruyalım” ifadelerini kullandı.
Dr. Öğretim Üyesi Fahri Dağı’nın rapor hakkında bilgileri katılımcılara aktarmasıyla toplantı sona erdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.