Yıllardır hala aynı meseleler üzerine kafa yormaktan sıkılmadınız mı? Bozuk plak misali, sürekli olarak sabit fikirlerinizin kölesi olmak kolay geliyor siz gibilere. Bundan değil midir ki insanoğlunun zor olandan kaçıp kolayı tercih etmesi? Sabit kalabilmek bir uğraşı gerektirmiyor çünkü. Belli kalıplara sıkıştırılmış beyinlerinize alın gidin demek istiyorum!
10 yaşındayken düşündüğün bir şey eğer 60 yaşına geldiğin zaman hâlâ değişmemiş bir haldeyse, geçen 50 yılın da pek bir değeri yok ne yazık ki. Değişimin insana kattığı doğru veya yanlış her bir öğretisi aslında hakikate, benliğinin hakikatine çıkan birer basamak. Demem o ki beynini kalıplarının ötesine geçirememiş bir vaka yine gündemde!
Sırf haşema giyiyor diye havuzdan çıkartılan kadının yaşadığı ile, mini etek giydiği için tekmelenen kadının yaşadığı aynı terbiyesizlik, aynı saygısızlık! Aynı kafa, aynı beyin! Kadına verilen değer ya da değersizliğin mi demeliydim bilemiyorum, okyanusta aşsa değişmiyor. Medeniyetin beşiği denilen Avrupa’ya da bak sen!
Geçtiğimiz sene yüzme derslerinin zorunlu olduğu açıklanan Almanya’da, tesettürlü bir öğrenci yüzme dersine haşemalı bir şekilde giremediğinden ötürü zayıf not almıştı. Bunun üzerine Federal mahkemeye dava açan öğrenci için çıkan karar ‘Eğitim ve öğretim inanç özgürlüğünün üstündedir’ oldu.
Yine İsviçre’nin Cenevre şehrindeki Carouge semtinde bulunan halka açık havuza üç kızı ile birlikte gelen haşemalı bir kadın çocuklarıyla havuza girmek istemişti. Fakat havuz görevlileri ise çocuklarının yüzme bilmediği ve kadının haşemalı olduğu gerekçesiyle havuza girmesine izin vermemişti.
Fransa’da da aynı yasağın gün gittikçe arttığını biliyoruz. Peki soruyorum nerede özgürlükler Avrupası? O hep imrenilen Avrupa bize göstermek istenilenden fazlası değil. Aslında mesele o kıta veya bu kıta değil. Asıl mesele zihinde bitiyor. Cahillikten arındırılmamış bir yığın kafatası!
Türkiye’de de oluyor bunlar olmuyor mu? Hala sözde laiklik yaftasını atanlar kadının tesettürünü sorun yaparken, sözde muhafazakâr kesim ise mini etekli kadınlara tekme tokat girişebiliyor. Bunları görüyor ve okuyoruz.
Kadının toplumda var olabilme ve özgürce yaşayabilme hakkı ne Avrupa tanıyor, ne Asya tanıyor ne de Afrika tanıyacak!


