Belediye-İş Sendikası ile Karabük Belediyesi arasında sonuçlanan toplu iş sözleşme imza töreni için Karabük’e gelen Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul “ 31 Mart’ta düzenimizi bozdurmayın. 31 Mart’ta başkanı destekleyelim” dedi
Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, toplu sözleşme imza töreni için hafta sonu Karabük’e geldi. Büyük Kulüpte düzenlenen imza töreninde işçilere hitaben bir konuşma yapan Yurdakul, belediye işçilerinin 31 Mart’ta Karabük Belediye Başkanı ve MHP Belediye Başkan adayı Rafet Vergili’ye oy vermesin istedi. Konuşmasının başında, sendika olarak yaptıklarını anlatan Genel Başkan Yurdakul “Bir ülkede kardeşçe yaşayabilmenin yolu ülkenin üretimden ve huzurundan geçer. Bunun için de eğitimli, ve örgütlü bir toplumun olması şartı var bunun başka yolu yok. Eğitimli ve örgütlü toplumlardan çağdaş ülke meydana gelir ve bu çağdaş ülke de kardeşçe, üretime dayalı, çalışmaya dayalı, kardeşliğe dayalı bir sistemle mümkündür” dedi.
Belediye Başkanın kendisine söylediği bir sözü aktaran Genel Başkan Yurdakul; “Sayın Başkan 1960’lı yıllarda babasından bahsetti. Böyle toplantılarda başkanın bunları söylemek pek hoşuna gitmez ama ben hoşuna gitmese de söyleyeceğim. “Babam sigortasız ve sendikasız işçi çalıştırmazdı” dedi. Bu çok önemli. Bugün çok yerde Belediyelerde sendikalı oldu diye işçiyi işten atan Belediye Başkanları var, Belediye yönetimleri var, bunları biz yaşıyoruz. Bu suçu hep işverene yüklemiyorum biraz da sendikacılara yüklüyorum çünkü sendikacı da sendikal ilkelerden, bu mecranın dışına çıktılar hep midelerine bakmaya başladılar. Midemize baktığımız için biz, demokratik haklarımızı kaçırdık, bir ülkede demokratik haklarına sahip olamayanlar, ekonomik haklarına sahip olamazlar. Karabük Belediyesinde toplu sözleşmesini imzalayacağımız arkadaşlarımızın sayısı çok az, Ama bugün Karabük’te şirkette çalışan 600’ün üzerinde arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımızın ilk adımı atıldı burada. Bu işyeri, bu Belediye bizim biz buradan ekmek yiyoruz, çocuklarımızı buradan büyütüyoruz, çalıştıran da olacak, çalışanlar da olacak önemli olan birbirimizin hakkına hukukuna saygı göstermek ve hepimizi insan olarak tanımlamak. Birinci hedef sendikalı olmaktı bunu işverenimizle birlikte oturduk, konuştuk ve yerine getirdik. Bundan sonrası da var, bundan sonra yine oturup uygar insanlar gibi bu masada İnşallah önümüzdeki günlerde bu şirketteki arkadaşlarımızın da durumlarını iyileştirmek için Bugünkü toplu sözleşmenin altına atacağımız imza gibi imzasını atacağız. Bugün bunu yapamıyoruz bunun nedeni ne bizden ne de Belediye Başkanından kaynaklanıyor yasalardan kaynaklanıyor. Kanun Hükmünde Kararname ile belediye şirketlerinde çalışan taşeronlara 2020’nin 10’nun ayına kadar toplu sözleşme yetkisi verilmiyor. Bizler bu yasağın kaldırılması için uğraşıyoruz. Kalktığı zaman bu toplu sözleşme bu arkadaşlarımıza uygulanacak. İnşallah bu yasak kalkar.bu yasak tüm kadroya geçen taşeron işçilerini kapsıyor” dedi
31 MARTTA DÜZENİMİZİ BOZDURMAYIN
31 Mart tarihinde yapılacak olan yerel seçimde düzenlerinin bozulmaması belediye işçilerinin Rafet Vergil’ye oy vermesini isteyen Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul konuşmasını şu şekilde tamamladı “ Önümüzde 31 Mart var, yani bir siyaset var, bu yanlış anlaşılır basın çekiyor, siyasiler işine geldiği gibi yorumluyor konuşmalarımızı. Biz Belediye-İş Sendikası olarak Siyaset yapmıyoruz, Siyasetçi değiliz sendika özgür ve bağımsız olur, sendika legal veya illagal hiçbir yapının yanında olmaz sendikanın güç alacağı yer temsil ettiği insanlardır biz bu anlayışa sahibiz bizim tek derdimiz var o da şudur önce siyasetten başlayayım siyaset bir program dahilinde ülkeyi yönetmeye talip olmanın adıdır bunu da siyasi partiler yapıyor. Bir program hazırlıyorlar halkın karşısına geçip bana oy verin, bunu hayata geçireceğiz diyor siyaset bu, bu konuda bizim ne bir programımız var ne de ülkeyi yönetmeye talibiz kimse sapla samanı birbirine karıştırmasın bu net biz kim bize yakınsa, kim bizim alın terimize, kim bizim hakkımıza hukukumuza saygı gösteriyorsa biz de ona saygı gösteriyoruz, biz onu alkışlıyoruz biz onu omuzluyoruz, biz ona oy veriyoruz, bunun partisi rengi, bölgesi, ırkı, meshebi yok bizim anlayışımız bu. Biz politika yapıyoruz politika başka bir şey, politika belirlenen bir hedefe kırmadan,i dökmeden ulaşabilme sanatı. Siyaset başka, politika başka. Peki bizim hedefimiz olmayacak mı? ben siyaset yapmıyorum, politika yapıyorum. Herkesin bire hedefi olacak da çalışanların bir hedefi olmayacak mı? bizi böyle itham eden işlerine gelmediğinde bizi yerin dibine sokmaya çalışan anlayışa buradan seslenmek istiyorum bizim hedefimiz var, biz insanız bizim hedefimiz şu biz çalışmak, üretmek, temsil ettiğimiz ailemizi namerde muhtaç etmemek. Bunu yapmayalım mı? kendimize böyle bir hedef koymayalım mı? biz bunun için yaşamıyor muyuz, bunun için çırpınmıyor muyuz? Biz ailemizi insanca yaşatmak için çırpınmıyor muyuz? Gecemizi gündüzümüze katmıyor muyuz? Bu bizim vaz geçilmez hedefimizdir. Siyaset yapanlar bize ne kadar yakınsa biz onlara o kadar yakınız. Bize ne kadar uzaklarsa da biz o kadar uzağız. Bunun adı sanı ne olursa olsun, bizi hiç ilgilendirmiyor. Tabi ki Karabük’te de noksanlarımız var, Türkiye’deki Belediyeleri de biliyorum, çalışma hayatını da biliyorum biz de insanız bizim çocuklarımız da insan bizim çocuklarımızı insan yerinme koyan anlayışı destekliyoruz. İşte Karabük Belediye Başkanımız. Sizden ricam 31 Mart’ta bu düzenimizi bozdurmayın, 31 Mart’ta sayın Başkanı destekleyelim hep birlikte. Huzurumuzu bozdurmayalım ve önümüzdeki günlerde daha iyilerini bu salonlarda hep birlikte yaparız yarın buradaki düzen bozulursa sıkıntı çekecek olan biziz. Sayın başkan gider işine gücüne bakar, sıkıntıyı yine biz çekeriz. Bunu bilerek söylüyorum, kimseye yarenlik yapmak için söylemiyorum. Burada bir huzurumuz vari belli bir çalışma sistemimiz var bunu daha da güzelleştirmek hepimizin elinde, buna imkan tanıyacak, her şeyi masa başında çözebilecek bir anlayışla çalışmak istiyoruz eğer bu elimizden giderse sıkıntıyı biz çekeriz” dedi
selim
•31 martta sizin düzeninize bi şey olmaz başkan merak etme. düzeninizi korumaya çalışacağınıza işçi haklarına harcasan enerjini daha iyi. işçiler kan ağlıyor haberiniz var mı? Muhtemelen yoktur her sendikacı gibi nerde yemek yesek bu akşam hesabı içindesinizdir muhtemelen. ama sana bi şey söyliim sayın başkan; biz düzen istemiyoruz, düzen sizin olsun, biz hizmet eden belediye başkanı istiyoruz. Millete akıl vereceğinize, sendikacılığı bırakın siyaset yapın. cesaretiniz varsa.