Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Dünyayı güzellik kurtaracak mı?

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
20 Haziran, 2017 10:24 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 23
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

C’est la beaute qui sauvra le monde: Dünyayı güzellik kurtaracaktır. (İdiot’tan bir cümle) Ama nasıl bir güzellik Sait Faik’in tabiriyle, belki ömrünüzce sevemeyeceğimiz insanı bir yağmurlu havada güzel bulup sevivereceğiz. Böyle bir güzellik işte!

            Dünyayı güzellik kurtaracaktır, birçok cihetten doğru… 

            Oysaki içinde bulunduğumuz dünyayı ne iyilik, ne kötülük, ne zevk, ne zevksizlik, ne edebiyat, ne rezalet, ne aşk, ne behimilik hiçbir şey kurtaramıyor. Her gün biraz daha acı ve kedere gidiyoruz. Her gün daha çok ölüm haberi alıyoruz. Her gün daha çok alışıyoruz, unutuyoruz.

            Bu kadar fazla geç kalınmışlık ülkemizde mevcut iken; internette dolaşan makyaj videoları, dış güzellik uğruna yapılan her şey. Kadınlar güzel olmak için süsleniyorlar. Erkekler güzel olmak için bıyık bırakıyorlarmış.

            Marazi güzellik 3-5 gün sürer!

            Yoksun olduğumuz konu özeleştiri mi, yoksa eleştirmen mi…Alman gazeteci Todenhöfer’in  ‘’bir Amerikalı, bin Irak’lıdan daha değerlidir’’ sözü ne kadar samimi bir eleştiri sayılabilir.

            Türkiye’de de – her ülkede olduğu gibi- eleştirmen açlığı var, bu çok aşikar. Peki kimdir eleştirmen? Bir fikir adamı mı, başkalarının yazısında düşünceye dalan bir kadın mı, bir felsefe adamı mı, yoksa bir sanatçının eserinde kendini yorumlayabilme, görebilme kapasitesine sahip bir birey mi…

            Aslında hepsi, fakat günümüzde hiçbiri. Çoğunluk olarak kaybettiğimiz nokta burası. Sanatçı, sanatçıyı keşfeder. Bakınız: Poe’yu Baudelaire keşfetmiş. Balzac’ı Hugo keşfetmiş.

            Eleştirmen ise; sanatçıların eserleri üzerinde düşünüp bir güzel eser meydana getirebilendir. Bir eserden acemiliği, sürçmeyi, yanlışı çıkarmak, tadı çıkarmak demektir. İşte eleştirmeci!

            Toplumda edebiyatı, sanatı, şiiri, siyaseti, insanı eleştirebilen- doğru eleştirebilen- vatandaşlara az da olsa sahip olabilseydik, şuan özeleştiri yapabilen bireyler haline gelebilirdik. Mağlum, toplum olarak ekranda gördüğümüz her şeyi ahlak edinip uygular hale geldik.

            Dünyadan ziyade, kendi dünyamızı daha değerli hale getirmeliyiz.

            Peki eleştirici lüzumlu mudur? Edebiyat için, dergiler için, gün için, dedikodu için lüzumludur.

            Fakat bir eleştirici doğru yolu gösteremez. Eleştirmeciden yol göstermesini bekleyen insan, dünyanın en gülünç insanıdır zannımca. Eleştirmeci de kim oluyormuş?

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KBÜ’den “Sosyal Vatan” vurgusuyla kültürel miras çalışması

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
25 Eylül, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 147
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Türk dünyasının somut olmayan kültürel mirası, dijitalleştirilerek kayıt altına alınacak. Yapılacak çalışmayla kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) Türk Dünyası Politikaları Masası tarafından hazırlanan “Türk Dünyası Somut Olmayan Kültürel Mirasının Dijitalleştirilmesine Yönelik Politika Raporu” kamuoyuna açıklandı. Raporun editörlüğünü KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık üstlenirken, çalışma Doç. Dr. Mustafa Polat, Dr. Öğr. Üyesi Fahri Dağ, Doç. Dr. Deva Özder, Dr. Öğr. Üyesi Elif Gizem Karaoğlu Kirenli ve Doç. Dr. Saidbek Bultabayev tarafından hazırlandı. Yabancı Diller Yüksekokulu Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Rektör Kırışık, somut olmayan kültürel mirasın milletlerin bir arada bulunmasında ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Bir milletin kültürü, tarihi, dili, gelenekleri, dini, kıyafeti, mimarisi, sanatı ve desenleri gibi unsurların millet olma bilincinin oluşmasına katkı sağladığını ifade eden Kırışık, bu unsurların korunması ve geleceğe aktarılması gerektiğini vurguladı. Kırışık, “Biz bu rapora aslında yapmış olduğumuz bir akademik çalışmada ‘Sosyal Vatan’ ismini verdik. Yani bir ülkenin kara vatanı, deniz vatanı, hava vatanı olduğu gibi aynı zamanda bir sosyal vatanı var” dedi.
Kırışık, modern hayata geçişle birlikte bazı kültürel değerlerin unutulmaya yüz tuttuğuna dikkati çekerek, söz konusu değerlerin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını söyledi. Kültürel mirasın dijital ortama taşınmasının bu değerlerin korunmasına katkı sağlayacağını aktaran Kırışık, “Biz bu değerleri savunmak, korumak, dijitalleştirmek ve geleceğe genişleterek taşımak amacıyla bu çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Dijitalleştirme çalışmalarının kültürel değerlerin kayıt altına alınmasına imkan sağlayacağını dile getiren Kırışık, “Bunu dijital sahaya taşıdığımızda artık bunların unutulması mümkün olmayacaktır. Artık kayıtlı, yazılı bir hale getirilmiş olacaktır” diye konuştu.
Kırışık, “Maddi vatanımızı koruduğumuz gibi sosyal vatanımızı da hep birlikte koruyalım” ifadelerini kullandı.
Dr. Öğretim Üyesi Fahri Dağı’nın rapor hakkında bilgileri katılımcılara aktarmasıyla toplantı sona erdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.