Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Arslan, Anayasa değişikliğini anlattı

Karabük Haber tarafından
10 Mart, 2017 19:01 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 11.03.2017 01:04
0
0
Tıklanma: 17
Okuma Süresi: 3dk
Cengiz Ünal

Milli Türk Talebe Birliği Karabük İl Başkanlığının organize ettiği ‘Yeni Sistem Büyük Türkiye’ panelinde konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, mevcut parlamenter sistemin getirdiği zorluklara dikkat çekerek, “Geçmişten bugüne yaşadığımız bütün krizlerin arkasında eğer parlamenter sistem sorunlarımızı çözmüş olsaydı, biz bugün bunları tartışmayacaktık” dedi.
STK temsilcilerinin katılımı ile Öğlebeli Gençlik Merkezi’nde düzenlenen panele HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sivil Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Muharrem Kılıç ve AK Parti Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Işıl İlgin Oktay katıldı.
“Parlamenter sistem sorunlarımızı çözmüş olsaydı biz bugün bunları tartışacak mıydık”
Arslan, mevcut hükumet sisteminin çalışanlar adına ve ülke adına bugüne kadar ne sağladı, ne kaybettirdi diyerek, ” Cumhuriyetimizin kuruluşunda bir sistem tercihi yapacak olsaydık, bu tartışmaları o gün yapmış olsaydık şöyle bir soru soracaktık, ‘Nasıl bir sistem biz ülkemizde uygulayalım ve bu sistemleri kıyaslayım, hangisi daha iyi olur hangisi yararlı olur.’ Dolayısıyla tartışırdık, başkanlık, yarı başkanlık, parlamenter sistem vs. Bugün o noktada değiliz. Cumhuriyetimiz 94. yılında 65 tane hükümet kurmuşuz ve büyük bir tecrübemiz var. 1946 seçimlerini esas alırsak 70 yıllık bir demokrasi tercihi tecrübemiz var. Bugün tartıştığımız konu, yaşadığımız bu sorunlardan sonra, biz bu sorunları bundan sonra yaşamamak için nasıl sistem inşa etmeliyiz. Çünkü yaşadıklarımız var ve bu yaşadıklarımızın bize öğrettikleri var, öğrendiklerimizden ders alarak acaba yeni bir yolu nasıl açacağız. Aslında tartışılması gereken konu bu. Yoksa biz bugün anayasa değişikliğini tartışırken, önümüzde birkaç tanede model yok. Bir taraf parlamenter sistem olsun, şu şekilde, şu şekilde bundan sonra böyle yürüyelim, başkanlık olsun Cumhurbaşkanlığı olsun, böyle bir tartışmada yok. Tartışılan konu bir anayasa değişikliği yapıldı ve bu referandum yoluyla onaylanacak. Bu değişiklik yapılsın mı, yapılmasın mı? Bu değişikliği isteyenler birde bu değişiklik yapılmasın diyenler neyi istiyor, mevcut sistem devam etsin diyorlar. Peki mevcut hükümet sistemi bize, çalışanlar adına ve ülkemiz adına bugüne kadar ne sağladı, ne kaybettirdi. Biz birazda somut olaylardan giderek baktığımız zaman ne istediğimizi ve neden istediğimizin de cevabını bulmuş oluyoruz. Bizim demokrasi tarihimizi 1946’dan geriye gitmeye gerek yok, 1950’den bu tarafa geldiğimiz zaman hem darbelerin, askeri darbelerin, muhtıraların, olağan üstü dönemlerin, hükümet krizlerinin, koalisyonları ve benzeri ekonomik krizlerin tamamının arkasında aslında hükümet sistemleri yatıyor. Bu krizlerin her birisi toplumun büyük bir kesimine ciddi bir şekilde zarar vermiş. Çalışanlar, işverenler top yekûn milletimiz, bütün bu olağan üstü dönemlerde, darbelerde, sıkıyönetimlerde maalesef hep sorun yaşamış ve hep kaybetmişiz. Biz parlamenter sistemi olması gereken şekli ile yürüttük de ondan mı bunlar oldu, hayır. Aslında biz parlamenter sisteminde içini boşaltarak bugünlere taşımız. Bugün tartışılan veyahutta savunulan, Türkiye parlamenter sistemde devam etsin diyenlerin argümanları gerçekten nasıl bir parlamenter sistem şuanda dediğimiz zaman vesayetin kontrolünde bir parlamenter sistemden bahsediyoruz. Eğer öyle olsaydı, parlamenter sistemin çağdaş demokrasilerde olduğu gibi işletebilseydik darbe olur muydu, darbelere geçit verir miydi parlamento, darbelerin bize yaşattıklarına izin verir miydik, vermezdik. Geçmişten bugüne yaşadığımız bütün krizlerin arkasında eğer parlamenter sitsem sorunlarımızı çözmüş olsaydı biz bugün bunları tartışacak mıydık, hayır tartışmayacaktık” dedi.
“Krizlerin sebebi biz değiliz ki, sebebi sistemin getirdiği zorluklar”
‘Ben ülkemi seviyorum, potansiyeline güveniyorum ve bölgesinde güçlü etkin oyun kurucu bir ülke olmasını istiyorum’ diyen Arslan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ben ülkemdeki değişim ve dönüşüme katkı vermek istiyorum ama bu sistem benim önümü tıkıyor. Benim istemediğim, beklemediğim ve arzu etmediğim bir istikamete bizi zorluyor ve biz o krizlerinde faturalarını da en ağır şekilde ödüyoruz. 1980 darbesinin temel gerekçelerinden bir tanesi işçilerdir. Askeri cuntanın lideri sendikacıları hedef almıştır. 12 Eylül darbesini yapmamızın nedenlerinden bir tanesi sendikalardır demiştir. Fatura olarak sendikalara çıkarılan darbeler elimizden başta kıdem tazminatlarımızı, ikramiyelerimizi ve pek çok mevzuatta alanda bizi sınırlandırmıştı. Bunu parlamento mu yaptı, hayır, askeri darbeyi yapan cuntacılar böyle uygun gördüler ve böyle yaptılar. Kim kaybetti, işçiler kaybetti. Parlamenter sistemi orda şeklen koruyarak bizim sorunlarımızı çözebildik mi maalesef çözemedik. 1971, 12 Mart muhtırası, 1960 darbesi ve 28 Şubat süreçleri dahil bütün süreçlerde ve koalisyonlar dönemlerinde yaşadığımız krizlerde kaybeden milletimizle birlikte çalışanlar olmuştur. Ben ülkemde sorumluluk sahibi bir sendikacı ve işçi olarak sorumluluklarımı yerine getirerek ülkeme hizmet ederken, işletmelerimiz üretimine katkı verirken, neden krizlerin faturasını biz ödeyelim. Bu krizlerin sebebi biz değiliz ki, sebebi sistemin getirdiği zorluklar.”

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KARDEMİR, METALEXPO’DA ÇELİKTEKİ GÜCÜNÜ GÖSTERDİ

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
21 Eylül, 2026 12:58 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 61
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR), demir-çelik sektörünün önemli organizasyonlarından biri olan MetalExpo Fuarı’nda üretim gücünü, yeni ürünlerini ve çelik sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesini tanıttı.

Fuarda KARDEMİR standı, müşterilerden tedarikçilere, kamu ve özel sektör temsilcilerinden sektör profesyonellerine kadar çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Yapılan görüşmelerde şirketin ürün portföyü, yeni çelik kaliteleri ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen ürünler ele alındı.

KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÖNE ÇIKTI

MetalExpo’da KARDEMİR’in uzun ürün grubundaki geniş ürün yelpazesi de ziyaretçilere tanıtıldı.

Şirketin 4,5 ile 56 milimetre arasında kangal üretimi gerçekleştirdiği belirtilirken, özellikle kalın kangal üretimindeki konumuna dikkat çekildi. Ağır profil üretiminde de Türkiye’deki güçlü üreticiler arasında yer alan KARDEMİR, S355JR ve S355J2 kalite ağır profillerinin yanı sıra sanayinin farklı alanlarında kullanılan SBQ ürünlerini de fuarda sektör temsilcilerine sundu.

KARDEMİR’in inşaat çeliğinde 60 yılı aşan üretim tecrübesi de fuarda öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Fuarda gerçekleştirilen görüşmelerde müşterilerin teknik beklentileri, yeni ürün ve kalite geliştirme çalışmaları ile yurt içi ve yurt dışındaki yeni iş fırsatları değerlendirildi.

KARDEMİR’İN 1937’DEN BUGÜNE UZANAN HİKÂYESİ

MetalExpo’da sadece KARDEMİR’in bugünkü üretim gücü değil, şirketin 1937 yılında başlayan sanayi yolculuğu da ziyaretçilerle buluşturuldu.

Çeliğin Hikâyesi Bizimle Başladı, Bizimle Gelişiyor” temasıyla hazırlanan fotoğraf sergisinde KARDEMİR’in kuruluşundan ilk üretimine, yatırım dönemlerinden teknolojik dönüşümüne kadar geçen süreç fotoğraflarla anlatıldı.

Sergide fabrikanın yıllar içerisindeki değişimi ve üretim teknolojilerindeki gelişimin yanı sıra KARDEMİR’de farklı dönemlerde görev yapan çalışanların fotoğraflarına da yer verildi.

Böylece KARDEMİR’in sadece üretim tesisleri değil, yıllar boyunca bu üretime emek veren çalışanları da uluslararası bir fuarda ön plana çıkarıldı.

KARDEMİR, fuar boyunca gerçekleştirdiği temaslarla mevcut iş birliklerini geliştirmeyi, yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi ve katma değerli çelik ürünlerinde üretim gücünü daha da artırmayı hedeflediğini ortaya koydu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.