C’est la beaute qui sauvra le monde: Dünyayı güzellik kurtaracaktır. (İdiot’tan bir cümle) Ama nasıl bir güzellik Sait Faik’in tabiriyle, belki ömrünüzce sevemeyeceğimiz insanı bir yağmurlu havada güzel bulup sevivereceğiz. Böyle bir güzellik işte!
Dünyayı güzellik kurtaracaktır, birçok cihetten doğru…
Oysaki içinde bulunduğumuz dünyayı ne iyilik, ne kötülük, ne zevk, ne zevksizlik, ne edebiyat, ne rezalet, ne aşk, ne behimilik hiçbir şey kurtaramıyor. Her gün biraz daha acı ve kedere gidiyoruz. Her gün daha çok ölüm haberi alıyoruz. Her gün daha çok alışıyoruz, unutuyoruz.
Bu kadar fazla geç kalınmışlık ülkemizde mevcut iken; internette dolaşan makyaj videoları, dış güzellik uğruna yapılan her şey. Kadınlar güzel olmak için süsleniyorlar. Erkekler güzel olmak için bıyık bırakıyorlarmış.
Marazi güzellik 3-5 gün sürer!
Yoksun olduğumuz konu özeleştiri mi, yoksa eleştirmen mi…Alman gazeteci Todenhöfer’in ‘’bir Amerikalı, bin Irak’lıdan daha değerlidir’’ sözü ne kadar samimi bir eleştiri sayılabilir.
Türkiye’de de – her ülkede olduğu gibi- eleştirmen açlığı var, bu çok aşikar. Peki kimdir eleştirmen? Bir fikir adamı mı, başkalarının yazısında düşünceye dalan bir kadın mı, bir felsefe adamı mı, yoksa bir sanatçının eserinde kendini yorumlayabilme, görebilme kapasitesine sahip bir birey mi…
Aslında hepsi, fakat günümüzde hiçbiri. Çoğunluk olarak kaybettiğimiz nokta burası. Sanatçı, sanatçıyı keşfeder. Bakınız: Poe’yu Baudelaire keşfetmiş. Balzac’ı Hugo keşfetmiş.
Eleştirmen ise; sanatçıların eserleri üzerinde düşünüp bir güzel eser meydana getirebilendir. Bir eserden acemiliği, sürçmeyi, yanlışı çıkarmak, tadı çıkarmak demektir. İşte eleştirmeci!
Toplumda edebiyatı, sanatı, şiiri, siyaseti, insanı eleştirebilen- doğru eleştirebilen- vatandaşlara az da olsa sahip olabilseydik, şuan özeleştiri yapabilen bireyler haline gelebilirdik. Mağlum, toplum olarak ekranda gördüğümüz her şeyi ahlak edinip uygular hale geldik.
Dünyadan ziyade, kendi dünyamızı daha değerli hale getirmeliyiz.
Peki eleştirici lüzumlu mudur? Edebiyat için, dergiler için, gün için, dedikodu için lüzumludur.
Fakat bir eleştirici doğru yolu gösteremez. Eleştirmeciden yol göstermesini bekleyen insan, dünyanın en gülünç insanıdır zannımca. Eleştirmeci de kim oluyormuş?


