Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver

Ahmet Öksüz: “Adil Öksüz ile kardeş olma iradesi bana ait değil”

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
05 Haziran, 2017 18:54 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 56
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Karabük’te, FETÖ soruşturması kapsamında Karabük Üniversitesinde görev yapmış akademisyenler ile FETÖ’nün sözde ‘hava kuvvetleri imamı’ firari Adil Öksüz’ün kardeşi Ahmet Öksüz’ün de aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında açılan davanın üçüncü duruşması tamamlandı.
Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma için tutuklu sanıklar Ahmet Öksüz, Aladdin Yılmaz, Cahid Özdeveci, Erdal Biber, Hakan Suvak, Hüseyin Cinoğlu, Hüseyin Çevik, Süleyman Semiz, Serkan Esen, Salih Yıldırım, Mustafa Kurt ve Mahmut Çelik geniş güvenlik önlemleri altında Karabük Adliyesine getirildi. Duruşmada tutuklu 12 sanıkla tutuksuz sanıklar Turgay Türker ve Rüveyda Kılıçbay, sanık yakınları ve avukatları hazır bulundu. Burhaniye F Tipi Cezaevinde bulunan tutuklu sanık Seymen Kahraman ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya bağlandı. Duruşmada, firari olan Halil İbrahim Demirci’nin ise bulunamadığı belirtildi.

“Kardeş olma iradesi bana ait değil”
Sanık Ahmet Öksüz, savunmasında bir önceki duruşmada söylediklerini tekrarlayarak, üzerine atılı olan suç ve iddialar hakkında konuştu. Ahmet Öksüz, bir önceki mahkemede verdiği savunmasına ilaveten bu yapıya ait olduğu iddia edilen Aktif-Sen sendikasına üye olmadığını, aksine bu yapıya çok uzak olan Eğitim-Bir-Sen üyesi olduğunu belirtti. Öksüz, FETÖ’nün sözde ‘hava kuvvetleri imamı’ firari ağabeyi Adil Öksüz ile kardeş olma iradesinin kendisine ait olmadığını da belirterek, “Ancak bir başkasının işlemiş olduğu iddia edilen eylemin cezasını 11 aydan beri tutuklu olarak ben çekmekteyim. Hukukumuzun en temel ilkesi olan suçun şahsiyeni kuralı ihlal edilmektedir. Onun adına ben daha ne kadar tutuklu kalacağım, bunu mahkeme heyetimizin vicdanına havale ediyorum” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Kimse kimsenin adına tutuklu değil. Herkes kendi eylemi ile ilgili yargılanıyor” cevabını verdi.
Sanak Ahmet Öksüz, “Benim bu kişi ile yakın zamanda irtibatım hiç olmadı.
Herhangi bir yasayı çiğnemedim ki kaçayım. Gözaltı kararını öğrenir öğrenmez ailemle birlikte gelip devlete teslim oldum, kaçmadım” dedi.
Mahkeme başkanının ByLock’ta eşinin ne konuştuğu yönünde kendisi ile konuşup konuşmadığını sorması üzerine Öksüz, “Evet konuştum. Kiminle konuştuğunu sormadım, bilmiyorum. Ben kendisine daha önce ByLock kullanmışsın dedim, evet sana haber verdim, kısa süreli kullandım cevabını verdi. Detayını sormadım. Ne yazdın, ne yazıştın, sana ne yazdılar diye sormadım. Bu tür konulara girmedim, merakta etmedim” cevabını verdi.
Öksüz, 2008 yılından beri Bank Asya’da katılım hesabının olduğunu, aylık gelirinden artan paralarını ay ay göndererek değerlendirdiği ve bu hesabı darbeden 8 ay önce kapattığını açıkladı. Öksüz’ün başka bir bankadan kredi çekerek Bank Asya’ya destek anlamında para yatırmadığını iddia etmesi üzerine mahkeme başkanı, bilirkişi raporlarını okuyarak 24 bin TL civarında devlet bankasından kredi çektiğini ve Eylül 2014 ayında bu işlemin gerçekleştiğini, aynı gün içerisinde Bank Asya’ya 10 bin TL paranın yatırıldığını söyledi. Ahmet Öksüz ise, destek amaçlı kredi çekip yatırmadığını söyledi.
Fıtık olduğunu ve doktorun ameliyat olması gerektiğini söyleyen Öksüz, cezaevi şartlarında ameliyat olmak istemediğini, ailesinin yanında ameliyat olmak istediğini söyleyerek, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.
Tek tek savunmaları alınan sanıklar, mahkeme heyetinin sorularını yanıtladı. Daha sonra talepleri dinlenilen sanık avukatları, müvekkillerinin tahliyesini ve haklarındaki tedbir kararının kaldırılmasını istedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık Turgay Türker ve Rüveyda Kılıçbay’ın adli kontrol şartının devamına, Mustafa Kurt, Mahmut Çelik, Süleyman Semiz ve Aladdin Yılmaz’ın adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine, Ahmet Öksüz dahil diğer sanıkların ise tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Ağustos’a erteledi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

KBÜ’den “Sosyal Vatan” vurgusuyla kültürel miras çalışması

Karabük Haber Avatarı
Karabük Haber tarafından
25 Eylül, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Tıklanma: 121
Okuma Süresi: 2dk
Cengiz Ünal

Türk dünyasının somut olmayan kültürel mirası, dijitalleştirilerek kayıt altına alınacak. Yapılacak çalışmayla kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) Türk Dünyası Politikaları Masası tarafından hazırlanan “Türk Dünyası Somut Olmayan Kültürel Mirasının Dijitalleştirilmesine Yönelik Politika Raporu” kamuoyuna açıklandı. Raporun editörlüğünü KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık üstlenirken, çalışma Doç. Dr. Mustafa Polat, Dr. Öğr. Üyesi Fahri Dağ, Doç. Dr. Deva Özder, Dr. Öğr. Üyesi Elif Gizem Karaoğlu Kirenli ve Doç. Dr. Saidbek Bultabayev tarafından hazırlandı. Yabancı Diller Yüksekokulu Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Rektör Kırışık, somut olmayan kültürel mirasın milletlerin bir arada bulunmasında ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol oynadığını belirtti. Bir milletin kültürü, tarihi, dili, gelenekleri, dini, kıyafeti, mimarisi, sanatı ve desenleri gibi unsurların millet olma bilincinin oluşmasına katkı sağladığını ifade eden Kırışık, bu unsurların korunması ve geleceğe aktarılması gerektiğini vurguladı. Kırışık, “Biz bu rapora aslında yapmış olduğumuz bir akademik çalışmada ‘Sosyal Vatan’ ismini verdik. Yani bir ülkenin kara vatanı, deniz vatanı, hava vatanı olduğu gibi aynı zamanda bir sosyal vatanı var” dedi.
Kırışık, modern hayata geçişle birlikte bazı kültürel değerlerin unutulmaya yüz tuttuğuna dikkati çekerek, söz konusu değerlerin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını söyledi. Kültürel mirasın dijital ortama taşınmasının bu değerlerin korunmasına katkı sağlayacağını aktaran Kırışık, “Biz bu değerleri savunmak, korumak, dijitalleştirmek ve geleceğe genişleterek taşımak amacıyla bu çalışmaları yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Dijitalleştirme çalışmalarının kültürel değerlerin kayıt altına alınmasına imkan sağlayacağını dile getiren Kırışık, “Bunu dijital sahaya taşıdığımızda artık bunların unutulması mümkün olmayacaktır. Artık kayıtlı, yazılı bir hale getirilmiş olacaktır” diye konuştu.
Kırışık, “Maddi vatanımızı koruduğumuz gibi sosyal vatanımızı da hep birlikte koruyalım” ifadelerini kullandı.
Dr. Öğretim Üyesi Fahri Dağı’nın rapor hakkında bilgileri katılımcılara aktarmasıyla toplantı sona erdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.