Kardemir’de yeni bir döneme girildi ve yıllardır hakim iki hissedar alilelerin yönetiminde olan şirket siyasi iradenin yönetimine devroldu.
Bakıyoruz herkes memnun,
Alan memnun satan memnun…
İşin gerçeği; mecburen bir memnuniyet ortamı oluştu!
Kardemir’in son Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yolbulan Pazartesi günü yapılan seçimli genel kurul arefesinde kamuoyuna bir açıklama yaptı. Sayın Yolbulan’ın açıkladığı metinde dikkat çeken bir cümle vardı, “Kardemir’in geleceği için daha güçlü bir yönetimin yapılanmasına karar verilmiştir”
Bu karar Kardemir Yönetim Kurulunun almış olduğu bir karar gibi kamuoyuna duyurulmuştu..!
Tabiki işin aslı bu değildi…
Özellikle hiç sorun olmadan (olsa da kol kırıldı yen içinde kaldı) yıllardır Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Merhum Mutullah Yolbulan’ın vefatının ardından son üç yıldır Kardemir’de Yönetim içindeki kişisel kavgalar bu duruma zemin hazırlamış ve son olarak Sayın Mustafa Yolbulan’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde de zirve yapmıştı.
Hafızalarda kalan en büyük hadise de, Yönetim Kurulunun üyesi hakkında yapmış olduğu suç duyurusunun kamuoyu ile paylaşımı ve aileler arasındaki bu kavgaya adeta çanak tutanlar/tutturulanlar oldu.
Yüzde yüzü halka açık olan ve Dünya markası olarak tabir edilen Kardemir’de bir Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesinin Yönetim Kurulu Başkanı olması…
Ve bugün geldiğimiz nokta çok farklı…
Daha dün Mali Genel Kurul’da birbirlerini ibra etmeyenler bugün Yönetim Kurulu Üyesi olmak için birbirlerine oy verdiler ya da vermek zorunda kaldılar…
Anlayacağınız;
Takke düştü kel göründü..!
Ve bugün sevmek zorunluluğu olmasa da saygı gösterme zorunluluğu doğdu…
Şimdi Kardemir’e SPK tarafından gönderilen 9 üst düzey isim Yönetim Kurulu Üyesi oldu ve muhtemelen içlerinden biri de Yönetim Kurulu Başkanı olacak.
Kötü mü oldu?
Kesinlikle Hayır…
Hatta bu durumu geç kalınmış alınan bir karardır.
Öyle ki; Sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir tasarrufa gitti yapılan yanlışlarında mutlaka hesabını soracaktır ve sorması dileğiyle…
Kalın sağlıcakla…



