Size yaşadığınız bölgede düşmanlarınız olduğundan bahsetsem ne yapardınız?
Sivilleri hiç düşünmeden öldürebilir miydiniz? Peki insan olmadıklarını söylesem durum değişir miydi? Canavar öldürmek insan öldürmekten daha kolaydır, öyle değil mi?
Bugün size S.L.A. Marshall isimli yazarımızın Men Against Fire adlı romanından esinlenerek uyarlanan Black Mirror adlı dizinin yayımlanmış bir bölümünden bahsedeceğim. (merak edenler için 3. Sezon 5.bölüm).
Yazarımız kitabında 2.Dünya Savaşı’nda düşmana ateş edemeyen askerlerden bahsediyor. Öyle ki yakın tarafta bulunan askerler bile, bir tehdit oluşmadığı müddetçe düşmana ateş etmiyor. İnsan öldürmeye istekli olmayan askerler… Değişen insanların hisleri mi, yoksa gelişen teknolojinin getirdiği nimetler mi sorusu düşüyor aklımıza. İşte Black Mirror burada imdada yetişiyor.
Her türlü yaşamın kutsal olduğunu düşünenler ile onu her ne pahasına olursa olsun yok etmeye çalışanlar bir kez daha karşı karşıya! Yeni savaş demokratik devletler arasında değil. Toplumların kendi içerisindeki eritmek istedikleri zayıf taban ile! Topluma adapte olamayan, zayıf olan halka daima toplumun gelişmesine engeldir ve bu halka yok edilmelidir. Peki halk bu duruma nasıl inandırılacak? Hiç görmedikleri tabakanın kendileri için tehlikeli bir nesil olduğu izlenimi verilerek, yok edilmesi gereken bir tür böcek imajı sağlanacak.
Devlet, farklı olan tebaadan nefret edilmesi gerektiğini söylediği için halk sorgusuz sualsiz nefret edecek. Ne itaat ama!
Devletin yönetimi askerlerin elinde, askerler ise çok başka kişilerin yönetimi alında. Bir üst yönetim tarafından askerilerin tüm duyu organlarına bir maske –implant- yerleştiriliyor . Bu maske sayesinde düşmanı –böcekleri- daha net tanıyabiliyorlar. Mass adı verilen bu maske sizi gerçek manada öldürmek için eğitiyor ve geliştiriyor. Fakat tamamen kontrol altındasınız ve göreceğiniz düşler bile üst yönetim tarafından belirleniyor. Bu kadar donanımlı güç karşısında böceklerde boş durmuyor ve farklı bir alet üretiyorlar. A! O da ne, yoksa biz masum insanlara zarar vermeye mi çalışıyorlar?

Yeterince gerekçeniz olduğunda bile öldürme yetkisine sahip olabilir misiniz? Kendiniz gibi düşünemiyorsunuz, kafanızın içinde bir sistem sizi yönetiyor, halkınızı korumaya çalışıyorsunuz, devletiniz için savaşıyorsunuz. Tek yaptığınız toplumunuzu zararlı nesilden korumak. Uyandırılıyorsunuz , öldürüyorsunuz tekrar uyutuluyorsunuz, verilen bilgiler dışında başka hiçbir şeye ulaşmaya yetkiniz yok. fpn
Fakat öldürdüğünüz kişi bir böcek değil de sizden biriyse? İşler değişir miydi? Yoksa yoketmeye devam mı? Unutmayı mı seçerdiniz, aynı anıyı yüzlerce kez hatırlamayı mı?
Karıştırılmış aklımızda gerçekleri olduğu gibi nasıl göreceğiz. Kendi halkımızdan mı korkuyoruz, yoksa korkmamız söylendiği için mi korkuyoruz. Bir kaosun ortasındayız, kimin sürüklediğini bilmeden savaşıyoruz.
İnsanın, insana ateş edemiyor oluşu bazıları için bir problem teşkil ediyor olabilir. Çözüm için bulunan yöntemi artık hepimiz biliyoruz. İnsanların iletişimine, nişan almasına, düşmanı kabullenmesine yardımcı olan basın yayın –massmedia- insanı insan olarak değil de bir yaratık, bir düşman olarak görmeni sağlıyor.
Öyle bir icat ki, gözlerimiz kapalıyken bile bizi ele geçirmiştir.
Teknoloji, medya bize ne sağlayacak? Nefret edip yok etmek için bir düşman ve korumaya değer bir hayat ilizyonu mu?
İçimizden bir türlü söküp atamadığımız zenofobiden kurtulmak gerekli, öyle değil mi? Etrafınızdaki kara aynaların farkında değil misiniz?


