Ben diyeyim çoban siz deyin kovboy. Afili olmasını isteyene kelime kendisini zaten altın tepside sunuyor, sundurtuyorlar. Çocuklarımızın hayallerine konu olan meşhur kovboylar, filmleri ve müzikleriyle bir devrin efsaneleri kovboylar..
Biraz açıklamak isterim tabiki. Teori mühimdir bilirsiniz.
İlk örneklerine 1820’lerde Tekxas’ta rastlanmaya başlanmış ve 1910’lara doğru ortadan kalkmış olan sığır çobanları.. Sonrasında ise uzun bir dönem eli silah tutan efsanevi karakterler halini almış bulunmakta ki hala aynı manayı taşımakta. Belki aramızda birçoğumuz bu bilgiye hâkimdir. Fakatsorgulamadan duramadığım bir nokta var. Bugünkü Amerika’nın karakterini belirleyen, hep vaoooov dediğimiz kovboyların asıl işlevi ile bir ‘çoban’ın yaptığı arasındaki fark neydi? Aynı mânâyı taşıyan iki kavram, biri efsaneleştirilip dünyaya sunulmuş, diğeri ise hep kötü ve aşağı görülen çobanlık müessesi. Hemde aynı anlamı taşımasına rağmen. Bunu biraz düşündüm durdum, düşünmeden duramadım!
Güç tanımının dünyaya kabul ettirilişinin öyküsü aslında tüm bu kovboy senaryoları. Ya da bu Amerika’nın çobanı bile bir başka oluyormuş yahu! dedirten önerme. Evet belki de hayallere açılan kapı, imrendiren karakterler ve dahası. Fakat asıl anlamı hafızalardan silinip yerine bir ülkeye ait kahramanca tavra sahip karakteri dünyaya açabilmek mükemmel bir avantaj olsa gerek. Hayır hayır kızdığım, yakındığım nokta bunu neden böyle yapmış bu Amerikalılar değil. Gel gör ki takdir bile edilebilir. Herkes kendisine milliyetçidir ne de olsa değil mi? Yakındığım nokta, neden bunu Türkiye olarak biz yapamıyoruz? Neden elin Amerikalısının sığır çobanı imrenilen bir mertebede iken bizim çobanımız istenmeyen, garip bir konumda. Şu an çıksam dışarıya birkaç çocuk çevirsem ve sorsam ileride ne olmak istiyorsun?Diye. Cevabı kovboy olmak mı yoksa çoban olmak mı olurdu sizce? Cevabı siz okurlara bırakıyorum!
Kovboyluk yüksek mertebededir çocuğun gözünde. Oyuncakçılarda şapkası satılan, çizmeleri giyilen, kötüleri silahıyla temizleyen efsaneler. Hayallerini kırmak istemem kovboyculuk oynayan çocuklarımızın. Fakat masallarda anlatılan kahramanların aslında çobanlarımız ile aynı meslek grubuna ait olduğunu bilmeleri gerekiyor. Gerekiyorki asıl saygı duyulan ve hayranlık uyandıran ‘çoban’lık müessesesinin farkına varsınlar. Kendi çobanı dururken başka çobanlara imrenmesinler, imrendirilmesinler.
Her ne kadar yakınsamda şundan eminim ki adam öldürmenin marifet sanıldığı kovboyluk(çobanlık) müessesesinin yanında, ülkemin kaval çalan, böceğe sevgili, çiçeğe sevdalı çobanları bir hayli mangal yürekli kalır.
Bora Tüzün
•Kusura bakmayın ama gereksiz bir yazı… Kendi kafanızdaki ‘kovboy” tasavvurunu ekşi sözlükten aldığınız birkaç bilgi ile karıştırıp garip bir yazı yazmışsınız. O bahsettiğiniz filmlere biz genel olarak kovboy filmi deriz ama gerçekte o filmler western filmdir. Teorisi budur. Ayrıca western filmlerdeki her kahraman da kovboy değildir. Çoban hiç değildir 🙂 Daha doğru ve faydalı yazılarla burayı işgal edip bizim zamanımızı çalabilirsiniz…
Berke IŞIKGÖZ
•Kübra abla efsane olmuş Çok iyi çook