Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Bebek ve çocuklara yönelik ev kazalarına dikkat

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
04 Temmuz, 2017 00:50 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 19
Okuma Süresi: 3dk
Cengiz Ünal

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meral Topçu, bebek ve çocuk yaralanma ve ölümlerinin çok önemli bir bölümünün önlenebilen kazalara bağlı olduğuna dikkat çekerek, aileleri ev kazaları konusunda uyardı.
Bebek ve çocuklara yönelik ev kazalarının ölümcül sonuçlara da yol açtığını belirten Topçu, ailelerin çok dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
Topçu, “Aileler alacakları önlemlerle, yaralanma ve ölümle sonuçlanan ev kazalarına yönelik, bebek ve çocuklarının güvenliğini büyük ölçüde sağlayabilirler. Ailelerin, bebek veya çocuğun bakımını üstlenen kişilerin çok ama çok dikkatli olmaları gerekiyor. Düşmeler, boğulma, zehirlenme, elektrik çarpması, yanık ve yangınlar, ateşli silahla yaralanma, bebek ve çocuklar için ev ortamında görülen çok önemli kazalardır. Ev ortamı, bebek ve çocukların sağlıklarını ve yaşamlarını tehdit eden bir çok riski de barındırmaktadır. Bu nedenle ailelerin ev içinde mümkün olan bütün önlemleri almaları gerekiyor.” diye konuştu.
Çocuk acil servislerine yapılan başvurularda, bebek ve çocukların düşmeleri sonucu oluşan travmaların önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Topçu, ailelere şu uyarılarda bulundu:
“Evinize göz atmanız bunun nedenini ortaya çıkaracaktır. Mobilyalar, ev eşyaları, pencere, merdiven ve balkonlar, bebek ve çocuklar için risk faktörlerinin başında yer alıyor. Sandalye ve diğer tüm mobilyaların pencerelerden uzakta olması, pencerelere takılacak parmaklıklar, emekleyen ve yeni yürümeye başlayan bebeklerin ve küçük çocukların merdivenlerden uzak tutulması, bebeğin ve küçük çocuğun uyuduğu veya bulunduğu yatağın kenarlarının mutlaka korumalı olması, yerlerin kaygan olmaması, düşmelere karşı alınabilecek önlemlerden bazılarıdır. Dolap veya büyük televizyonların bebek ve çocukların üzerine düşmemesi için de dikkatli olunmalı, önlemler alınmalıdır. Yaz geldi, havalar ısındı. Camlar ve balkon kapıları açık bırakılıyor. Emekleyen bebeği veya çocuğu olanlara ‘aman dikkat’ diyorum. Bir anda, açık cam veya balkondan sarkabilirler ve Allah Korusun ama aşağıya düşebilirler. Lütfen çok dikkatli olalım. Emekleyen bebeğin veya çocuğun, camı açık odada veya balkonda bir an bile olsa yalnız bırakılması ölümcül sonuçlara yol açar. Üç yaş altındaki çocukların solunum yolları çok dar olduğu için, bebek ve çocuklar ağızlarına aldıkları cisimlerden dolayı boğulma riskiyle karşı karşıya kalabiliyorlar. Kuruyemişler, şeker, toplu iğne, mücevher, düğme, boncuk, tespih, tüm küçük cisimler bebek ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde bulundurulmalıdır. Bebeklere veya yastıklarına takılan altın ve altını tutan iğneler de risk taşımaktadır. Oyuncaklar, bebek ve çocuğun yaşına uygun olmalı, sivrilen veya parçalanmaya hazır hale gelen oyuncaklara dikkat edilmeli, oyuncaklar düzenli olarak kontrol edilmelidir. Bıçak, çakı, kesici aletler, tornavida, çivi ve ucu sivri tüm malzemeler, bebek ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde olmalı, bu konuya çok dikkat edilmelidir. Bebekler az bir suda bile boğulabilirler. İçi su dolu küvet, leğen veya kovalar bile bebekler için çok büyük tehlikelere yol açabilir. Bu yüzden küvet, leğen ve kovalar boş tutulmalı, bebek ve çocuklar yıkanırken kapı veya telefona yanıt vermek için onlar yalnız bırakılmamalı. Çocuklar su kenarlarında oynarken onlara mutlaka eşlik edilmeli, yalnız bırakılmamalıdır.”
‘Benim bebeğime veya çocuğuma bir şey olmaz demeyin”
Evde bulunan bütün ilaçların, evde hasta olan bir kişi varsa ona ait tedavi malzemelerinin, tüm kimyasal ve temizlik maddelerinin bebek ve çocukların kesinlikle ulaşamayacağı yerlerde ve orijinal kaplarında saklanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Meral Topçu, bebek ve çocuklara tanıdık gelen su, süt, kola veya yoğurt kaplarının bu maddelerin saklanması amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Özellikle geceleyin, soba yanan odalarda bebek ve çocukların uyumaya bırakılmasının ölümcül sonuçlara yol açtığını vurgulayan Topçu, soba ve bacaların düzenli olarak temizlenmesi ve rüzgarlı havalarda çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Çocuk acil servislerine yapılan başvuruların önemli bir bölümünün yanıklar olduğuna dikkat çeken Topçu şunları söyledi:
“Yanan bir soba veya ocak, bebek ve çocuklar için çok önemli riskler de taşıyor. Ocakların iç kısımları yani duvara yakın bölümleri kullanılmalı, özelikle yanan tavaların sapları ocakların iç tarafına gelecek şekilde olmalı. Küçük tüp veya küçük fırınlar bebek veya çocukların ulaşamayacağı yerlerde bulunmalı ve kullanılmalı. Birkaç saniye bile olsa bebek veya çocuğun yanına bırakılan çok sıcak çaydanlık veya tencere, kaynar su, sıcak çay, sıcak ütü, kibrit veya çakmak çok büyük kaza ve yangınlara yol açabilmektedir. Bebek veya küçük çocuğumuz kucağımızdayken aynı anda sıcak bir şeyler içmek de risk taşıyor. Evde açıkta bulunan elektrik kabloları, prizler, yıpranmış elektrikli cihazlar da bebek ve çocuklar için çok riskli. Aileler bu konularda çok dikkatli olmalılar. Ateşli silahlar bebek veya çocukların yanında asla temizlenmemeli, emniyeti sürekli kapalı tutulmalı ve boş olarak bebek ve çocukların kesinlikle ulaşamayacağı kilitli bir yerde saklanmalıdır.”

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KBÜ’den “Sosyal Vatan” vurgusuyla kültürel miras çalışması

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
25 Eylül, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 171
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Türk dünyasının somut olmayan kültürel mirası, dijitalleştirilerek kayıt altına alınacak. Yapılacak çalışmayla kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) Türk Dünyası Politikaları Masası tarafından hazırlanan “Türk Dünyası Somut Olmayan Kültürel Mirasının Dijitalleştirilmesine Yönelik Politika Raporu” kamuoyuna açıklandı. Raporun editörlüğünü KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık üstlenirken, çalışma Doç. Dr. Mustafa Polat, Dr. Öğr. Üyesi Fahri Dağ, Doç. Dr. Deva Özder, Dr. Öğr. Üyesi Elif Gizem Karaoğlu Kirenli ve Doç. Dr. Saidbek Bultabayev tarafından hazırlandı. Yabancı Diller Yüksekokulu Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Rektör Kırışık, somut olmayan kültürel mirasın milletlerin bir arada bulunmasında ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Bir milletin kültürü, tarihi, dili, gelenekleri, dini, kıyafeti, mimarisi, sanatı ve desenleri gibi unsurların millet olma bilincinin oluşmasına katkı sağladığını ifade eden Kırışık, bu unsurların korunması ve geleceğe aktarılması gerektiğini vurguladı. Kırışık, “Biz bu rapora aslında yapmış olduğumuz bir akademik çalışmada ‘Sosyal Vatan’ ismini verdik. Yani bir ülkenin kara vatanı, deniz vatanı, hava vatanı olduğu gibi aynı zamanda bir sosyal vatanı var” dedi.
Kırışık, modern hayata geçişle birlikte bazı kültürel değerlerin unutulmaya yüz tuttuğuna dikkati çekerek, söz konusu değerlerin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını söyledi. Kültürel mirasın dijital ortama taşınmasının bu değerlerin korunmasına katkı sağlayacağını aktaran Kırışık, “Biz bu değerleri savunmak, korumak, dijitalleştirmek ve geleceğe genişleterek taşımak amacıyla bu çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Dijitalleştirme çalışmalarının kültürel değerlerin kayıt altına alınmasına imkan sağlayacağını dile getiren Kırışık, “Bunu dijital sahaya taşıdığımızda artık bunların unutulması mümkün olmayacaktır. Artık kayıtlı, yazılı bir hale getirilmiş olacaktır” diye konuştu.
Kırışık, “Maddi vatanımızı koruduğumuz gibi sosyal vatanımızı da hep birlikte koruyalım” ifadelerini kullandı.
Dr. Öğretim Üyesi Fahri Dağı’nın rapor hakkında bilgileri katılımcılara aktarmasıyla toplantı sona erdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.